Internet bağlatmak isteseydim 5 dakika sonra kapımdaydınız. İki gündür arızamı gidermeniz için defalarca aradım. Maalesef sorunumu çözmediniz! @Fiberintenet
“Çocukluğumuzda oynadığımız bir parmak oyununda geçerdi; ‘Bu tutmuş, bu pişirmiş, bu yemiş…’ Gece Unutkandır bana o oyunu hatırlattı.
Roman, Başkomiser Vedat’ın ‘Hep 17 yaşında kalacaksın. Buna kimin neden olacağını bulacağım’ sözleriyle başlıyor. Buluyor da… Ancak soruşturma ilerledikçe ortaya yalnızca bir suç hikâyesi değil, birçok insanın birbirine değen kararlarından oluşan daha karmaşık bir tablo çıkıyor.”
…
“Bu romanda koku hafızasını bir ‘dedektif numarası’ gibi değil, karakterin yarasıyla ilişkili bir şey olarak kurdum. Bu aynı zamanda hafıza üzerine bir roman. Koku da insanlar, mekânlar, duygular ve hafıza arasında görünmez köprüler kurabiliyor.”
@umranavci ile “Gece Unutkandır” üzerine söyleşimiz Milliyet Kültür Sanat’ta. 🌿
İranlı yazar ve sosyolog Shahzadeh N. İgual ile 7 Mayıs akşamı İstanbul’da gerçekleşecek müzikal gösterisi Bir Gecede Binbir Gece: Bin Şems Bir Celaleddin üzerine Ümran Avcı söyleşti.
Okumak için: https://t.co/dMuGV08isf (@shahzadehigual, @umranavci)
Kitabevlerinin ‘yeni çıkanlar’ bölümünde edebiyatseverleri bu yıl pek çok sürpriz bekliyor. Yılın öne çıkan tüm kitapları https://t.co/Gx3H8Wo29N’da…
Ümran Avcı’nın kaleminden…
https://t.co/5D7wWq4WQh
Aslı Tohumcu ile söyleşi:
"Motivasyonum, kadınların maruz kaldığı ortak travmaları birer iyileşme ve isyan hikâyesine dönüştürmekti. O yüzden romanın başında, ‘hikâyeleri biz dişilerin yazdığı yere’ hoş geldin çağrısı var."
https://t.co/Bkh91ZHv2l
@aslitohumcu@umranavci
Philip K. Dick’in bir yandan alternatif bir tarih yaratırken diğer yandan yaşadığımız dünyanın ve tarihin gerçekliğini sorgulattığı romanı Yüksek Şatodaki Adam üzerine Ümran Avcı’nın yazısı yayında.
Okumak için: https://t.co/0P1Eja7SNF (@ithakiyayinlari, @umranavci)
Bodrumlu begonvillere yaslayıp sırtımı, Milliyet Sanat’tan sevgili Ümran Avcı’nın Doğa Yürüyüşleri’yle ilgili sorularını yanıtladım. Aşağıya bir kuplesini bırakıyorum, gerisi dergi karıştırmayı seven old schoolların keyfine kalmış 🌿📚
“Sabır, titizlik ve ilham. İtiraf etmek gerekirse, ben ilhamla çalışan bir yazar olduğumu Doğa Yürürüşleri’ni yazarken fark ettim. Kurmaca dışı bir şeyler yazarken de oturup bir ilhamın gelmesini, havaya girmeyi uzun uzun beklediğimi fark ettiğimde anladım, bu sadece bir disiplin meselesi değildi. Önceleri kendimi çok disiplinsiz sanırdım. Asla düzenli yazmıyorum çünkü. Oysa bize tüm yaratıcı yazarlık çalışmalarında tam tersini söylerler. Yazarlık disiplin ve düzenli çalışma ister derler. Bu kimileri için elbette böyledir. Ancak benim için kesinlikle sadece bunlardan ibarettir diyemem. Yazmak bir düzen işi değil, kaostan, karmaşadan, tesadüflerden geliyor, onlardan besleniyor. Kimileri doğada ilahi bir düzen görürler, ben buna gülerim. Doğa karmaşadır çünkü. Doğa üzerine çalışır ve yazarken doğanın karmaşa içinde sürekli var olmaya, üretmeye ve değişmeye devam etmesini örnek almak demeyeyim de, ona kendini kaptırmak diyeyim, belki de kaçınılmazdı. Ve nihayetinde insanın kendini buna kaptırması da sabırdan ve yavaşlığa teslim olabilmekten geçiyor.“
@umranavci@milliyet_sanat
“İşte bu roman bu diyardan gitmeyenlerin öyküsü. Türkiye de aynı böyle. Toplum olarak gidecek başka bir diyarımız yok. O zaman birbirimize tahammül edeceğiz. Saygı duyacağız.”
Bahadır Erdem, “Baba Oğul Hikâyeleri”yle ilgili Ümran Avcı’ya konuştu.
https://t.co/XesP5KOZSr
Semra Pelek mesleğe ilk başladığım günlerden beri tanıdığım bir gazetecidir. Haberlerini de duruşunu da gazetecilik etiğine bağlılığını da bilirim. İftiralar, saçma suçlamalar onun üzerine yapışmaz. Semra Pelek’i serbest bırakın.