Görüyoruz ki Kemal Kılıçdaroğlu’nun şu sıralar en sevdiği kelime şu: “Aklansınlar!” Haklarındaki iddiaları gerçek kabul edip partiden uzaklaştırdığı CHP’lilere diyor bunu. Aynı soruşturmalarda şüpheli olan ama kendisine biat ettiği için olsa gerek yeni yol arkadaşı yaptıklarına demiyor. İddianame diyor, delil diyor, suç diyor. İşte bunlardan, diyor. Yargıyı işaret ediyor, adalet saraylarının adresini veriyor, savcıların ve hâkimlerin kapılarını gösteriyor. İşte buralarda, diyor. Soruşturulun, yargılanın, beraat alın diye şart koşuyor. Aklanın ey CHP’liler, öyle gelin! Diyor.
Mesele bireysel ve kendi yakın çevresinde bir dönüşüm öyküsü olsaydı, belki bu kadar dert etmez, sadece “Nereden nereye” derdik. Ama işte dünümüzü, bugünümüzü, yarınımızı ilgilendiriyor. O yüzden, neymiş bu aklanılacak yargı sistemi, sadece son birkaç günü hatırlatarak bir defa daha görelim…
Cumhuriyet’te, Arka Bahçe’de yazdım 👇🏼
https://t.co/ngtI14abrZ
‘’Arınma’’ söylemleriyle ortaya çıkanlar önce hukuk ve adalet konusunda konuşmalıdır.
Tutuksuz yargılama esastır, tutukluluk istisnadır. Buna rağmen İBB davasında, haklarında ortaya konmuş kesinleşmiş bir hüküm bulunmadan, isnat edilen suçların dayanaksız olduğu ve aylar sonra hazırlanan iddianamenin her geçen gün çöktüğü açıkça görülmesine rağmen, ülkesine ve milletine hizmet etmek için yola çıkmış insanlar 15 aydır tutuklu! Bunu herkes görüyor, biliyor; ancak ne yazık ki birçok kişi susmayı tercih ediyor.
Yargının bağımsızlığını savunmayan her siyasetçi şunu bilmelidir ki: Siyasallaşmış bir yargı, bir gün herkesin kapısını çalabilir.
Gerçekten konuşmak isteyenler, sadece bir gün Silivri’ye gelsin. Orada yaşananları görsün, insanların yaşadıklarına tanıklık etsin, sonra bu konuşmaları yapsın.
Arınmadan söz edenler önce vicdanlarına bakmalıdır. Ekrem İmamoğlu milletine hizmet etmek için çıktığı yoldan geri adım atmamıştır. İftiralarla, karalama kampanyalarıyla ve siyasi hesaplarla onu da, temsil ettiği umutları da kirletemeyeceksiniz.
Suudi Arabistan’la yapılan 5.000 MW’lık enerji anlaşmasının oylanması sırasında kürsüye 79 pusula gönderildi. İsim yoklamasında ise salonda sadece 4 AK Parti milletvekilinin bulunduğu görüldü.
İlk oylamada katılım 165’te kaldı, ikinci oylamada da toplantı yeter sayısı sağlanamadı. Sözleşme oylaması geçersiz sayıldı, Genel Kurul kapandı.
Milletin Meclisi’nde cevap bekleyen soru açık:
79 pusulayı kim verdi, kim sahte imza attı,milletvekilleri neredeydi?
Sadece gazetecilik yaptığım için 75 gün cezaevinde tutuldum. Ben cezaevindeyken İletişim Başkanlığı basın kartımı iptal etmiş. Gerekçe ise “adli sicilimin” uygun olmamasıymış❗️
Benim hüküm giydiğim tek bir davam dahi yok. Sadece mesleki faaliyeti nedeniyle cezaevine atılan bir gazetecinin basın kartını iptal edenleri tebrik ediyorum
Timur Soykan: "6 yaşında kız çocuğunu evlendiren sapığa elleriyle teslim eden Yusuf Ziya Gümüşel serbest.
Bu olay ortaya çıktıktan sonra Yusuf Ziya Gümüşel’in kurucusu olduğu Hiranur Vakfı'nın o kaçak bölümlerini bu yıkan İmar Daire başkanı Ramazan Gülten cezaevinde, hapiste.
Ramazan Gülten, Yusuf Siyah Gümüşel'in serbest bırakıldığı gün İBB davası duruşmasında ifade veriyordu."
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
Soruyorum, cevap verin!
@adalet_bakanlik
İsmailağa Camii İlim ve Hizmet Vakfı tarafından yapılan açıklamada yer alan "bu kararda emeği geçen yetkililere teşekkür ediyoruz" ifadesiyle kimler kastedilmektedir?
Ahmet Mahmut Ünlü'nün açıklamasında yer alan "Tahliyesinde emeği geçen yetkili, yetkisiz herkese" ifadesiyle kimler kastedilmektedir?
Son üç yıl içerisinde Adli Tıp Kurumu tarafından "cezaevinde kalabilir" raporu verilmesine rağmen kısa süre sonra hayatını kaybeden hasta mahpus sayısı kaçtır?
Gezi Davası hükümlülerinden MS hastası Tayfun Kahraman hakkında yapılan tahliye ve infaz erteleme başvuruları kaç kez değerlendirilmiş, bu başvuruların reddedilme gerekçeleri nelerdir? Gümüşel için uygulanan sağlık kriterleri Kahraman için neden uygulanmamaktadır?
İBB soruşturması kapsamında tutuklu bulunan ve akut lösemi ile lenfoma öyküsü nedeniyle sağlık durumu kamuoyuna yansıyan Mehmet Murat Çalık hakkında yapılan tahliye ve sağlık gerekçeli başvuruların durumu nedir? Gümüşel için uygulanan sağlık kriterleri Çalık için neden uygulanmamaktadır?
Mugalatayı bırak. Senle muhatap olma niyetim yok. Elin evinde kira vermeden 4 sene utanıp sıkılmadan oturan adam oturtulduğu haketmediği koltukta da utanmadan oturur dedim. Benim deşiğim budur. Karakterini gösterir. Sana hırsız diye ben değilim. Yeni arkadaşların. Hırsız ithamını yeni dostlarınla tartış.
Bazı yoklukların yerine hiçbir şey konmuyor.
Yük ağırlaştığında,
omuz verecek bir dost aradığında,
dönüp bakınca eksikliğini hissettiğinde…
Birlikte yürüdüğümüz yollar burada. O yollardan çok daha fazlasını yine seni yanımızda hissederek aşacağız.
Hatıran da hayallerin de bize emanet…
2007–2026 arasında, yani 19 yıldır milletvekilliği yapan Faik Öztrak’ın basın açıklamasında ‘makamlarından bir türlü vazgeçmeyenler’ ifadesini kullanması ironinin sözlük tanımına aday.
Kemal Kılıçdaroğlu: Benim koltuk derdim yok ama tarihin yüklediği bir sorumluluk var. Ben kurultayı toplayacağım. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette genel başkanımızı oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapılar ardında özel pazarlıklar yapmayacak. Kimse kurultayı zenginleşme aracı olarak kullanmayacak, dolarlar havada savrulmayacak.
CHP'den istifa ettikten sonra AKP'ye geçmeye çalışan ama transferi veto yiyen Mesut Özarslan "Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP'ye geçerim" dediği iddia ediliyor...
Murat Ağırel anlatıyor...
19 yıldır milletvekilliği yapan Faik Öztrak'tan basın açıklamasında dikkat çeken ifade...
"Makamlarından, ünvanlarından bir türlü vazgeçemeyenlerin..."