Yediği incir sayesinde 37 yıl sonra bulunan şehit!
1974 Kıbrıs Harekatı sırasında kaybolan Kıbrıslı Türk şehit Ahmet Hergüner’in yıllar sonra ortaya çıkan hikayesi, savaşın geride bıraktığı acıların simgelerinden biri oldu.
• 20 Temmuz 1974’te başlayan Kıbrıs Harekatı öncesinde adada Türk ve Rum gruplar arasında çatışmalar sürerken, Türk Mukavemet Teşkilatı üyesi Ahmet Hergüner 10 Temmuz 1974 tarihinde kayboldu. Ailesi uzun yıllar boyunca kendisinden haber alamadı.
• Aradan geçen yaklaşık 37 yılın ardından dikkat çekici bir keşif, kayıp dosyasının yeniden açılmasına neden oldu.
• 2011 yılında araştırmacı Ksenofon Kallis, Paraklişa köyü yakınlarındaki dağlık bölgede, o coğrafyada yetişmesi mümkün görülmeyen bir incir ağacını fark etti. Durumdan şüphelenen Kallis’in girişimiyle bölgede kazı çalışması başlatıldı.
• Kazılar sonucunda mağarada üç kişiye ait kalıntılar bulundu. Yapılan araştırmalarda bölgede nadir görülen “angoriniga” türü incirin hangi ailelerde bulunduğu incelendi ve izler Hergüner ailesine ulaştı. DNA testleri sonucunda cesetlerden birinin Ahmet Hergüner’e ait olduğu tespit edildi.
• İddialara göre Ahmet Hergüner, evinin bahçesinden kopardığı incirleri yedikten kısa süre sonra Rum milisler tarafından kaçırıldı ve ıssız bir mağarada öldürüldü. Daha sonra mağaranın dinamitlenmesiyle oluşan açıklıktan içeri giren güneş ışığı sayesinde, Hergüner’in midesindeki incir çekirdeği filizlenerek ağaca dönüştü.
• Ahmet Hergüner’in kardeşi, yıllar sonra yaptığı açıklamada yaşadıkları süreci:
• “Adanın güneyinde yarısı Türk yarısı Rum olan Piskobu köyünde yaşıyorduk. 1974’te olaylar yeniden büyüdü. Kardeşim Ahmet Türk Mukavemet Teşkilatı’ndaydı. 10 Temmuz günü evinden alıp götürdüler.
• Daha sonra İngiliz üssüne sığındık. Aylarca kampta yaşadık, ardından Türkiye’ye gönderildik. Sonrasında yeniden Kıbrıs’a döndük ama kardeşimi bulamadık.
• Yıllarca yetkililere başvurduk. 2011’de gelen haberle Paraklişa’daki mağarada bulunan cesetlerden birinin kardeşime ait olduğunu öğrendik. Acımız hiç dinmedi.” sözleriyle anlattı.
Bir insanın Beşiktaşlı olduğunu öğrenmek, çok sevdiğin bir Beşiktaşlıya bir yerde rastlamak veyahut sadece Beşiktaşlı olduğu için small talkta birileriyle yakınlaşmak. Yani Beşiktaşlılık o kadar güzel bir şey ki gerçekten, hangi kelimelerle tarif edebilirim bilmiyorum
“Şanlı” ligimizde yarış devam etsin diye uydurulan boş beleş bir penaltı. Sonra bu ligin marka değeri neden yok, neden izlenme oranları düşük diye soruluyor. Hakemiyle, VAR odasıyla tam bir sirk!
Özgür Özel’den basın toplantısında Akın Gürlek’in iddiaları:
• "Üstüne kayıtlı toplam 12 mülkün değeri 325.5 milyon TL.
• Son dönem sattığı 4 konutun değeri 126.5 milyon TL.
• Akın Gürlek'in mal varlığı 10 milyon dolardan fazla ve 190 yıllık maaşına denk."