@fatihfirat2 ilk yazdığın yanlış değil zaten, nasıl göründüğünü umursamadan cenazeye gelmesi acısını daha gerçek kılmış. ama her ne kadar spesifik birini kastetsen de üstüne alınabilecek çok insan var. benim pijamayla gittiğim cenazede takım giyenin acısı benden fazlaydı.
@dilansuq direkt elveda rumeli diycektim, için sakinlikle huzurla dolsun diye ama baktım sevmedim demişsin. kalbim kırıldığı için kızılcık şerbeti önericem
@BanuKarakas1 kitap okumak ders çalışmak gibi karmaşık bi eylem değil. bunlarla uğraşmadan tek seferde okuyup anlamayan biri kitap okumasın ya da kendi halinde okusun. bize kendini kitapsever gibi pazarlamasın. beni rahatsız etmedi gördüm boş yapmış deyip geçtim. ama genel sebep bu bence.
@umutkyck tahtı en çok hak eden jon’du. daenerys gittiği her yerde yıkım yaptı. iyi sebeplerle gibi görünse de hep korkuyla soykırımla hükümdarlık sürdü. ilk sezondan sonra istismar edilen değil korkulan edilen kadın oldu. jon hem soydan hem de yönetme başarısından dolayı kral olmalıydı
@gucucel53 @egitimvemotivas biz’den kastın ne bilmiyorum kim daha müslüman onu da allah bilir ama senin seccade baya dekor havası veriyor. hizmet ettiği amacı merak ettim.
İyi sanat benim için gerçeğin propagandasını yapar. Orhan Pamuk ve Masumiyet Müzesi asla önemsiz değil. Beyaz Türklerin muhitinde toksik aşk nasıl yaşanır ancak bu kadar ustaca resmedilebilir. Ben o dünyada gezinirken özendiri ya da soğutma görmedim. Olduğu gibi anlatmış. Herhangi bir eseri değerli kılan bu benim için, gerçeğe, hayatın bir kesitine sadık kalışı.
Hidayet romanlarından daha iyi yansıtmıştır normlara aykırı bir aşkın içinde kadının nasıl eriyip gittiğini. İbret mevkinde olanlar ibret, örnek mevkinde olanlar örnek alacaktır. Bu böyledir. Sanatçı iyinin ya da kötünün propagandasını değil gerçeğin propagandasını yapmakla mükelleftir. Çünkü kötüden her zaman olumsuz manada etkilenilmez. Bir şeyh vardır, sadece hırsıza, uğursuza, yalancıya dua edermiş, hâliyle deliye çıkmış adı. Bir gün sormuşlar niye böyle yapıyorsun. O da demiş ki ben dürüstlüğün güzelliğini yalancıdan öğrendim. Aldatılınca canım öyle yandı ki, namusun değerini anladım. O namussuz olmasa nasıl bilirdim. Yani işte diyalektiğini sevdiğim dünyanın işleri böyle. O yüzden Masumiyet Müzesi gerçek sevgi nedir üzerine konuşacak iştah uyandırdığı için, "Kaba oyalanmalar"ı tanıttığı için bile önemli.
Yazımda da sadece Kemal karakterini eleştirdim. Asla niçin böyle bir karakter kurguladı, diye aklıma gelmedi. Niyet de sorgulamadım. Bence zaten bu sorgulamalar yersiz.
tırnağı kırıldığında ağladığını gördüğüm full aşko kızların “tırnağı kırıldığında ağlayan kızların yanında pehlivan biz” gönderisini beğendiğini gördüm. bugün en çok buna gülücem galiba.