İsrail askerleri, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bir çocuğu öldürdü, 2 çocuğu ise dün kaçırdı
Ve o 2 çocuğu bugün idam etti.
Niye susuyorsun? Kendi çocuğun değil diye mi? Susma! Hemen paylaş
Efendiler, bizi unuttunuz!
Arabalarınızın anahtarlarını, cep telefonlarınızı, kol düğmelerinizi değil bizi unuttunuz!
Sizi, doların yükselişi ve insanlığın alçalışı kadar telaşlandırmadı bu ölüm.
Günler öncesinden beklediğiniz dizinizi izlemek için haftalar öncesinden katledilip kaldırımlarda çürüyen bedenlerimizi unuttunuz!
Size benim ne kadar öldüğümü değil, bana sizin ne kadar suskun olduğunuzu gösterdiler.
Siz, kahvenizi nasıl içtiğinizi unutan işçilerinize kızarken, kaç kurşunla nasıl öldüğümü unuttunuz! Fosfor bombaları size kırgın olan kalbimi de öldürmek üzere.
Ayağa kalktığınızı biliyorum ama bizim için değil, sevdiğiniz futbolcuları ve oyuncuları görmek için.
Hesap lütfen diye bağırdığınızı biliyorum ama zalimlere değil, kürdan eskittiğiniz lüks masaların garsonlarına.
Üzülüyorsunuz biliyorum ama bedenlerimize kaç kurşunun girdiğine değil, büyük protokoller için sakladığınız elbiselere giremeyen bedenlerinize. Ne büyük gam, ne büyük keder!
Bu zalimler beni değil, Mescidi Aksâ'da secdeye gidecek olan bin başı vurdular.
Biliyorum ki siz sıklaştırıyorsunuz evet ama safları değil dünya ile muhabbeti.
Biliyorum ki dolduruyorsunuz evet ama kardeşinizin yerini değil, Pazar bulmacalarını ve riyanın boşluklarını.
Biliyorum ki, toplanıyorsunuz evet ama biz mazlumlar için değil, bizim kaç ölü yaptığımız konuşulurken sizin bulutlara bakarak ağzı açık uyuduğunuzu görmesinler diye gevşekliğinize çeki düzen veriyorsunuz.
Tavana bakıp, esvaplarınızın ucuyla gözlük camlarınızı silerek not aldıklarınız arasında, uyandığınızda unuttuğunuz eksilmiş kardeşlerimizin isimleri var. İşte biri daha.
Kayıtlara geçerken bir Filistinli... Ailesi için bir cenaze işlemi... Ümmet için sukut...
Beni sessizliğiniz defalarca kefenlemiştir ama sizden daha fazla haykıran toprağa ilk defa gireceğim.
Bana şans dile ey unutan!
Sizden dilendiğimiz 'birlik olmaktı' ama beyhude. Siz size bizi unutturan zalimleri sevdiniz. Birbirinize 'iyi şanslar' dilerken, bir köpeğin bedenlerimiz üstünde şansını kurşun kurşun denediğini görmüyorsunuz.
Bize şans dile, ey rehavetin, ey sefaletin sahibi! Ey mazlum kardeşinin ahından başka mülkü olmayan! Ey benim sesime sağır! Şehadetin hafiflettiği bedenlerimizden kalan o büyük vebale isabet ol!
İşte bu yüzden etkileniyorsunuz evet ama eksilmemizden değil, bizleri son dakika haberi olarak sunan sunucunun neon yeşili ceketinden!
Bu zulmün içinden nasıl çıkacağımızı değil, bir selfielik pozlarda nasıl çıktığınızı konuşuyorsunuz!
Biz, bulduğumuz şehadete sarılıp umduğumuz cennete gidiyoruz.
Bizim bundan sonra eve dönüşümüz olmasa da gidecek bir cennetimiz var. Bizi belki zaferlerle gömecekler lakin zalimleri çaldıkları topraklarımız bile örtmeyecek.
Kendi vatanının yanağından böyle sessiz bir gözyaşı gibi süzülerek gidenin adıdır Müslüman.
Bir kardeşi Kelime-i şehadetin içinde çağlarken,
Diğer kardeşi Kelime-i rehavet içinde susturan neydi?
Dr. Hüssam Ebu Safiya avukatı aracılığıyla tüm insanlığa mesaj yolladı :
”Beni buraya õldürmeye getirdiler. Buradan sağ çıkabileceğimi sanmıyorum, burası son.”
Susmayın, avazınız çıktığı kadar haykırın #FreeDrHussamAbuSafiya
Hussam Ebu Safieh, "İsrail'in rehineler için ölüm cezası" ile öldürülecek olan Filistinli doktorlardan biridir (diğer 95 doktor arasında).
Onu öldürmelerine izin verme.
Bunu yeniden yayınlayın.
Sevgili Akkurtlar Bozkurtlar Ve Asenalar
Hesabım selefi vehhabi şia Koppekleri ve Fettoşun Pinçlerrinin yaptığı spam saldırısı yüzünden kilitlendi.
Yeni açabildim, kimseyi takipten çıkmadım bilginize
Hocam Allah bizileri Affetsin Allah sana rahmet eylesin oğlumda dahil hepiniz gittiniz Mekanınız cennet olsun Allah bizi Ahır zamanın şerrinden korusun Amiiiin
Kep atma rezaletine son verip ,kültürümüzde büyük bir önemi olan” kuşak bağlama “ile mezunlarına mezuniyet töreni yapan
Kayseri üniversitesi rektörünü yürekten tebrik ediyor diğer üniversitelerde de örnek olması temennisiyle..
Dünya beşten büyüktür..
Biraz geç oldu ama bu paylaşımı mutlaka okuyunuz kıymetli takipçilerim..
Bana "Hiçbir takipçim yok, emekli maaşım yok, o yok, şu yok." diye maddi menfaatlerle gelmesin. Ben, 1998 senesinde "Namaz kılıyorum." diyorum diye TSK'dan ihraç edilmiş bir askerî personelim.
Ben ilk oyumu 32 yaşında kullandım. Bu ülkede aslında 20 yaşımda da kullanabilirdim.
Ben bu ülkede Kenan Evren'i gördüm, Demirel'i gördüm, Özal'ı gördüm, Ecevit'i gördüm, Erbakan'ı gördüm, Mesut Yılmaz'ı gördüm, Tansu Çiller'i gördüm. Ben bu ülkenin son 40 yılını gördüm. Ben 32 yaşımda ilk oyumu Recep Tayyip Erdoğan'a verdim.
24 yıldır canım pahasına savunuyorum. Bu arada, karakolun yolunu bilmeyen bir askerî personel olarak iki defa cezaevine girdim. Onlarca dava açıldı hakkımda. Ordudan ayrıldıktan sonra özel sektörde bir fabrikada çalıştım. Aldığım tazminatın neredeyse tamamını hakkımda açılan davalara tazminat olarak ödedim. Ne bir evim var ne de bir arabam. Perperişan hâldeyim. Şu an saatler 03.48'i gösteriyor. Ben bu adamı ömrümün sonuna kadar desteklemeye devam edeceğim.
1994 ile 1998 arasında Doğu ve Güneydoğu'da komutan olarak yüzlerce operasyona katıldım. Yüzlerce şehit verdik. Kollarımda onlarca şehit kardeşim canını teslim etti. Bir keresinde karakolumuza baskın oldu. Telsizde o kadar çok bağırdım ki destek diye, bir Allah'ın kulu sesimizi bile duymadı. O gün yedi kardeşimi şehit verdim.
Bugün jandarma karakol komutanı olan kardeşim Şırnak'ta bir karakolun komutanı. "Abi, benim bir er bile telefonundaki uygulamadan 'Baskın oldu.' diye haber verse, anında onlarca İHA, SİHA ve helikopter geliyor." diyor.
İşte ben ondan dolayı ölümüne Erdoğan diyorum. Kollarımda şehit olan çocuklarımın yüzüne ahirette bakabilmek için Erdoğan'ı varımla yoğumla savunuyorum. Sizler için para pul önemli olabilir ama benim derdim başka, canlarım.
Ben şu an bir vatansever abimin, "Burada istediğin kadar kalabilirsin, kira vermeden." dediği bir evde ikamet ediyorum.
Benim hayatımı bilmeyen soysuzlar bana Erdoğan'ın trolü diyor. Ben Erdoğan'ın değil, bu vatanın trolüyüm.
Cümleten hayırlı sabahlar
İtalya'nın Napoli kentindeki muhteşem bir protesto!
İtalyan protestocular, İsrail'in Gazze soykırımında şehit ettiği 18.457 Filistinli çocuğun isimlerini taşıyan dev bir kefen açtılar.
Böyle zekice ve estetik protestolar unutulmaz ve tarihe kayıt düşer.