Bebek bakıcısı ordusu, özel şefi, kişisel antrenörü ve genetik ayrıcalığı olan bir vitrin figürünü alıp, uykusuzluktan ayakta duramayan ve tek başına canını dişine takan kadına emsal göstermek akıl tutulmasıdır.
Dokuz ay boyunca bir insan inşa eden, kemikleri ayrılan, hormonları altüst olan ve doğumdan sonra aylarca lohusalıkla boğuşan bedenin toparlanmasını "irade meselesi" sanmak tam bir biyoloji cehaletidir. O "6 haftada forma giren" kadınların arkasında milyon dolarlık bir konfor ve estetik cerrahi endüstrisi varken; sıradan bir kadından aynı şeyi beklemek estetik kaygı değil, doğrudan kadın bedenine yönelik organize bir zorbalıktır. Bir annenin önceliği kocasının ya da sosyal medyanın göz zevkini tatmin etmek değil, o çocuğu sağ salim büyütüp kendi akıl ve beden sağlığını korumaktır.