34 yıl sonra çocuk sahibi olan ailenin güzelliği ve masumiyeti çok hoş. Anıtkabir'i ziyaret etmeleri ayrıca çok kıymetli. Ancak o çocukların dijital ayak izlerini bu kadar artırmak, göstere göstere yardım yapmak, AVM'deki giysi alışverişlerini magazinleştirmek, çocukların yüzlerini flulaştırmadan bu kadar çok haber konusu etmek ne kadar hoş, orası tartışılır. Yine medyanın çocuk dostu habercilik anlayışını unuttuğu bir vakayla karşı karşıyayız ne yazık ki...
"Hayatın boyunca beş para etmez pek çok insanla karşılaşacaksın. Onların davranışlarına onlar gibi karşılık verme. Dünyada intikam ve garez hissinden daha kötü bir şey yoktur. Saygınlığını hep koru ve kendine karşı dürüst ol."
🎞Persepolis / 2007
Ayşe Nazlı Evlendi 👰🏻♀️💒
Evlat edinme için hep şu söylenir: Bir çocuğun hayatına dokunursunuz ,bana göre o hayata daha çok evlat edinilen çocuk Sevgi getirerek dokunuyor.♥️ Tıpkı Nilüfer in ,Ayşe Nazlıyı 2000 yılında henüz 4 aylık bir bebekken onun Annesi olduğunda ki gibi.
Nilüfer'in o dönem hayat arkadaşı olan Reha Muhtar, Ayşe Nazlı'yı kendi öz kızı gibi benimsemiş ve büyümesinde çok büyük bir rol oynamıştır. Nilüfer ve Reha Muhtar'ın ilişkisi sona erse de Ayşe Nazlı'nın Reha Muhtar ile olan güçlü baba-kız bağı hayatı boyunca devam etmiştir. Haziran ayında vefat eden Reha Muhtar'ın bütün cenaze işlemlerini Ayşe Nazlı yapmıştır.
Ünlü bir annesi olmasına rağmen gözlerden uzak bir hayat seçti Üniversite eğitimii İngiltere'de psikoloji üzerine tamamladı. 14 Temmuz günü uzun zamandır beraber olduğu Batuhan Yağlıoğlu ile evlendi.
Nilüfer, kızının düğün fotoğraflarını sosyal medya hesabından "Çok mutlu olun yavrularım, çok mutlu olun..." 👏🏻💐
Dünya güzeli bir oğlan çocuğu…
36 saat önce kalp transplantasyonu yapılmış…
Küçük problemlerinizi büyüttüğünüz zaman dönüp bu paylaşıma bir kez daha bakın!
Huzur içinde uyu, Bonnie Tyler.
Buğulu sesini öyle çok severdim ki. Hoşçakal Bonnie, güle güle gençlik yıllarımın en güzel anıları. 🤍 https://t.co/YAcXDhiaVj
Bazı çocuklar kalpten doğar,can bağı ile çok sevilir.
Siz de devlet korumasındaki bir çocuğa koruyucu aile olabilir, hayatına dokunabilirsiniz.
30 Haziran Koruyucu Aile Günü kutlu olsun.
#koruyucuaile#koruyucuailem#30hazirankoruyucuailegünü
Evlada küsülmez, evlatla dertleşilmez. Evlat, çevreye kötülenmez. Evladın sırrı açık edilmez. Evlat, sizin dert ortağınız veya psikoloğunuz değildir. Anne babaya, baba anneye kötülenmez. Evlada travmalar ve kötü bir geçmiş anlatılmaz. Evladınızı rahat bırakın.
Muhteşem bir olay ya. Tüm ekibin ellerine sağlık.
Ne olduğunu anlamayanlar için olayı biraz açmak istiyorum.
Organ naklinde kan grubu ve doku uyumu önemlidir. Yani birine organ vereceğiniz zaman, uyumlu olması istenir.
Ayrıca öyle kafanıza göre birine organınızı veremezsiniz. Çünkü organ satışı yasaktır. Birine organı verebilmek için haklı bir sebebiniz olmalıdır. Bu bir akrabalık bağı olabilir, yılların dostluğu olabilir (ispat şartı ile). Yani etik kurulu "Ben bu kişiye organımı satmıyorum. Aramızda bir bağ var. Onun sağlığı için organımı bağışlıyorum." cümlesine ikna etmeniz gerekir. Bu nedenle yedi yabancı birine organınızı veremezsiniz. Çünkü arka planda bir satış olup olmadığını ispat etmek mümkün değildir.
Şimdi gelelim çapraz nakile.
Diyelim ki A kişisi ve B kişisi çok yakın. B kişisinin organ ihtiyacı var. A kişisi vermek istiyor ama uyum sağlanamıyor.
C kişisi ve D kişisi de çok yakın. D kişisinin de organa ihtiyacı var fakat C kişisi de onunla uyumsuz.
Fakat A kişisi D kişisine, C kişisi de B kişisine uyuyor. Bu durumda devlet diyor ki "Birbirlerinizin yakınına organlarınızı verebilirsiniz."
Bu durumda da satış olmadığından emin olunur. Çünkü herkes kendi yakınının sağlığı için organını veriyor.
Çapraz nakilde şöyle bir sıkıntı var; ameliyatlar aynı anda başlamalı. Yoksa birisi vazgeçerse zincir bozulur, mağduriyet olur. Mesela diyelim ki A kişisini ve D kişisini ameliyata aldınız. Ameliyat başarılı geçti ama C kişisi vazgeçti. Kolundan tutup zorla ameliyata sokamazsınız. Bu nedenle 4 ameliyatı da aynı anda başlatmanız gerekir.
Çapraz nakil olayı, uyum ihtimalini artırarak hastalar için büyük kolaylık sağlasa da uygulaması inanılmaz zor bir işlemdir. Tüm hastanenin bu işe entegre olması gerekir. Olayı yöneten bir kişi olsa da cerrahından ameliyathane hemşiresine, servis hemşiresinden hastane personeline kadar herkesin tecrübeli olması ve işini kusursuz yapması gerekir. Organ nakli dediğimiz konu zaten kendi başına çok kompleks bir işken, bu çapraz nakil olayı gerçekten muazzam bir şey.
Benim anlattığım 2'li çapraz nakildi. Yani 2 alıcı ve 2 verici var (aynı anda 4 ameliyat). Malatya bunun 7'lisini yapmıştı. Şimdi de 8'lisini yapmışlar. Gerçekten muhteşem bir olay. Başta Sezai Hoca olmak üzere tüm ekibi tebrik ederim. Elleri dert görmesin. Bu tarz öncü olayları ülkemizde daha çok görmek dileğiyle.
Evlenirsen pişman olursun. Evlenmezsen de pişman olursun. Çocuk yapsan da yapmasan da pişman olursun. Kierkegaard bunu 200 yıl önce şöyle söylemiştir:
"Neyi seçersen seç pişman olursun. Çünkü sorun tercihlerinde değil yaşanmamış bir hayatı romantize etmendir. İnsan her daim gidilmemiş bir yolu cazibeli ve gizemli bulur. Bu yüzden mesele en doğru seçimi yapman değil. Hangi pişmanlıkla yaşayacağını seçip karar vermendir."
Sen neye karar verdin?
Şaşkınlık içindeyim. Söz konusu öğretmenin sayfasına baktım bir sürü benzer içerik var, çocukları kullanmış hep.
Kendi çocuğunu paylaşmanın bile hem hukuki, hem ahlaki, hem güvenlik problemi varken, başkalarının çocuklarını içerik üretiminde kullanmak çok sorumsuz ve cezai yaptırımı olması gereken bir durum.
Sosyal medyada çocukların ticari / etkileşim amaçlı kullanılmasına çok çok çok sıkı denetim gelmeli. Kendi çocuklarımızı da hayatın olağan akışı içinde hadi bir iki özel gün, hoş anı sebebi ile paylaştık, ama niye sürekli paylaşma ihtiyacı içindeyiz diye düşünmeliyiz.
Çok üzüldüm, çocuklar da perişan olmuş ağlıyorlar. Neden, ne hakla ağlatıyorsunuz çocukları?
Bu arada Japonya’ya gitmek, gitmemekten daha kötü.
Çünkü döndüğünüzde aklınızdan çıkmıyor.
Baktığınızda 25-30 bin liraya gidiş-dönüş uçak bileti var ama sürekli zaman ayıramıyorsunuz.
İnsan şu sokaklarda yürümeyi, sabah işe yetişmeye çalışan insanları, gece küçük bir ramen dükkanında yanınızda oturan tanımadığınız biriyle yemek yemeyi, marketten aldığı kahveyle sokaklarda saatlerce yürümeyi, o düzeni, o teknolojiyi ve gelişmişliği unutamıyor.
Dünyada milyarlarca insan var ama çoğu insan, dünyanın sadece yaşadığı yerden ibaret olduğunu sanıyor.
Aynı sokaklarda dönüp duruyor, aynı otobüse biniyor, aynı trafikte yol alıyor, aynı eve geliyor, aynı kişileri görüyor, aynı saatte uyuyor.
Ne kadar güzel bir evde yaşarsanız yaşayın, ne kadar güzel bir arabaya binerseniz binin, şu sokaklarda yürümediyseniz, bir tren istasyonunda insanları izleyip hayat üzerine düşünmediyseniz hep bir parçanız eksik kalıyor.
Amerikalı şef ve gezgin Anthony Bourdain’in dediği gibi:
“Eğer bir şeyi savunuyorsam, o da hareket etmektir.
Gidebildiğin kadar uzağa git.
Yapabildiğin kadar çok şey gör.
Zihnini aç. Kanepeden kalk. Yola çık.”
Sonrasında zaten aynı insan olmuyorsunuz…
Her alanda farklı bir insan oluyorsunuz, farklı düşünüyorsunuz.
Kolunuzdaki saat, bineceğiniz bir üst model araba, insanların size ne dediği…
Bir anda hepsi boşlaşıyor.
Hayat bilezik almaktan, araba modeli yükseltmekten ibaret değil…
Hayat o kadar uzun da değil…
Çocuklarda zeka gelişimi hakkında şaşırtıcı gerçekler:
♦ Ben bir çocuk doktoru olarak şunu net söyleyebilirim: Zeka sadece genlerle açıklanamaz.
♦ Bilim bize şunu gösteriyor: Zekanın bir kısmı genlerden, bir kısmı da çevresel faktörlerden oluşur.
♦ Bir çocuğun zekasını belirleyen en büyük güç; onunla kurulan bağ, erken çocukluk deneyimleri, duygusal zenginlik, oyun ve uyku gibi beyin gelişimini destekleyen o görünmez dokunuşlardır.
♦ Yani aslında zeka genetik bir miras değil, bir yolculuktur.
♦ Ve belki de en güzeli şu; bir çocuğun zekasını arttıran hiçbir şey, kendini güvende hissettiği bir yetişkinle geçirdiği birliktelik kadar etkili değildir.
♦ Çocuğunuz zekasını miras almıyor bütünüyle, aldığı zekayı sizinle büyütüyor.
Herhangi bir çocuğun bir anlık gözyaşı, herhangi birinizin anlık keyfinden daha değerli. Bir çocuğu bir köy büyütür. Çocuk toplumdur. Anlık bireysel keyfinizin bu kadar önemli olduğu safsatasına sizi liberalizm inandırdı ve liberalizmin söylediği her şey gibi bu da yalan.
Beyin ve sinir cerrahisinde birçok ilklere imza atan ve 2014 yılında dünyanın "En İyi Beyin Cerrahı" ödülünü alan, aynı zamanda birkaç sene önce Türkiye'ye gelerek bizim meşhur sanatçılardan birinin de beyin ameliyatına giren Almanya'nın Hannover kentindeki İran asıllı ünlü Profesör Doktor Majid SAMİİ şöyle der:
Bizim mahallede bir ÇÖPÇÜ var. Her sabah arabama binip işe gitmek için evden çıktığımda beni görür görmez yanıma gelir, güler bir yüzle sıcak ve içten bir selam verir. Ben de arabadan iner, saygıyla elini sıkarım. Günaydın der, hâl hatırımı sorar, sonra tekrar işine dönüp caddeyi süpürmeye, insanların kirlettiği yolu temizlemeye devam eder.
Oturduğum apartmanda bir de alt komşum, aynı zamanda meslektaşım olan bir CERRAH DOKTOR var. Ara sıra asansörde karşılaşırız kendisiyle. Selam verdiğimde gözü yukarıda sadece başını sallar, dışarıya atılmak için bir an önce asansörün kapısının açılmasını bekler.
Şahsen eğer bir gün hayatta kalmam bu doktora bağlı olsa, kabrimin tozlarını o çöpçünün silip süpürmesi, yaşama dönmemi sağlayacak olan o doktorun tedavisinden daha lezzetli olur benim için...
İşte bu sebeple diyorum:
Bir ferdin yüksek eğitimli olmasıyla anlayışlı ve şuurlu insan olması arasında asla bir ilişki, bir alaka yoktur.