Memura kaşıkla, yandaşa kepçeyle dağıtan bu düzen çökmüştür.
Aynı işe farklı ücret, adaletin inkârıdır.
Enflasyonu durduramayan bir hükümet, maaşları baskılayarak krizi memurun sırtına yıkıyor. Market yanıyor, pazar yanıyor, memurun maaşı bu yangını söndüremiyor.
Kamu idareleri “grev yasağı” gerekçesiyle memurun meşru tepkisini bastırmaya çalışıyor. Oysa Anayasa Mahkemesi defalarca hükme bağladı. Sendikaların aldığı karar doğrultusunda yapılan iş bırakma eylemleri meşru sendikal faaliyettir. En hafif disiplin cezası dahi hak ihlalidir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de aynı yönde kararlar vermiştir.
Hükümetin görevi memuru susturmak değil, adil geçim şartlarını sağlamaktır. Disiplin sopasıyla korkutmaya çalışanlar bilsin ki yargı, memurun yanında durmuş ve anayasal hakkını korumuştur.
Bugün iş bırakan memur yalnız değildir; hukukun, yargının ve milletin vicdanının güvencesi altındadır.
Enflasyonun ezdiği, maaşların eridiği bir ülkede hak ve hukuk korunmazsa, ne adalet ayakta kalır ne de toplumda huzur.
#MemurAnkaraYolunda
@zaferpartisi
Hayat kurtaran bir doktorun
Umut olan bir hemşirenin
Gece gündüz çalışan bir paramediğin
Devletin şefkat eli bir sosyal hizmet uzmanının
Hakkı 1000 TL mi?
#1000TLyeNeEder
Bir tıbbi ilaç Ocak ayında, Kasım ayı fiyatı üzerinden %22,22 zam alıyor. Aynı ilaç Mart ayında, Ocak ayındaki zamlı fiyat üzerinden tekrar %22,72 zamla satılıyor. Buna göre Mart ayında satılan ürün, Kasım ayı fiyatı üzerinden toplam yüzde kaç zam almıştır?