Önü alınamaz bir yalan silsilesi ile siber zorbalığın kitabını yeniden yazan bir haysiyetsiz ordusu bunlar. Filistin destekçisi kadının İsrail’de askerlik yaptığını ve mossad ajanı olduğunu yazıyorlar. Bunların haysiyetsizliği bambaşka bir seviyede.
Devlet gücünü öğrencilerin peşine düşerek, muhalifleri gözaltı, yurt dışı yasağı ve ev hapsiyle tehdit ederek göstermez. Devletin gücü yangına karşı aldığı önlemlerle, depreme karşı güçlendirdiği kentlerle, işçisine, emeklisine, öğrencisine sunduğu hayatla belli olur.
Doruk Dörücü'ye teşekkür ederiz. Hem eylemiyle hem sözleriyle Türkiye'deki çarpık fotoğrafı ortaya koydu.
Sizin bu fatura ödememe muhabbetiniz sıktı artık.. Sana bir örnek vereceğim kişi ismiyle birlikte.. Googleden az bir ufak araştırma ile teyit edebilirsin.. Önce büyük hırsızlara laf etme cüretini gösterin, sonra Kürtlerin fatura ödeme muhabbetini yaparsınız.. Başlayalım++
İşkence insanlık suçudur.
Devletin susturmaya çalıştığı Ekrem İmamoğlu’nun sesine ses olmak, işkenceye karşı tepki göstermek bu ülkedeki her sorumlu vatandaşın görevi.
Neden ilk buluşmanı kayda alıyorsun? Neden sürekli özelinizi ve ilişkilerinizi başkalarına gösterme ihtiyacı hissediyorsunuz? En romantik anlarınız, tatilleriniz, sahte mutluluk oyunlarınız hep kayıt altında. Sarılmadan, öpüşmeden, oynaşmadan önce o telefonu bir yere koymaya uğraşıp poz vererek bunları yapmak sadece bana mı garip geliyor? Kimin için yaşıyorsunuz bu anları siz? Tanımadığınız insanlar bu anları görmezse bu anların anlamı olmuyor mu? BBG mi lan sizin hayatınız? Ne kadar normalleşti bu aptallık yahu. Peki erkekler neden sırıta sırıta kabul ediyor bu ucuz şovcuların tiyatrosunda maymunluk yapmayı?
Şu cocuk hala hapiste ya hepimize yazıklar olsun. Ayrıca bekir'e ajan diyen orospu cocukları da alıp götlerine soksun bu lafları #baselserbestbırakılsın
Ben Eren Üner, 23 yaşındayım. İstanbul Tarih Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Saraçhane protestocularına yapılan işkenceleri, herkese açık kendi sosyal medya hesaplarından paylaşan Çevik Kuvvet Polisleri'ni kişisel sosyal medya hesabımdan haber yaptığım için; 24 Mart Pazartesi saat 23:00'ten 25 Mart Salı 05:00'e kadar Vatan Emniyet'te işkence gördüm. İki hafta, 25 Mart - 9 Nisan tarihleri arasında cezaevinde yattım.
Muhalif siyasetçiler hapiste. Ülkenin dört bir yanı kayyumda. Seçme ve seçilme hürriyetimiz, toplantı ve yürüyüş hakkımız ihlal ediliyor. "Susun, çalışın ve para harcayın" diyorlar, bu düzene ses çıkardığımızda tehdit ediyorlar, genç dostlarımızı bırakmıyorlar.
Yaşamak bu değil.
Bugün tek kuruş harcamayacağım.
Bu anları seyredip nefesi daralmayan var mı?
Anayasal haklarını kullanan insanlara canice saldırmanın nasıl bir izahı var?
Biz bu ülkenin vatandaşı değil miyiz?