Böyle bir yetenek müthiş oyuncu ve şarkıcı dünyada olsa başka yerlerde olurdu ! Belki de içinde çok çok derinlerde bir yerde acılar ve haksızlıklar biriktirdi . Bu dünyadan bir #SerhatKılıç geçti 🙏🏻🤍
"Mardinli ırgat çocuğuydum. Dedem, ağa'nın adamları tarafından öldürülüp mallarına el konulmuş. Atatürk, köyün ağasıyla birlikte ağaya yardım ve yataklık eden 21 kişiyi kurşuna dizdirmiş. İbret olsun diye 1 hafta köy meydanında kalmışlar. Köye derhal okul kurulmuş. Ninem ise veremden ölmüş. Köyümüze bir de sağlık ocağı açılmış. Okulumuzdaki Türkay öğretmen sık sık kimseye kul köle olmamamızı öğütlerdi. İşte o okulda okuyan ırgatın oğlu Aziz Sancar, Kimya ödülü olan Aziz Sancar oldum. Ey Atatürk, sana minnettarım. Sen ebediyet ufkunda doğan bir güneşsin"
Aziz Sancar👏👏❤
O gece, yemek yemedi. Kutlama olmadı. Çadırın önünde, sessizce sigarasını içti. Zafer kazanmış bir başkomutandan ziyade, evlatlarını ölüme göndermiş acılı bir baba gibiydi.
Erzurum kongresinin yapılmasına karşı çıkan İngiliz Albay Rawlinson ve Atatürk arasında geçen diyalog:
- İşittiğime göre burada yarın bir kongre açacakmışsınız.
- Evet, milletçe açılması kararlaştırılmıştır.
- Açılmaması daha münasip olacaktır.
- Kongre muhakkak toplanacaktır. Millet buna karar vermiştir. Açılmamasını tavsiye eden mütalaanıza hâkim olan sebepleri bile sormayı lüzumlu görmüyorum.
- Hükümetim, bu kongrenin toplanmasına
müsaade etmez.
- Ne hükümetinizden ne de sizden müsaade istemedik ki böyle bir müsaadenin verilip verilmeyeceği bahis mevzusu olsun.
- Kongreden vazgeçmezseniz kuvvet kullanarak toplantının dağıtılması mecburiyeti doğacak.
- O hâlde biz de mecburi ve zaruri olarak kuvvete kuvvetle karşı koyar ve herhâlde milletin kararını yerine getiririz. Ne olursa olsun kongreyi açacağız. Mülakatımız bitmiştir.
Refika Birgül'ün anlatımıyla Atatürk ve portakalların inanılmaz hikayesi:
🔷 Atatürk, yetiştirilmesi için emirler veriyor.
🔷 İtalya'dan fidanlar geliyor.
🔷 Atatürk'ün böyle çok yakışıklı, bir elinde portakal tuttuğu meşhur bir fotoğrafı vardır.
🔷 Geliyor, bir tane portakalı alıyor ve kabuğunu soyuyor.
🔷 Yarısını Salih Bozok'a veriyor, yiyorlar ve tadı çok hoşuna gidiyor.
🔷 Sonra "Ne kadar ekilecek ya bunlar?" diye soruyor.
🔷 Salih Bozok bir yer göstererek, "Şu kadar bir yeri düşündük paşam" diyor.
🔷 Atatürk, "Hayır" diyor, "Buradan gözünüzü alabildiğiniz yere kadar ekeceksiniz."
🔷 Salih Bozok da, "O kadar paramız yok" diye karşılık veriyor.
🔷 Atatürk, "Hayır, bundan sonra para sorun olmayacak." diyor.
🔷 "Gözümüzün alabildiği kadar yere bu portakallar ekilecek, ben parayı halledeceğim." diyor.
🔷 Ve portakallar bolca, bereketli bir şekilde yetişiyor.
🔷 Bolca yetiştikten sonra Ruslar gelip bu portakalları almak istiyor.
🔷 Biz o dönem üretime o kadar alışmamışız ki; bir taraftan çay, bir taraftan muz yetiştirmeye çalışıyoruz.
🔷 "Bu portakalları isteyen var ama ne yapacağız, kaça satalım?" diye herkesi bir panik alıyor.
🔷 Atatürk de diyor ki: "Biz bunları parayla satmayalım."
🔷 "Karşılığında fabrikalar isteyelim, fabrika için makineler isteyelim."
🔷 "Bize aslında o know-how'ı, yani işletilmesini öğretsinler."
🔷 Bunun üzerine bu portakallarla kurulan fabrikaları söyleyeceğim, anlatırken tüylerim diken diken oluyor.
🔷 1. Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası.
🔷 2. Kayseri Sümerbank Tekstil Fabrikası.
🔷 3. İskenderun Demir Çelik Fabrikası.
🔷 4. Şişecam Fabrikası (Paşabahçe).
🔷 Aliağa Rafinerisi, Seydişehir Alüminyum Fabrikası ve Oymapınar Barajı.
18 Mart “Kurtuluşumuz”
23 Nisan "Çocukluğumuz"
19 Mayıs "Gençliğimiz"
30 Ağustos "Zaferimiz"
29 Ekim "Cumhuriyetimiz"
10 Kasım "Unutmadığımızın Kanıtıdır"
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün #23Nisan 1920'de ki konuşması. 🖤🇹🇷
Sen bizim Canımızsın, Sen bizim Babamızsın, Sen bizim Atamızsın.
Sen bizim Ebedi Kurucu Liderimizsin.
Bu görseli görüp türküyü dinlediğimde çok ama çok kötü oldum. Gözlerim doldu.
Seni çok seviyorum 😔😔😔
Adalet Bakanı Akın Gürlek:
"Adalet Bakanlığı bünyesinde bir ekip kurduk. Sadece Gülistan Doku dosyası değil; Rabia Naz Vatan ve Rojin Kabaiş dosyaları da inceleniyor."
23 Nisan 1920 günü meclis açıldığında İstanbul ve İzmir başta olmak üzere pek çok şehir işgal altındaydı. 23 Nisan, işgale karşı meydan okuma ritüeliydi.
23 Nisan kutlamalarının iptalini istemek, onu ortaya çıkaran iradenin ruhuna ters. Bağlamına aykırı.