🔴 Sabah yazarları sordu; Özgür Özel, Akın Gürlek'i işaret etti: 'Canavarı bakanlıkta aramak lazım'
AKP içinde "Erdoğan sonrası kimin geleceğiyle" ilgili tartışmalar yapıldığı iddia edilirken, Sabah gazetesi yazarları Albayrak ailesini hedef alan Tamar Tanrıyar’ı kimin yönlendirdiğini sordu.
Bu yazılara dikkat çeken CHP lideri Özgür Özel “Aileye kim saldırıyorsa ve birileri de Frankenstein’ın yarattığı canavarı arıyorsa onu bizim buralarda değil; Adalet Bakanlığı tarafında aramak lazım” dedi.
Ayrıntılar... 👇
https://t.co/0PMbYv5Ukx
Murat Ongun, dosyada aynı anda hem şüpheli, hem müşteki hem de gizli tanık olarak yer alan; kendisini TSK gazisi olarak tanıtan Celal Çakmak hakkında Genelkurmay'a resmi yazı göndermiş.
Gelen yanıta göre Çakmak'ın gazi olmadığı ortaya çıkmış.
Böylece Murat Ongun, dosyadaki bir iftiracının daha iddialarını çürütmüş oldu. :)
Anayasa maddesi CHP başkanlığı butlanı söz konusu olunca çalışmıyor, ama YSK mühürsüz oyları olunca çalışıyor.
Yerseniz yiyin.
@eczozgurozel@dr_muratcan
Türkiye'de geçtiğimiz aylarda yumurtalara son tüketim tarihi yerine TETT yani tavsiye edilen tüketim tarihi konulmaya başladı.
Bu da marketlere anında yansıdı: Artık rahat rahat tarihi geçmiş yumurta satabiliyorlar!
Gıda Panorama şimdi Youtube'da yayında!
https://t.co/nJjVKnfjJw
Çok ağrıma gidiyor, gerçekten çok. Bu kadar insanın aylardır tutsak edildiği bir dosyada, Adem Soytekin'in tutuksuz yargılanması adalet midir? Bu dosyanın adaletle kıyısından köşesinden ilgisi yok.
Alican Uludağ’ı evinden aldılar, yakalandı diye haber yaptılar. Aylarca hapis yattı. İsmail Arı’yı bayram ziyaretinde ailesinin evini basarak aldılar, aylarca hapis yattı. Bu zamana dek hangi muhalif gidip ifade verdiyse “kaçma şüphesi” bahanesiyle hapislerde tutuldu.
Buna sebep olanların Allah belalarını versin, resmen iç savaş kışkırtıcılığı yapıyorlar. Çok büyük vatana ihanet, bu rezaletin sorumluları ileride mutlaka tarih ve adalet önünde hesap vereceklerdir.
Murat Ongun ‘’Açıkçası bize Real Madrid’i anlatıp sahaya Siirt Köy Hizmetleri Spor’u çıkarmışlar.
Daha geçmişi de var ama önce sadece 18 Mart – 23 Mart arasındaki 5 günün anlamını tespit etmek lazım. Çünkü tüm sır bu 5 günde gizli.
-18 Mart 2025 saat 18:00 – İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü Yönetim Kurulu, görev ve yetkisinde olmadığı halde Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal etti. O gece uyuduk ve 12 saat sonra 19 Mart sabah 06:00’da İmamoğlu Operasyonu yapıldı.
Operasyon öncesinde Başsavcılık 2 ayrı tehditvari yazıyla üniversiteden ısrarla diploma iptalini istedi. Yakın tarihte bir cumhurbaşkanlığı seçimi yoktu. Diploma, her nedense savcılık yazısında belirtildiği gibi ancak o zaman lazımdı. Bu durumda, başsavcılık polis operasyonu öncesi neden ısrarla diploma iptali talep etti? Evet 23 Mart’ta bir önseçim vardı ama bu CHP’nin iç konusuydu. YSK’nın değil.
Peki neden illa diploma iptali beklendi? Öyle ya zaten Ekrem başkan tutuklanacaksa 2 ay - 3 ay - 5 ay sonra da, o içeride iken diploması iptal edilebilirdi. Oysa ısrarla iptal beklendi ve kararın sabahı operasyon yapıldı. Her şeyin sırrı burada. Bu iptal, yorumlandığı gibi cumhurbaşkanı adaylığı iptalini garantiye almak için yapılmadı.
Diploma iptali ile operasyonun ilgisi; Anayasal suç kavramında saklı. Üniversite diploması varken İmamoğlu tutuklansa, CHP’nin resmi cumhurbaşkanı adayı tutuklanmış olacaktı. Bu demokratik sisteme bir darbe sayılacaktı. Halefiyet ilkesi ihlal edilmiş,seçimlere müdahale edilmiş olacaktı.
Haksız, hukuksuz operasyonu yapanlar böyle bir riski bertaraf etmek için diploma iptalini bekledi. Yarın işler değişip bu dava sorgulandığında savunma argümanların şu olacaktı: ‘’Biz seçimlere yani demokratik sisteme darbe yapmadık. Operasyon yapılmadan önce Ekrem İmamoğlu‘nun üniversite diploması iptal edilmişti. Bu iptali savcılık değil üniversite yaptı. Biz lise mezunu, yani cumhurbaşkanı adayı olamayacak birine operasyon yaptık. Yani bir belediye başkanına sıradan bir yolsuzluk operasyonudur bu.’’
Bu utanç verici korku neden?
7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak zirve öncesi ülkenin başkentinde olağanüstü şeyler yaşanıyor.
* Kentte 28 Haziran’dan itibaren adı konulmamış bir OHAL ilan edildi. NATO karşıtı mitingler, eylemler yasaklandı.
* 6-12 Temmuz arası on binlerce memura idari izin verildi.
* Kentin kritik tüm ana yolları kırmızı alan ilan edildi. Bu bölgelere araç girişi yasaklandı, yaya girişi kısıtlandı.
* Kırmızı alan ilan edilen bölgelerde araç trafiği yasaklandığı için fiilen buralardaki tüm esnafların ve işyerlerinin de kapısına kilit vuruldu.
* Protokol geçiş yollarındaki gecekonduların önü liderlerin “göz zevki” için panellerle kapatılıyor, yine yol üzerindeki bakımsız binalar boyanıyor.
* Trump’ın kalacağı otel başta olmak üzere kırmızı alan ilan edilen bölgelerin tamamında yeni asfaltlama çalışması yapılıyor.
* Yine kırmızı alan ilan bölgelerde binlerce çiçek ekimi, peyzaj düzenlemesi yapılıyor.
* Kente şehir dışından da binlerce polis getirildiği için yurtlardan öğrenciler atılıyor, yerlerine polisler yerleştiriliyor.
* Hastanelerde NATO’culara özel alanlar oluşturuluyor, önceliğin onlarda olduğuna dair genelgeler yayımlanıyor.
* Çankaya'daki kreşler kapatılıyor, çember her alanda genişletiliyor.
* İnşaat çalışmaları durduruluyor, kentte çivi bile çakılması yasaklanarak işçiler işsiz, yevmiyesiz bırakılıyor.
* Kırmızı alanda çalışan işçiler zorunlu yıllık izne çıkarılıyor.
* Öyle ki kentin bazı noktalarından çöp konteynırları kaldırılıyor, taksicilere tek tip kıyafet zorunluluğu geliyor.
Daha fazlası soL’da:
https://t.co/9NaptWstOp
🏩Askerî Hastanelerin yeniden açılması için İYİ Parti @iyiparti olarak yasa teklifi verdik.
➖2.5 yıldır işleme alınmadı.
➖İç Tüzüğün verdiği hakla, teklifimizin gündeme alınması ile ilgili Meclis’te konuşma talep ettik, hem de iki kez.
➖Hâlâ bekliyoruz.
➖NATO üyesi ülkeler içinde askerî hastanesi olmayan tek ülke Türkiye.
➖Bu hastanelerin kapatılması büyük hata, hâlâ açılmayışı daha büyük hata.
➖Yıllar içinde oluşan muazzam bilgi birikimi, deneyim, organizasyon kabiliyeti ve disiplin bir kararla yok edildi.
➖Askerî hastanesi olmayan Türkiye, büyük bir risk altındadır.
➖Bu hatadan bir an önce dönülmeli ve askerî hastanelerimiz açılmalı.
Sarıyer’de yaşayan onlarca ailenin tapuları ihale yoluyla Pelit İnşaat ve Nar Enerji’ye devredildi. Boğaz manzaralı evler için sadece 1.2 milyon ile 2.5 milyon lira verildi.
Rezerv alan yasasıyla tapuları alınarak bir şirkete devredilen Sarıyerliler:
-Benim hiç aklıma gelmezdi. Sahibimiz var derdik, sahipsizmişiz.
-Benim ölmüş eşimin adına hesap açıp para yatırıp, tapusunu almışlar. Benim hiçbir şeyden haberim yok.
🔴 MURAT ONGUN'UN SAVUNMASINDA "SÜLEYMAN SOYLU" AYRINTISI
Murat Ongun, savunmasında Süleyman Soylu’nun İçişleri Bakanı olduğu dönemde İBB’ye yönelik denetimlerin yoğun biçimde arttığını anımsattı:
🗣️ "İBB, eski İçişleri Bakanı Sayın Soylu’nun zaten özel ilgi alanıydı. Mesela bana 3 yılda 3 ayrı konuda mülkiye müfettişleri gönderdi. İfadeler alındı, incelemeler yapıldı ve sonrasında aklanmam ile sonuçlandı.
2022 yılında, memur olmadığım için zorunlu olmadığı halde malvarlığı beyanı verdim. Size de arz edeyim. Bugünle kıyas için harika belge. Devletimizde duruyor. İçişleri Bakanlığı’nda... Lütfen incelensin. Kişisel zenginleşme var mı yok mu net kanıtı!"
https://t.co/GuOafXlgP0
Dosyada ne var ne yoksa sahte
Diyarbakır’daki GES projesinde bir usulsüzlük daha ortaya çıktı. Daha önce bölgedeki göleti gizleyen şirket, bu kez de projenin konutlara mesafesini gerçeğe aykırı şekilde gösterdi
https://t.co/6EusVEGvug
🔴Zenginlerin önüne çiçek yoksullara bariyer
Aynı mahallede dikkat çeken bir detay, her iş yerinin önünde bariyer yok. Mehmet Bey anlatıyor:
💬❝Bak mesela bizim bu sıranın tamamı kapalı. Ama yan tarafta petrol istasyonu var önü açık. Niye ondan utanmıyorlar, çünkü onun parası var mekanı güzel, önüne peyzaj yapıyorlar, adam zengin. Ama bizden utanıyorlar, bize duvar örüyorlar. Aramız 30 metre.❞
🖋️Haber: Özkan Öztaş (@ozkan_oztas)
https://t.co/xoJ3bKnVaN
ÖZEL, KENDİ YAYININA DENK GELDİ
CHP lideri Özgür Özel, esnaf ziyareti sırasında arkadaki televizyonda Halk TV canlı yayınını fark edince ekrandaki kendisine el salladı
📍 İzmir | Kiraz
Bomboş konuşuyor Türk İş Başkanı!
Kendi gerçekte bir işçi düşmanı! Rejim ve holding aparatı..
Demiryol İş ve Türk İş’ten kişisel hesabına yatan paranın sadece 1 yıllık ekstresini paylaşsın..
Görülsün hakikat!
Yapar mı?
Yapamaz