Helikopterden atıldıktan sonra linç edilerek katledilen Servet Turgut’un ölümüne dair ATK raporu 6 yıl sonra ortaya çıktı.
İşkencenin boyutunun gözler önüne serildiği raporda, Turgut’un vücudunda neredeyse kırılmadık kemiğin bırakılmadığı kaydedildi.
Raporda, Turgut’un vücudunda kafa, yüz, kaburga dahil neredeyse tüm kemiklerin kırıldığı, beyin kanaması geçirdiği, akciğer sönmesi, doku ölümleri ile bunların yol açtığı organ yetmezlikleri sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. https://t.co/HHFWEF1hnr
Bu durum 90’larda da ‘devlet politikasıydı şimdide öyle. Batman’ın 90’larda bir ‘intihar şehri’ olarak adlandırılmasının ardında da bu ‘kirli politika’ vardır.
Tüm kadınlar izlemeli bu filmi bambaşka hikayeleriyle aynı yolda mücadele eden tüm kadınlara ithaf bir film, bazen yeni bir yol açmalıyız kendimize hiç denenmemiş o yol en iyi yol olabilir
Hayran olduğum kadın oyuncular ve şahane oyunculuklar var bu filmde
📌Hafıza zaman aşımına uğramaz
▪️Bugün 33. yıl dönümünde durup düşündüğümüzde, Madımak’ın aslında Türkiye’nin çok sesliliğine, demokrasisine, laikliğine ve birlikte yaşama iradesine vurulmuş bir darbe olduğunu daha iyi anlıyoruz
▪️33 yıl sonra bugün Madımak’ı anmak sadece katledilenlerin yasını tutmak değildir. Madımak’ı anmak; karanlığa karşı aydınlığı, nefrete karşı sevgiyi, ayrımcılığa karşı eşit yurttaşlığı ve en önemlisi adaleti savunmaktır
🖊Hicri İzgören
https://t.co/vKxqfUurcJ
📌 Hizbi-Kontra’nın katlettiği gazeteci arkadaşımız Hafız Akdemir’i, vurulduğu anda yanında olan yeğeni Veysi Polat’tan dinledik:
▪️ Cezaevinden tahliye olduktan birkaç ay sonra haftalık Yeni Ülke Gazetesi’nde çalışmaya başladı. Leyla Zana o dönemde gazetenin Diyarbakır temsilcisiydi
✍ Hüseyin Kalkan
https://t.co/fV4lor2DHp
İnkâra ve cezasızlığa karşı en güçlü direniş, hakikatten vazgeçmeyenlerin sesinde hayat bulur. Gözaltında kaybedilenlerin isimlerini anmak, hikâyelerini anlatmak ve onları unutturmamak; inkâr politikalarına karşı ortak hafızamızı korumanın en güçlü yoludur. Bu yüzden geçmişi karanlıkta bırakmak isteyenlere karşı hatırlamaya, anlatmaya ve hakikati savunmaya devam ediyoruz.
Bugün bir kez daha, zamanaşımı kararlarıyla kayıp dosyalarını kapatan mevcut yargı sistemine itiraz ediyoruz. Bizler; hakikati açığa çıkaran, sorumluları hesap vermeye zorlayan ve adalet talebine yanıt veren bir hukuk sistemi istiyoruz.
#CumartesiAnneleri1102Hafta
🔴AKP'li vekilin evinde ölü bulunmuştu: “Nadira Kadirova dosyası yeniden açılsın”
📌Nadira Kadirova, 23 Eylül 2019 akşamı, hasta eşine bakmak için kaldığı AKP’li Milletvekili Şirin Ünal'a ait evde başından vurulmuş halde bulundu.
📌Olayda kullanılan silah, Ünal’a ait 9 mm'lik bir Beretta marka tabancaydı.
📌Otopsi işlemleri, olağanüstü hızlı bir şekilde (bir günde) tamamlandı.
📌Ankara Cumhuriyet Savcılığı, Kadirova'nın ölümünün “intihar” olduğuna karar verdi ve dosyayı kapattı.
📌Kadirova ailesinin avukatı, karara itiraz etti.
📌Nadira’nın yakın arkadaşı Leyla Niyazova, Nadira'nın, Şirin Ünal tarafından “rahatsız edildiğini” söyleyerek ağladığını aktardı.
📌Otopsi raporunda Nadira’nın rahminde sadece erkeklerde bulunan PSA maddesine rastlandı.
📌Üstelik kriminal incelemede Nadira'nın elinde atış artığı bulunmadı.
📌CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, yeniden gündeme getirdi: “Nadira Kadirova dosyasının da aralarında bulunduğu şüpheli kadın ölümü dosyaları yeniden açılsın.”
Tahir Elçi, Metin Can, Medet Serhat, Şevket Epözdemir, Faik Candan ve daha pek çok kıymetli avukat, bu coğrafyada katledildi.
Adaletsizliğin her türlüsüne karşı duran, insan haklarını savunan tüm onurlu avukatların Avukatlar Günü kutlu olsun.