"Sanki biri bana kocaman bir yapboz verdi ve üzerinde büyük resmin olduğu kutu bende değil. Bu yüzden bittiğinde resmin neye benzeyeceğini bilemiyorum. Tüm parçalar bende mi ondan da emin değilim."
İçimdeki Müzik
ya n'olacaktı? her gün en az bir kadının öldürüldüğü, katillerin "iyi hal" indirimleriyle ödüllendirildiği bir ülkede şiddet sadece evde mi kalacaktı? elbette okullara, hastanelere, her yere sıçrayacaktı. hiçbiri diğerinden bağımsız değil; hepsi aynı çürümenin eseri.
Daha acı bir şey söyleyeyim. Türkiye'de bazı psikolojik eşikler var. Bazı şeyler, sadece psikolojik eşik aşılmadığı için yapılmıyor.
Bu okul mevzusu ilk kez bu çocukların mı aklına geldi? Tabi ki hayır. Daha önce de çok kişi düşündü ama sadece bu psikolojik bariyer sebebiyle yapmadı. "Yapabilirim" düşüncesi yoktu kimsede. Bu yüzden girişilmiyordu.
Bir kere yapıldıktan sonra devamının gelmesinin sebebi bu biraz da. Artık böyle şeylerin yapılabildiği görüldü. Sadece yapılabildiği için yapılacak bundan sonra.
Bu eşik yıllar içinde eğitim sisteminin bozulmasıyla, öğretmenlerle kurulan ast-üst ilişkisinin yıkılmasıyla, okullardaki disiplinin bitirilmesiyle, öğretmene verilen değerin sıfırlanmasıyla, okulların "kurum" kimliğinin yok edilmesiyle aşındı ve yok edildi.
Bu psikolojik eşiğin tekrar baştan kurulması lazım. O da mevcut isimlerle, mevcut yöntemlerle zor. Bir kere aşıldıktan sonra; ister cezayı arttır, ister sosyal medyayı yasakla, ister bütün negatif fikirleri yok et, ister okullara danışman gönder fark etmez. Birileri, yapabileceğini düşündüğü için yapmaya, en azından denemeye devam edecek.
Ülkeye yeni bir çehre, yeni bir psikoloji lazım.
10 Aralık 2016…Beşiktaş, dehşet verici bir patlamayla sarsılıyordu.
Patlamanın sesi, İstanbul'un karşı yakasından bile duyulmuştu.
Hatırlayanlarınız olacaktır, o anlarda Üsküdar sahilinde 3 genç gitar çalıp şarkı söylüyor ve video kaydı alıyorlardı.
24 Kasım Öğretmenler Gününüz kutlu olsun.
Dünya tarihinin en eli kanlı terör örgütü PKK tarafından katledilen öğretmenimizin ruhu şâd olsun.
Türk Milleti; şehitlerini ve katillerini UNUTMA.
“Neden Bebek Katili Diyoruz, Sebebini Biliyor Musunuz?
Yasemin Tekin.
Öğretmendi.
3 yaşında kızı vardı.
25 Ekim 1993'te, Bitlis'in Erikli köyünde yemekteyken pkklı teröristlerce şehit edildi.
3 yaşında kızı elinde ekmeği varken şehit edildi.
Yasemin 8 aylık hamileydi.
Karnı paramparça oldu.
Baba da bunları gördükten sonra
şehit edildi.”
(Ertürk Özel)
Ücretli öğretmenlik maaşının yarısının yola gideceğini bilerek, “KPSS kitaplarını ailesine yük olmadan alabilmek için” öğretmenlik yaptığı Gaziantep'te okuluna atılan bir roket ile henüz 22 yaşında şehit edildi.
Ruhun şad, Öğretmenler Günün kutlu olsun Ayşenur Öğretmenim.
7 yıl önce
Kaçırıldı,
İşkence gördü,
Katledildi.
23 yaşındaydı ve henüz 8 aylık Öğretmendi.
Aziz naaşı 27 gün sonra Munzur Çayına atıldı.
Şehit Öğretmenimiz Necmettin Yılmaz.
Asla unutma ve hatırla.