CHP Eski Genel Sekreteri Önder Sav:
21 Mayıs Butlan kararı verildikten bu yana hem CHP'nin içi karıştı hem de CHP'nin dışında karışıklıklar ortaya çıktı. Böyle bir ortamda mahkemeler karar verirken ihtilaf çözücü olmalıdır. Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi ihtilafı çözmemiş yeni ihtilaflar yaratmıştır. Bu bakımdan sıkıntılı günler yaşamaktadır Türkiye'deki partiler demokrasisi.
Türkiye'deki Anayasa hukukçuları Butlan kararının yetkisizlikle verildiğini, oy hakkına müdahale olduğunu, parti içi demokrasiye müdahale olduğunu, Anayasa başta olmak üzere, siyasi parti kanununa ve diğer ilgili kanunlara aykırı olduğunu ifade ettiler.
Buna rağmen Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının anlayışları değişmedi ve geri geldi. Burada en önemli olan Parti Meclisi'dir. 27 kişinin istifa etmesi siyasi parti kanunun ve CHP tüzüğünün emrettiği hükümler doğrultusunda bir şey ifade ediyordu: 3'de 2'nin altına inerse PM üyesi, Parti Meclisi düşmüş sayılır. O PM içinden seçilmiş olan MYK da yok hükmünde sayılır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, siyasi partilerin sicillerini tutar. CHP'nin PM üyesi 30'dur. Yani düşmüş olan bir PM görülmektedir. Yargıtay Başsavcısı, tüzüğün ilgili maddesine göre niçin bir uyarı göndermiyor bu partiye ve yetkisiz biçimde parti yönetiyorsunuz demiyor?