Vincenzo Italiano hamlesini doğru buluyorum. Umarım artık Beşiktaş taraftarı da scoutluk, sportif direktörlük ve teknik direktörlük oynamayı bırakıp taraftar olduğunu hatırlar. Takımına sahip çıkar, sabır gösterir ve kurulan yapının arkasında durur.
@bugrabatuk1 iltifatın için teşekkür ederim, Postecoglou kolay bir hoca değil bazen gereğinden fazla risk aldığını biliyoruz ama sistem & çalışılmış tekrar konusunda uzman, 3. adam koşuları benim en sevdiğim özelliği, tutkulu ve çok talepkar biri. Bence taraftar ile de iyi ilişki kurar.
İlkesel olarak futbolun içinde faal olmayan isimlerin görev almasına mesafeliyim.
Aynı şekilde; çok beğenmediğim birçok hocaya, hatta bazı başkanlara da mesafeli oldum zaman içinde fakat
o insanlar Beşiktaş adına göreve geldiği anda benim için mesele değişir.
İtirazım biter, destek başlar. Çünkü taraftarlık biraz da bunu gerektirir.
Medyadan devşirilen antrenör ve futbol koordinatörlerinin durumu ortadayken, Beşiktaş hâlâ futbol aklını faal olmayan, üretmeyen insanlardan kurmamalı.
Dar kalıplara sıkışıp kalmayın, ezberlerden kurtulup yeni fikirler üretin.
Bir taraftar olarak, ama aynı zamanda yıllardır futbolun biraz içine de temas etmiş biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Türkiye futbol medyası ve onun şekillendirdiği kamuoyu maalesef çoğu zaman vasatın dışına çıkamıyor ve çıkamaz.
Bu yüzden de sürekli aynı isimler, aynı ezberler ve aynı kısır döngüler tekrar tekrar üretiliyor. Oysa ihtiyaç olan şey; farklı düşünen, üreten ve oyunun yaşayan gerçeklerine adapte olabilmektir.
Beşiktaş için hayırlısı olsun.
En büyük dileğim; artık isimler üzerinden okuma yapmayı bırakıp, Beşiktaş’ı ve sistemi ayakta tutacak yapıya destek veren bir camia görmek.
Beşiktaş’ın elinde aslında değerli personeller var. Mesele sadece oyuncu kalitesi değil; o oyuncuların profilini doğru analiz edip birbirini tamamlayan bir kurgu oluşturabilmek.
Asllani'nin oyunun ikinci yarısında Beşiktaş'ın ihtiyacı olan tempo belirleme, pozisyon alma, oyun görüşüyle tek başına geriden oyun kurucu rolünde ne kadar etkili olduğunu gördük, oyundan çıkması ile tüm kontrol Rize'ye geçti.
Sadece fiziksel dominasyon ve temas ile savunma yapılmaz.
Kristjan Asllani hakkında bir kaç kelime etmek istiyorum; oyuncuyu uzun süredir dikkatli bir şekilde izliyorum.
Oyuncunun en belirgin özelliği pozisyon oyununu çok iyi oynaması buna bağlı olarak topsuz oyununun değerli oyuncularından. Oyun görüşü ve yönünü değiştirmesi de ( kısa & uzun pas ) gayet başarılı, saha içi disiplinli tutarlı oyuncu sınıfından. Aerodinamik kapasitesi de yeterli.
Benim zayıf olarak nitelendirebileceğim yönü temaslı, baskı altında iken direnç göstermekte zorlanması ve hataya açık olması.
Kısaca benim değerlendirmem;
doğru bir kurguda çok yararlı bir oyuncu olduğuna inanıyorum. Şartlar kulübün lehine işlerse, kalması doğru olur.
Şimdi %100 ayrılacağı kesin oyuncuyu neden sahaya çıkartıyorsun.
Geçen hafta o bölgede Olaitan'ı oynattın. Taylan ve Murillo'yu arkalı önlü de deneyebilirsin .
Bu takımın birbiriyle oynamaya ihtiyacı varken, neden böyle bir tercih? Anlamıyorum maalesef..
Beşiktaş ve Fenerbahçe aynı sarmala sıkıştı; çünkü geleceğe dair akıl, vizyon ve cesaret üretemiyorlar.
Geçmişine hapsolmuş iki camia…
Dünya futbolunu hâlâ kahve köşelerinden okuyan futbol akıllarına bel bağlamaları da tesadüf değil.
Beşiktaş için naçizane önerim, hoca değişikliği olacak ise Beşiktaş için en doğru isim Ernesto Valverde olur. Kaotik ortamı düzene sokar.
Valverde öncelikke metodik bir hocadır, bu takımı transfer olsun olmasın sahada nasıl durabileceğini gösterebilen bir hocadır. Atletik, disiplinli, geçiş savunmasında kuvvetli bir takım kurar.
Organizasyon hocasıdır, oyuncu rolleri çok nettir.
Kontrollüdür, dominasyon beklemeyin öyle tempo tempo oyunu oynatmaz, seyirciyi çoşkuya sürükleyen. Şampiyonluk için de ilk sene için çok zor ama takımı kurar.
Son olarak, karakteri de çok düzgün ve iietişimi gayet iyidir.