Bu nedenle, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğüne zarar verecek her türlü girişim ve siyasi hesaplaşma, yalnızca Türk Milleti’nin değil, tüm Türk Dünyası’nın da hassasiyetine dokunur.
Bugün yaşananlar, siyasetin iki yüzlülüğünü ve tutarsızlığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bir Azerbaycanlı olarak, Türkiye'deki gelişmeleri her zaman büyük bir ilgi ve kardeşlik bilinciyle takip ediyorum.
Bazı insanlar ihtiyaçları olduğunda beni hatırlar. Oysa ben, gerçek dostluğun çıkarlar üzerinden değil, insanı olduğu gibi kabul etmekle değer bulduğuna inanırım. Yanımda olduğunuzda sadece kazanç değil, bir insanın değerini bilerek olun.
Sonuç olarak, terörü lanetlemek için bir grup ya da ideolojiye bağlı kalmak zorunda değiliz. Hep birlikte barış, güven ve kardeşlik gibi değerleri savunarak daha güzel bir gelecek kurabiliriz.
Terörü nasıl lanetliyoruz? Herkesin kendine göre bir bakış açısı var. Solcular, sağcılar, siyasal İslamcılar, ülkücüler, milliyetçiler ya da Kemalistler… Herkes kendi görüşüne göre terörü değerlendiriyor. Ama bu çeşitlilik, bir araya gelmemizi zorlaştırıyor.
Farklı görüşlerimiz, teröre karşı ortak bir duruş sergilememizi engelliyor. Belki de bu durumda, öncelikle birbirimizi anlamalı ve ortak değerler etrafında birleşmeliyiz. Kimliklerimizi bir kenara bırakıp, insan olarak birlikte hareket etmek daha önemli.