Bu genç kızın ismi Marah.
Gazzeli Marah her gün “hâlâ hayattayız” diyerek resimler yapıyor.
“Hâlâ hayattayız” vurgusu “hâlâ öldürülmedik” nidasından daha çok “Hâlâ el uzatabileceğiniz insanlar var, buradayız” çağrısını içeriyor.
Sizden dilendiğimiz ‘birlik olmaktı’ ama beyhude. Siz size bizi unutturan zalimleri sevdiniz. Birbirinize ‘iyi şanslar’ dilerken, bir köpeğin bedenlerimiz üstünde şansını kurşun kurşun denediğini görmüyorsunuz.
Bize şans dile, ey rehavetin, ey sefaletin sahibi! Ey mazlum kardeşinin ahından başka mülkü olmayan! Ey benim sesime sağır!
Şehadetin hafiflettiği bedenlerimizden kalan o büyük vebale isabet ol!
İşte bu yüzden etkileniyorsunuz evet ama eksilmemizden değil, bizleri son dakika haberi olarak sunan sunucunun neon yeşili ceketinden!
Biz, bulduğumuz şehadete sarılıp umduğumuz cennete gidiyoruz.
Bizim bundan sonra eve dönüşümüz olmasa da gidecek bir cennetimiz var. Bizi belki zaferlerle gömecekler lakin zalimleri çaldıkları topraklarımız bile örtmeyecek.
Kendi vatanının yanağından böyle sessiz bir gözyaşı gibi süzülerek gidenin adıdır Müslüman.
Bir kardeşi Kelime-i şehadetin içinde çağlarken ,
Diğer kardeşi Kelime_i rehavet içinde susturan neydi?
Elveda baba. Elveda evimizin Kudüs'ü.
Elveda secdeye giderken sırtına Mescidi Aksaya sarılır gibi tutunduğum.
Elveda bana intifadayı öğreten, bana taşlar ve kuşlar seçen.
Ey! Annemin Selahaddin'i kardeşlerimin bayrağı benim toprağım nereye gidiyorsun.
Baba, elimde zalimlere atacağım taşlarla kaldım,
Bana zeytin dallarından sapanlar yaptığın günler de öldü.
Ceketine sinen özgürlük marşımız ve beraber yıldız seçtiğimiz arşımız yüreğime indi Baba.
Sen evimizden değil, Aksa'nın avlusundan da eksildin,
Annemin ördüğü seccadelerle sabah namazına yetişmek için Mescidi Aksa'ya koştuğumuz günler yok mu artık.
Yok mu , kaldırımlara oturup Kitâbı açtığın ayetleri zalimlerin yüzüne haykırdığın günler artık.
Taze ekmeğimiz zeytinimiz annem ve senle o avluda ezanı beklediğimiz günler nerede kaldı?
Bize cehennemi yaşatan zalimlere Allah'ın çetin azabını hatırlattığın günler de mi bitti baba.
Bitti mi Portakal Bahçelerinden dönüşümüz.
Direndiğimiz akşamlardan gelişin bir bardak su isteyişin,
Üzülmeyin Allah bizimle beraber diyerek bizi teselli edişin bitti mi baba?
Annemle beraber Müslüman kardeşlerimizin bizi unutuşuna ağladığınız günler bitti mi?
Sen yoksan bizi kim hatırlayacak baba.
Sen yoksan bizi kim hatırlayacak .
Kolunun inceliği
Gazze’nin müslümanlardan beklentisi kadar !!
Abbas neredesin !!
Mahmut Abbas bak senin vicdanının ölçüsü !!
Allah seni bize unutturmasın (!!!!!)
Arada bir yaşamak geliyor aklıma, teyzemin getirdiği balıklara
Bir akvaryum aradığımız günler, bir kutu ev cıvıltısı biraz telaş..
Bugün hiçbir şey olmasa da saçlarım yarın uzayacak sevinirim.
Sığınaklarda tanıştığım çocuklarla karışmış terliklerimiz karanlıkta
Buna üzülmeyiz nasıl olsa yalın ayak gömüleceğiz masallara
Sonra birleştireceğiz, gücümüzü değil tabi alacağımız öçleri
Devler hiç de o kadar büyük değil cüceleri hiç küstürmedik..
Çayırlar bize kalacaktı, şekerler atlara, salıncaklara koyacaktık toprakları
Bebekleri uyutacaktık buydu planımız, battaniyeleri düğümleyip
Birbirine,
Dünyadan dışarı çıkaracaktık kuşları kedileri neneleri bebekleri.
Yıkılmış evlere dağıldık sonra bir yetim çizgi film izliyor,
Annesinin saçlarıyla oynuyor “baksana anne kazlar nasıl yürüyor”
Bir top yuvarlanamıyor cesetlere çarpmaktan
Sular dolmuyor kırılmış bardaklara,
Sandalyelere acı oturmuş masanın altında hayat bilgisi kitabından bir sayfa,
Kuşlara buğday vermiş melekler,
Telefon uzaktan çalıyor sessizliği,
Hind dolaşıyor evin damarlarında kalan son gün parçası
İnsan kolisi diyor tabutlara aklından
Artık olmayan bir evin kapısını çekiyor
Yıkılmış evlere dağıldık sonra bir yetim çizgi film izliyor
Annesinin saçlarıyla oynuyor "baksana anne kazlar nasıl yürüyor"
Çocuklar sarılınca birbirine belki büyük bir adama benzer gölgemiz
Bunu denemeliyiz teyze bunu yapabiliriz.
Hind diyor ki "Ben altı yıl yaşadım"
Kumbaralarda bayram için sakladığımız son nefesleri topluyoruz,
Kuruşu kuruşuna sadece yaşamak için,
Bütün bunlar olurken,
Altıdan geriye sayıyor bir kurşun,
Bir salkım kurşun,
Hiç mi yok içinde bir üzüm tanesi,
Sonra asmalar devriliyor üstüne,
En fazla sayıyor beş tanesini,
Kalan 350'sini hiç yaşamadığı yıllar sayıyor...
Yıkılmış evlere dağıldık sonra bir yetim çizgi film izliyor
Annesinin saçlarıyla oynuyor " anne kazlar da bizimle cennete gelecek mi"...
Gazze’de çocuklar bir damla su için perişan hâlde.
Hiçbir insan evladı, hiçbir çocuk kendi topraklarında şu duruma düşürülemez. Fakat İsrail-ABD saldırıyorsa kimse ses etmiyor.
İsrail, Gazzelilere su ulaştırmaya çalışan iki UNICEF şoförünü öldürdü ve kimsenin sesi çıkmıyor.
Sadece huzurla çay içebildikleri için bu kadar mutlular. En basit, en sıradan, en rutin şeylere hasret kaldı Gazzeli çocuklar.
Zulüm zerre hız kesmeden devam ediyor.
Çocuklarımızı tarihin hiçbir vaktinde bu bollukta, böyle birarada görünmeyen şerli uyaranlara (dizi, oyun, gıda-reklam) teslim edip; içinde kayboldukları, kendisine bakana bakan kız mı erkek mi onu bile göstermeyen aynalı karanlığa, karneli bir yanlızlığa terk ettik.
Şerliler önce ekini hemen akabinde nesli ifsad etti.
Modern zamanların marifetmişcesine incittiği başı tülbentli neneler, eli tespihli-cebi yemişli dedeler, halalar, teyzeler, komşular, mahalleler şu çekirdek hücreden, örümcek ağından kurulan yuvalıklarımızdan çekip kurtarın bizi!
Hiç olmaz ise vermeyin artık aç kurt sürülerine bebelerimizi...
Yazıktır heba olan emeklerimize, neslimize...
Çok ağır oldu bedeli!
Vah halimize, evyah halimize!
#Kahramanmaraş
Gazzeli esirleri idam edecekler.
Bu idam ipi Dünya'nın ayaklarına dolanacak..
Aksa'sız Kudüs gibi kalan yetimler aşkına,
Bu kasapların önlüğü olan bütün bahaneler,
Boynumuzdaki veballerin ta kendisidir. https://t.co/UGBX3jxZit
🔴Kutsalına sahip çık
📌İşgalci İsrail hükümetinin 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı savaşı bahane ederek tamamen kapattığı Mescid-i Aksa’da 36 gündür namaz kılınamıyor
#OpenAqsa
Eskiden aileler niye sağlamdı? Niye olur olmadık konulardan dolayı yuvalar bozulmazdı? Çünkü mahremiyet diye bir şey vardı. İnsanlar, özellikle hocalar hanımlarının isimlerini olur olmadık yerde söylemezlerdi. Bugün anlayışlar değişmiş olabilir. Ancak biraz saygılı olabiliriz.
Kalbinizdeki kuru otları bir gelinciğe döndürecek haber vereyim mi 🥹
Bu görüntüler bir vedanın değil
Bir buluşmanın görüntüsü ..
Her yerde veda olarak yazılmış lakin öyle değil esaretten dönen babanın kızıyla buluşması. 💐💐🇵🇸🇵🇸
İsrail’in yaptığı şey tam anlamıyla vahşet, barbarlık!
İdama giden bir babanın çocuğuyla vedalaştığı o ürpertici ân…
Buna ne yürek dayanır ne de vicdan!
İdamları Durdurun #genocidelaw Güvenli Liman Türkiye
9 kiloydu Çiçek 1 tonluk (1000 kilo) bombayla katledildi.
6 yaşındaydı Hind Rajab. 335 kurşunla katledildi.
Haydut devlet, 4000 çocuğu tek tek idam edecek. “Çocuk Hakları” diye bir şey yok. Bu, siyonist lobinin kendi çocuklarını korumak için uydurduğu bir şeydi.
#genocidelaw
Beni hatırlayan var mı diye soruyordu Dr. Hüsam, şehit evlatlarını hastane bahçesine gömüp Gazze’ye ağlayan bir çift göz, idam edilecekler arasında..
Çocuklara tok karnına içilecek ilaçlar yazamadı, aç öldüler diyerek aklını yitiren annelere dayanamadı .
Gazzeli gazeteciler dünyaya seslendiği bir video paylaştı:
“Filistinlilerin idam edilmesini öngören İsrail yasası Nazilerden daha kötü.”
Ayağa kalk ey ümmet! Şimdi değilse ne zaman? Ahirette verilecek hesabı hiç mi düşünmüyorsun
#genocidelaw#freepalestine
İDAMLARI DURDURUN
Tam 10 bin fidan !!!
Ümmetin gençlerini gözümüzün önünde topluca idama götürüyor!
"Ümmet" sadece izliyor !
Vallahi de, billahi de, tillahi de bu vebalin altından kalkamayacağız !!!!
İDAMLARI DURDURUN !