Böyle düşünenler çoğunlukla potansiyel t*cavüzcüdür. Daha 18 yaşında kızdan bahsediyor. Hata yapabilir, düşüncesizce davranabilir, sarhoş olabilir, kandırılmış olabilir... İsterse kendi isteğiyle yatağına girmiş olsun. İstemiyorum dediği an konu kapanmıştır. Bu kadar zor mu ulan bunu anlamak? Sizin gibilere ameliyatla haysiyet nakli yapsak vücudunuz reddeder, zehirlenip ölürsünüz. Hakkınız olan tek muamele hadım edilip toplumun dışına atılmak, gelişmemiş primatlar sizi.
İstanbul’un göbeğinde aç bir kediye tekme atılıp denize atılıyor, onlarca insan o sağır sessizlik içinde can verişini izliyor. Basın ise dengesini kaybederek düştü diye haber yapıyor. O cani elini kolunu sallarken, bir kişi bile atlayıp kurtarmıyor.
Can bu, can
Lanet olsun !!!!
Erdal Beşikçioğlu yolsuzluktan tutuklandı,ordan bişey çıkmayınca uyuşturucu testi yapıp,oradan suçlamaya ve senin gibi muhalif görünümlü AKP'li gazetecilere haber yaptırdılar.
Yakında,içki içen,namaz kılmayıp oruç tutmayan Devlet memuru olmasın da dersin sen İsmail
Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar.
Size bu satırları hemen yan hücremden gelen “Aşkın mapushanee, içindee ben mahkum” dizeleri eşliğinde yazıyorum.
Bir düzeltmeyle başlayayım; tanımadığım ve görüşmediğim bir avukat “Deniz bizi unutmayın dedi ” gibi bir bilgi yaymış. Ne böyle bir duygum var ne de öyle bir talebim oldu. Aksine sürekli beni paylaştığını öğrendiğim arkadaşlarıma şu mesajı yolladım: “Abartma be king, yaz böyle geçmez.” Hazır hayatımın ilk tekzibini yapıp kendimi bir şey sanmışken hız kesmeden ikinciyi de yapayım. Biraz gecikmeli olacak ama tutuklandığımı öğrenince söylediğim “neşemizi çalamazlar” mesajını tırnak içinde olduğunu vurgulayarak söylemiştim. Nöşömözü çolomozlor gibi. Ama adliyeden Twitter’a ulaşana kadar yolda ironik tırnaklar kaybolmuş. Bana bu haberler geç geldiği için özetle şöyle diyebilirim; romantik, arabesk ya da talepkar bir cümle duyarsanız bilin ki doğru değildir. Çünkü ruh halim — olumlu anlamda — üçünden de uzak.
Evet, Çorlu’da birinci ayımı doldurdum. Ankara, Çorum, Antalya ve İstanbul’dan sonra en çok vakit geçirdiğim şehir Tekirdağ oldu. Beş Şehir’i tamamladım. Gelirseniz gezdiremem ama şehrimizin en çok ziyaret edilen noktası olan cezaevine çoğu Tekirdağlıdan daha hakimim. En iyi köfteciyi herkes bilir.
Moralim yerinde, sağlığım iyi. Bir ay boyunca kötü hissettiğim tek bir an bile olmadı. Tabii ki cezaevi romantize edilebilecek bir yer değil. Bunu herkes bilir. Monopoly’de bile kodese girince sinir krizi geçiren arkadaşlarım oldu. Yine de adettendir, benden de duyun; cezaevine girmeyin mecbur kalmadıkça.
Aile, arkadaşlar, iletişim ve seyahat özgürlüğü, gözetlenmediğim bir oda, güneş, sahne, sokakta yürümek gibi mahrumiyetlerin yanında önemini burada anladığım şeyler de oluyor. Klavye ve bıyık makası benim için önemliymiş. Klavyeye hazırlıklıydım ama bıyık makası sürpriz oldu. Berber prosedürünü öğrenene kadar bıyıklar ağzımı kapattı. Kantin listesinde olmamasına rağmen şansımı deneyip “Bıyık makası?” diye dilekçe yazdım; cevap verilmeyen tek dilekçem oldu. Bir filmde dev makası olan bir adam gördüm. Çok özendim. Hayatımda ilk kez canım makas çekti. Neyse ki bıyığım Türkiye’de övgü alabileceği en kritik kişiden övgü aldı; ziyarete gelen Erkan Baş’tan.
Özetle cezaevine girmemeye çalışın ama işinizi olması gerektiği gibi yapmanın karşılığı buysa en huzurlu uykular burada uyunuyor. Sonraki gün yapacak işinizin ya da verilmiş sözünüzün olmaması da cabası.
Kaldığım cezaevi “Kuyu Tipi” olarak biliniyor. Bu konuda uzmanların, avukatların ve uzun süre tecrübe etmek zorunda kalmış insanların yazdıklarını okumanızı tavsiye ederim. Benim kısa süreli gözlemim; güneşsizlik, havasızlık ve sosyal izolasyonun kalıcı fizyolojik ve psikolojik zararlar vermesi kaçınılmaz. Sayımlar dışında insan sesi duymadan günleri, haftaları geçen mahkumlar var. Cezaevi deyince aklımızda canlanandan çok daha yalnızlaştıran bir sistem.
Ben belki kısa süreli olacağını umduğum için dışarıda da bazen yaptığım goblin moduna geçerek şimdilik uyum sağladım. Ama öğlen 7 metrelik duvarları olan avluda yüzüme gelsin diye güneşle köşe kapmaca oynamam gerekiyor. Yolu bir şekilde bu kuyuya düşen güvercin* ve dev çekirgeler duvarları aşamadıkları için benimle beraber kalıyorlar, haklarında CİMER şikayeti olmamasına rağmen. Yalnız hissettirmiyorlar. Gönderdiğiniz kitap kargoları ve şimdiden plastik komodinimin iki çekmecesini dolduran mektuplar hayatımdaki en kalabalık zamanımı yaşamamı sağladı hücrede. Hepsini okudum mektupların, kalışım uzarsa cevap da yazacağım. Yakın arkadaşlarımdan “Niye cevap yazmıyorsun şerefsiz, bu sefer turnede olmadığını hepimiz biliyoruz” tarzı mektuplar gelmeye başladı. WhatsApp’tan kurtuldum, bu sitemden kurtulamadım. Kitap hediyeleri ve mektuplarla memurlara ek mesai çıkardık. Size de, şikayet etmeden hızla yardımcı olan memurlara da teşekkürler.
Düzenli ziyarete gelen avukatlar da nefes oluyor. Cezaevinin yıldızları onlar. Ton balığını cezaevi kantinine ekleten avukatla tanıştım, çok heyecanlandım. Burada Oğuzhan Uğur’dan daha popüler. Dışarıya dair haberleri de onlardan alıyorum.
Okul arkadaşlarım başta olmak üzere dışarıda destek olan, dayanışma gösteren herkese de çok teşekkürler. Sabah 8 sayımlarında memurlar gelene kadar uyanık kalabilmek için “Bugün kim tutuklandı” temalı programlar izlemeye alışmışken, bir sabah ODTÜ Mezuniyet pankartlarıyla uyandım. Gözlerim doldu ilk kez. İyi ki varsınız. Athena Gökhan’ın törende benle ilgili yaşadığı kafa karşılığına çok güldüm. Sansürcü Punkçı da Türkiye’ye kısmetmiş.
Anarchy in THE UK
AcunMedya in Turkey
Böyle diyorum ama NATO ve Dünya Kupası bittiğinden beri Masterchef izliyorum. Açar açmaz orada da bir Karadenizli kazandı. Bütün ülkeyi kısık ateşte karadenize ettiler. (Deniz içerde şimdi ne şaka malzemesi biriktirmişsindir? Aynen kardeşim ful böyle notlar alıyorum, özür.) Burçin ve Tolğa favorim.
İlk hafta ülkeme dair moral tazelemek için Aktroll kanalları izledim; NATO Zirvesi Özel. Programlarda önce bana sövüp ahlak dersi veriyorlardı, sonra Donald Trump övüyorlardı, Türkiye için büyük şansmış varlığına duacılar. Ben de dersimi aldım.
“Değerleri aşağılayan komedyen” den, “Değerli dostum”a terfi etmek için eksiklerim:
- Epstein ile kanka olmak
- Gazze’yi Netanyahu ile birlikte tatil köyü yapma vaadi
Bir kelime şakası ve bir didaktik çıkış yaptığıma göre aylık güncellememi sonlandırabilirim. Hala kararlıyım, Moby Dick’i bitireceğim. Geçen öyle yazdım ama elime geçmedi henüz. Diğer kitaplar geldi, Moby Dick hala kontrolde. Cezaevi okuma komisyonu da bitiremiyor, bela bir kitap. Aslında cezaevi kütüphanesi çok iyi, Chomsky bile var. Belki o da Epstein kontenjanından girmiştir.
(*) 2 haftadır benimle yaşayan güvercin Leo ile tanıştığımız günün öyküsünü yazdım, Uğur Gürsoy Uykusuz Ağustos sayısında çizdi. Benim yerime de okuyun, buraya Uykusuz sokamıyormuşuz.
Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.
Sabah akşam “CHP’li belediyeler hırsız” diye bağırıyorsunuz. Madem hırsızlar, neden partinize katınca alkışlıyorsunuz? Yok hırsız değillerse, o zaman yıllardır attığınız iftiraların hesabını kim verecek?
Aslı Baykal, emeklilerin Yeni Parti'ye bağışta bulunmasıyla ilgili tvitinde, "Demek ki emeklilerin durumu iyi. Maaşları az değil" diyor.
Biz de; anlaşılan o ki, her attığınız tvitte biraz daha küçüldüğünüzün farkında değilsiniz. O zaman durmak yok, tvitlere devam, diyoruz.
Onurlu duranlara bin selam olsun
Bugün 381 gündür cezaevinde. Sadece 3 ay çalıştığı bir kurum için 13 aydır iddianame bekliyor.
Belki isteneni söyleseydi bugün özgürdü. Ama Evren Buçan, özgürlüğünü onuruna tercih etmedi.
Bugün halkın iradesini yok sayanları da dün söylediklerinin tam tersini yapanları da görüyor
o "ATA" plakalı siyah vitoyu ve önündeki çakma polis süsü verilmiş motorsikletli eskortu da partiye teslim et...
hani kırmızı ışıkta beklemen gerekirken karşı trafiği durdurup geçiyordun çakma eskort sayesinde falan; kendini önemli hissetmek için bulduğun saçma cinlikler...
Yaratılmaya çalışılan umutsuzluk için bir kaç cümle;
“Umutsuz durumlar yoktur.
Umutsuz insanlar vardır.
Ben hiç bir zaman umutsuz olmadım”
(Mustafa Kemal Atatürk)
Müge Anlı 14 eylü 2018 yılı l saat 12:00 ile saat 14:30 arası Eynesil ilçemizde Gönderdiğin ekibin çektiği Röportaj ;
Oto yıkamacının cinayeti itiraf ettiği ,
Cinayet zanlısı ve suç ortaklarını tek tek isimleri ile belirttiği, cinayetin işlendiği zaman ve konum bilgisi detaylarını itiraf eden oto yıkamacının çekim kayıdını tam 7 yıl 10 aydır gizledin
Tüm kamuoyu ve ilgili makamlardan
Birgünbelbet sende yargı önünde hesap verirsin
Az kaldı...
Rabia Nazımızın ahı asla yerde kalmayacak...
Koskoca Kadıköy ‘e insanların faydalanabileceği bir parkı çok gördünüz .Yine bir mütahit para kazanacak, yine bir çakma Süleymaniye yükselecek,üstelik civarda çok cami varken.Niye halka sormuyorsunuz ?
Uyuşturcu operasyonlarında sürekli ünlüler ifadeye çağrılıyor ama çökertilen bir tek uyuştucu çetesi, operasyon yapılan bir tane uyuşturu baronu yok!
İlkokul seviyesine kadar düşen bu uyuşturucular gökten mi yağıyor?
Bataklığı kurutmadan sivrisinekleri bitiremezsiniz haberiniz olsun!
Tek bir sorum var: Usta gazeteci Uğur Dündar, sanatçı Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen ve oyuncu Elçin Sangu Ahbaplar soruşturması kapsamında ifadeye çağrılıyorken “Allah sayısını arttırsın, Allah ondan razı olsun” diyen AKP’li Fatma Şahin neden ifadeye çağrılmıyor?