Şu olay 10 sene önce yaşansa aylarca gündemde kaldırdı, şimdiyse büyük ihtimalle şaşırılıp geçilecek.
Herif baya yolun kenarındaki köfteciyi, elindeki kaldırım taşıyla kafatası kemiklerini kıra kıra öldürüyor. Hesap tartışması yüzünden.
Öyle bir noktaya geldik ki kıyamet kopsa millet yine tepki vermeyecek.
Allah için dün emekli bir polis, geçim sıkıntısı yüzünden düzenlenen bir protestodada intih*r etti, kimsede tık yok.
Ne yaşıyoruz biz?
AKP'li Betül Sayan Kayan'ın 2 milyar TL'yi cebe indirdiği bu şekilde kesinleşmiş oldu.
Fakat unutmamak lazım, "istifa" bir yaptırım değil.
Bakalım yargı, kendisi hakkında ne zaman harekete geçecek.
Son günlerde meydana gelen ve kamuoyunu meşgul eden bir meseleyle ilgili olarak bugün şahsım hakkında birtakım iddia ve değerlendirmeler gündeme getirilmiştir.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde söz konusu meseleye ilişkin ortaya koyduğu açık ve kararlı iradeyle, kim olursa olsun iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Ben de bu yaklaşımın gereği olarak, ortaya atılan iddiaların hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmasını ve yürütülecek sürecin sağlıklı ve selamet içerisinde tamamlanmasını son derece önemsiyorum.
Siyasette taşıdığımız sorumluluğun yalnızca hukuki sorumlulukla sınırlı olmadığına inanıyorum. Milletimize karşı üstlendiğimiz görev, gerektiğinde siyasi ve vicdani sorumluluk almayı da gerektirir.
Bu nedenle, şahsımla ilgili iddiaların açıklığa kavuşturulacağı bir süreçte bulunduğum makamın herhangi bir tartışmaya konu edilmemesi; yürütülecek inceleme ve soruşturmanın hiçbir gölge altında kalmadan, bağımsız ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi adına siyasi sorumluluk almayı gerekli görüyorum.
Bu anlayışla, sürecin selameti ve iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yürütmekte olduğum tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımızdan istedim.
Kamuoyuna saygıyla arz ederim.
ARTIK YETER! TÜRKİYE GENELİNDE İŞ BIRAKIYORUZ!
Geçtiğimiz hafta Bursa ve İstanbul’da görev yapan Yardımcı Hizmetler Sınıfına mensup iki üyemiz intihar girişiminde bulunmuş, tedavileri hâlen devam etmektedir. Son beş günde 7 emniyet teşkilatı mensubu intihar ederek hayatını kaybetmiştir. Geçtiğimiz yıl ise 5 üyemizi aynı acıyla yitirdik.
Dün ise emekli bir emniyet teşkilatı mensubu, ülkemizin en yüksek yargı organı Anayasa Mahkemesi önünde “Para için değil, onurumuz için.” diyerek yaşamına son vermiştir.
Bu tablo artık görmezden gelinemez !
Yıllardır çözülemeyen ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma şartları, mobbing, emeklilikte yaşanan ciddi gelir kaybı, özlük haklarındaki eşitsizlikler ve geleceğe ilişkin belirsizlikler teşkilat mensuplarımız üzerindeki yükü her geçen gün ağırlaştırmaktadır.
Birinci dereceye ulaşan kamu görevlilerinin tamamını kapsayacak 3600 ek gösterge düzenlemesi beklentisi karşılanmamış, Yardımcı Hizmetler Sınıfının sorunları çözülememiş, eşit işe eşit ücret sağlanamamış, toplu sözleşme masasında Emniyet Teşkilatı görmezden gelinmiş, Emniyet Meslek Kanunu yıllardır hayata geçirilememiştir. Teşkilatımızın, mensuplarımızın ve üyelerimizin sorunlarının çözümü tabanla iletişimden geçmektedir. Ancak hiçbir somut adım atılmadığı ortadadır.
Görevdeki personel geçim mücadelesi verirken emeklilerimiz de ağırlaşan ekonomik şartlarla karşı karşıyadır. 5510 sayılı Kanun kapsamındaki 2008 sonrası göreve başlayan teşkilat mensuplarımızı ise emeklilikte açlık sınırının altında bir gelir ve çok daha zor bir emeklilik yaşamı beklemektedir.
Artık yalnızca sorunları sıralama değil, sesimizi hep birlikte duyurma zamanıdır. Emniyet Teşkilatı Sendikası Yönetim Kurulu olarak , yaşanan can kayıplarına, ekonomik ve sosyal sorunlara, mobbinge, özlük haklarındaki kayıplara ve yıllardır çözülemeyen sorunlara dikkat çekmek amacıyla;
28 EYLÜL PAZARTESİ GÜNÜ ÖĞLEDEN SONRA
TÜRKİYE GENELİNDE İŞ BIRAKIYORUZ!
Çünkü esas olan insan hayatıdır, onurdur, emektir, huzurdur , gelecektir.
Bu eylem ; teşkilatımızın onuru, teşkilat mensuplarımızın yaşam hakkı, emeği ve geleceğimiz içindir.
EMNİYET TEŞKİLATI SENDİKASI
YÖNETİM KURULU
https://t.co/2DzpgIpIxm
@RTErdogan@tcbestepe@mustafaciftcitr@TC_icisleri@ValiFidan@EmniyetGM
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, erişim engellerine tepki gösterdi:
“Herhangi bir sosyal medya hesabı, siyasi görüşünden dolayı milli güvenliğe tehdit sayılamaz. Milli güvenliğimiz, iktidarın siyasi hamlelerine konu edilemez. İktidara muhalefet etmek suç haline getirilemez.
X ve Instagram platformlarını uyarıyoruz: İktidar partisinin antidemokratik talepleri üzerine aldığınız kararları yakından takip ediyoruz.
Türkiye, bir avuç insanın; neyi okuyacağımıza, neyi izleyeceğimize, hangi düşünceyi dinleyeceğimize karar verdiği bir ülke olmayacak.
86 milyon yurttaşımız, düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti de bir siyasi partiden büyüktür.”
Şu olay 10 sene önce yaşansa aylarca gündemde kaldırdı, şimdiyse büyük ihtimalle şaşırılıp geçilecek.
Herif baya yolun kenarındaki köfteciyi, elindeki kaldırım taşıyla kafatası kemiklerini kıra kıra öldürüyor. Hesap tartışması yüzünden.
Öyle bir noktaya geldik ki kıyamet kopsa millet yine tepki vermeyecek.
Allah için dün emekli bir polis, geçim sıkıntısı yüzünden düzenlenen bir protestodada intih*r etti, kimsede tık yok.
Ne yaşıyoruz biz?
Her konuda ''yetkililer'' ama hiçbir konuda ''sorumlu'' değiller, şaka gibi.
- Okul saldırısı olur, ''olay okulun önünde oldu'' derler.
- Suç oranları yükselir, ''sosyal medya'' derler.
- Ekonomi dibe vurur, ''karanlık odaklar'' derler.
- Depremde binlerce insan ölür, ''kader planı'' derler.
- Gençler umutsuzluktan yurt dışına gider, ''nankörlük'' derler.
- Kiralar ödenemeyecek hale gelir, ''ev sahipleri'' derler.
- Adalete güven azalır, ''algı operasyonu'' derler.
- Vatandaş protesto hakkını kullanır, ''provokasyon'' derler.
- İşsizlik artar, ''iş beğenmiyorlar'' derler.
- Gazeteciler, akademisyenler tutuklanır, ''dezenformasyonla mücadele'' derler.
20 küsür senedir ülkeyi yönetirler ama memlekette yanlış giden tek bir şeyin sorumluluğunu üstlenmezler, al sana AKP Yüzyılı.
Bu tarz Paradox olayları bizim için çok iyi, çünkü Boomer ve Y kuşağı olacak dalyaraklar 100 yıl azınlık olarak ülke dışında kalıp güçlü bir diaspora kuramadıkları için bugün bu Ermeni soykırımı-Kıbrıs vb meseleleri yaşıyoruz.
Z kuşağı olarak çok güçlü-toplu ve intikamcı bir Diaspora olmamız gerekiyor.
Önceki hesabım AKP tarafından erişime engellendi.
Sosyal medyadaki bu faşist zihniyet değişene kadar mücadele edeceğiz.
Türkiye Değişecek!
Takip etmenizi rica ediyorum. @trdegistirecekk
@baharfeyzan Hanımefendi ortada bir hakaret, bir iftira yok.
Baya milletin yüzüne baka baka yalan söylemişsiniz, Günaydın da sizin bu yalanınızı hiçbir açıklamaya ihtiyaç olmadan, tek bir videoyla ortaya çıkarmış.
Kimse size zorla ''muhalif'' olun demiyor, niye bu kadar alındınız?