Son günlerde, X ve Instagram platformlarında çok sayıda hesabın erişime engellendiğine tanık oluyoruz.
Hangi görüşten olursa olsun, kapatılan hesapların tek bir ortak özelliği var: Siyasi iktidarın tarafını tutmuyor olmaları…
Herhangi bir sosyal medya hesabı, siyasi görüşünden dolayı milli güvenliğe tehdit sayılamaz. Milli güvenliğimiz, iktidarın siyasi hamlelerine konu edilemez. İktidara muhalefet etmek suç haline getirilemez.
X ve Instagram platformlarını uyarıyoruz: İktidar partisinin antidemokratik talepleri üzerine aldığınız kararları yakından takip ediyoruz.
Unutmayın sizin de Türkiye’deki gücünüz bir avuç iktidar yanlısı muhteristen değil milyonlarca kullanıcınızdan geliyor ve siz bu süreçte yanlış tarafta durmamalısınız.
Sizleri, bir partinin, tamamen siyasi hırslarla yürüttüğü haksız sansür uygulamalarının parçası olmamaya davet ediyoruz.
Türkiye, bir avuç insanın; neyi okuyacağımıza, neyi izleyeceğimize, hangi düşünceyi dinleyeceğimize karar verdiği bir ülke olmayacak.
86 milyon yurttaşımız, düşünce ve kanaat özgürlüğüne sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti de bir siyasi partiden büyüktür.
Türkiye'de yeni tarih yazılıyor, demokrasi şölenimiz bugün başlıyor!
Üyelerimiz kendi ilçe başkanını kendisi seçiyor!
Haydi hep birlikte sandıklara.
https://t.co/ERv6DAXtZj
Her haberde dezenformasyon arayan DMM, borsada hisseler ve fonlar hakkındaki onca yanıltıcı iddiaya ise sessiz kaldı.
Oysa CB İletişim Başkanı aynı zamanda Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyesi.
Demek ki borsadaki dezenformasyon, yönetim kurulu üyesi olunca es geçilebiliyor!
Fon krizinde Devlet Denetleme Kurumu'nu göreve çağıranların unuttuğu bir şey var: DDK Başkanı, zaten denetlemekle yükümlü olduğu Borsa İstanbul'un aynı zamanda yönetim kurulu başkanvekili! Şaka değil, gerçek.
Yani DDK Başkanı incelemeye başlarsa, önce kendisinden randevu alacak.
Bu gece 00.00’da Sözcü TV’de, Pınar Erbaş ile Gecenin Sözü programına konuk olacağım.
Sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmelerden fon vurgununa, Meclis’e sunduğumuz kanun teklifinden ekonomi gündemine uzanan başlıkları konuşacağız.
@PINAR_ERBAS soracak, ben yanıtlayacağım.
Fonların malvarlığının ayrı tutulması, aralarındaki işlemleri ve geçerli alacakları yok saymak demek değildir. Aynı kurumun yönettiği fonların birbirlerinin katılma paylarını veya aynı varlıkları taşıması, teminat ve karşı taraf ilişkileri elbette incelenmelidir.
Teklifimizin “fonlar arasında nedensellik bağı olmadan çapraz aktarım yapılamaz” hükmü de bunun içindir: Bir fonun yatırımcısının hakkı, ilgisiz başka bir fonun zararını kapatmak için kullanılamaz. Buna karşılık gerçek bir işlemden doğan alacak ve teminat hakkı varsa o da korunmalıdır.
Bu ilişkilerin tasfiyede nasıl netleştirileceğine dair somut bir eksik görüyorsanız, ilgili maddeyi ve işlem örneğini gösterin; komisyonda açıklığa kavuşturalım. Böyle bir teknik tartışmayı hakaretle değil, kayıtlar ve hukuk üzerinden yürütmek gerekir.
İŞTE KANUN TEKLİFİMİZ
Yeni Parti olarak sadece neyin yanlış olduğunu söylemiyoruz, nasıl çözülebileceğini de ortaya koyuyoruz.
Yatırım fonlarında ortaya çıkan mağduriyetin faturasını vatandaşa çıkarmadan gidermenin yolu var. Gerçek kaybın tespit edilmesi, haksız kazançların ve fazla tahsil edilen ücretlerin geri alınması, sorumluların malvarlığından tahsilat yapılması ve adil, şeffaf bir tasfiye sürecinin kurulması için hazırladığımız kanun teklifimiz TBMM'ye sunuldu.
Kamu kaynaklarını değil, haksız kazancı ve sorumluların malvarlığını adres gösteriyoruz.
Kanun teklifimizin ayrıntıları ve tam metnine ulaşmak için:
https://t.co/r1Gkvhug2v
Para piyasası fonu ile hisse senedi fonunun riskinin aynı olmadığını zaten biliyoruz ve kanun teklifinde ortaya koyuyoruz. Teklifimiz bu iki riski eşitlemiyor ve birleştirmiyor. Fon türüne bakılmaksızın, hukuka aykırı işlemler yüzünden ortaya çıkan mağduriyetin nasıl tespit edileceğini ve sorumlulardan nasıl tahsil edileceğini düzenliyor.
Madde 6 hesabın her bir fon için ayrı yapılmasını, Madde 8 ise nedensellik bağı olmadan fonlar arasında aktarım yapılmamasını öngörüyor.
Teşekkürler
Günaydın...
Bana gayet makul geldi; adil ve iyi uzmanlarca, iyi çalışılmış gözüküyor...
Bu süreçten yatırımcıların kaybı az olsun, ama erken çıkarak kazanan da olmasın; kamu da (yani BİZ) hiç maliyet üstlenmeyelim...
Yıllar önce büyük bir heyecanla adım attığım eczacılık mesleğinin mensubu olmak bugün de benim için aynı gururu taşıyor.
Memleketin dört bir yanında büyük bir özveriyle görev yapan tüm meslektaşlarımın 25 Eylül Dünya Eczacılar Günü’nü kutluyor; bu onurlu mesleğin tüm üyelerine saygılarımı sunuyorum.
Türkiye'de gazeteci deyince ilk akla gelen isimlerden Sayın Çiğdem Toker kanun teklifimizi incelemiş. Kendisine ilgisi ve yorumları için teşekkür ederiz.
Fon ile mevduatı karıştırmıyoruz. Yatırım fonunda ana para garantisi olmadığını elbette biliyoruz. Hisse senedi fonunda piyasa düştüyse yatırımcı zarar edebilir; teklifimiz bu zararı devlete ödetmiyor.
Bizim sorduğumuz başka: Fonun değeri gerçeğe aykırı işlemlerle şişirilmiş, bazı kişiler zamanında çıkıp parasını almış, geride kalan tasarruf sahipleri zararla baş başa bırakılmışsa ne olacak? Teklif, her fonun hesabının ayrı tutulmasını, fiilen yatırılan ve çekilen paranın incelenmesini ve hukuka aykırı kazançların sorumlulardan geri alınmasını öngörüyor.
Ana para garantisi istemiyoruz. Piyasa riskinin arkasına saklanılarak usulsüzlüğün hesabının sorulmamasına itiraz ediyoruz. Teknik bir itirazınız varsa hangi maddeye olduğunu konuşalım; hakaret, yatırımcıların sorununu çözmüyor
Fon krizinde Devlet Denetleme Kurumu'nu göreve çağıranların unuttuğu bir şey var: DDK Başkanı, zaten denetlemekle yükümlü olduğu Borsa İstanbul'un aynı zamanda yönetim kurulu başkanvekili! Şaka değil, gerçek.
Yani DDK Başkanı incelemeye başlarsa, önce kendisinden randevu alacak.
Ersin Bey,
Para piyasası fonu ile hisse senedi fonunun riskinin aynı olmadığını zaten biliyoruz ve kanun teklifinde ortaya koyuyoruz. Teklifimiz bu iki riski eşitlemiyor ve birleştirmiyor. Fon türüne bakılmaksızın, hukuka aykırı işlemler yüzünden ortaya çıkan mağduriyetin nasıl tespit edileceğini ve sorumlulardan nasıl tahsil edileceğini düzenliyor.
Madde 6 hesabın her bir fon için ayrı yapılmasını, Madde 8 ise nedensellik bağı olmadan fonlar arasında aktarım yapılmamasını öngörüyor.
Teşekkürler