“Kalpte öyle bir dağınıklık vardır ki, ancak Allah’a yönelmekle, öyle bir yalnızlık vardır ki, ancak onunla yakınlaşmakla giderilir.
Öyle bir hüzün, öyle bir ihtiyaç vardır ki ancak ona duyulan muhabbetle yatışır.
İnsana dünya ve içindekiler verilse bile, bu ihtiyaç asla doymaz”
Allahım yüzümü güzelleştir , cildimi temiz eyle ,huyumu güzelleştir, kalbimi yüreğimi temiz eyle . Beni dünyada da ahirette de zengin varlıklı eyle ,beni cömert eyle. Kısmetimi nasibimi açık eyle . Beni sana yakışır bir kul eyle
Filistin, insanlığın şeref meselesi artık.
Din, dil, ırksal yakınlığa dayalı bir mevzu değil bu. Çoooktan aşıldı bu. Bu görüntülere bakıp normal hayata devam edilemez. #GazzeyeAcilYardım
yenidoğan çetesi olayı şu:
sağlıklı bebekleri sgk'dan para almak için yoğun bakıma yatırıyor ve beslemiyorlar. sonra öldürüyorlar. olayı soruşturan savcıyı tehdit ediyorlar. bu işi birkaç hemşire ve çete üyesi tek başına yapamaz. türkiye ayağa kalkmalı, yeri yerinden oynatmalı!
Bu ümmetin moğol istilasında dahi böyle bir acziyet yaşadığını sanmıyorum. Osmanlı en çürümüş haliyle dahi ne büyük bir canavar sürüsü önünde engelmiş. İnsan şaşırıyor.
100 yılı geçti Akif şunu yazalı :
''Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.''
Sanıyordu ki herkes Çanakkalede Batı denilen pisliğin gerçek yüzünü anladı. Yüzler kere tekrarladı ama hala afet bize o yüz.
Gerçekten kahroluyorum. Askeri, siyasi, iktisadi, kültürel tüm kurumlarımız çökmüş.
Halepte kanımızı içmiş Gazze'deki kadar insanı öldürmüş Rafiziler 3-5 adam yaralasa seviniyoruz.
''Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?
Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!'' diyesim geliyor içimden. Diyemiyorum korkuyorum, aklıma şu ayet geliyor :
اَمْ حَسِبْتُمْ اَنْ تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُمْ مَثَلُ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِكُمْۜ مَسَّتْهُمُ الْبَأْسَٓاءُ وَالضَّرَّٓاءُ وَزُلْزِلُوا حَتّٰى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ مَتٰى نَصْرُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ نَصْرَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ
''Sizden önce gelenlerin durumu sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Peygamber ve onunla beraber müminler: "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı; iyi bilin ki Allah'ın yardımı şüphesiz yakındır.''
Aynı şeyleri 100 yıldır yaşıyoruz. İpine tutunduk, sana güvendik. Sen çıkış yolu ver ya Rabbi.
Size ilginç bir şey anlatayım :
Efendimiz bayanlar tarafına geçip, hutbe veriyor ve kadınları sadakaya teşvik ediyor. Kadınlar da yüzüklerini, takılarını atarak sadaka veriyorlar Hz. Bilal topluyor.
Abdullah b. Mes'ud bu hutbeyi işitiyor. Eve gelip eşine anlatıyor. Eşi de sadaka vermek istiyor. Abdullah b. Mes'ud ''sadakanı bana ver, ihtiyacımız var'' diyor. (Eşinin durumu kocasından daha iyi)
Hanımı ''Sana verdiğim sadaka olur mu ? Rasulullah'a sormadan vermem'' deyince Abdullah b. Mes'ud kendi sözüne itimad etmediğini düşünerek kızıyor ve bunu söylüyor.
Ama hanımı yine de Rasulullah'a soruyor. Sonrasında efendimiz ''en hayırlısı ehline verdiğin sadakadır'' minvalinde konuşunca Abdullah b. Mes'uda veriyor sadakayı.
Karikatürize edilene ne kadar zıt :
1-Kadın daha zengin, eşi fakir.
2-Eşi kızmasına rağmen kadın söylediğini yapmıyor ve efendimize sormadan sadakayı kocasına vermiyor.
İslam bugün karikatürize edildiği şeyden çok uzak.