Patrik Proško'nun birbirinden bağımsız eşyalarla inşa ettiği ve "Dünyada kendi Atatürk'üne ihtiyaç duyan birçok ülke var" mesajıyla paylaştığı anamorfik Mustafa Kemal Atatürk portresi:
Gerektiğinde bir ağaç için iş makinesinin önünde, gerektiğinde barışın postacısı, gerektiğinde en iyi film yönetmeni, gerektiğinde 12 Eylül faşist cuntasına direnen Devrimci.
Bu topraklarda yetişen çiçekler seni hiç unutmayacak Sırrı abe.
Seni hep güzel hatırlayacağız.
Sonunda ağzındaki baklayı çıkarmışsın!
Ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu unutup açıkça bir cumhurbaşkanı adayını “telef” etmekle tehdit etmişsin.
Beni değil on milyonlarca seçmeni, milleti tehdit ediyorsun.
Aziz Milletim!
Cumhurbaşkanının “telef oldunuz”, “telef olacaksınız” sözü Türk siyasi tarihinin en dehşet verici itiraflarından birisidir.
Erdoğan rakiplerini saf dışı bırakmak için her yolu denediğini, daha da deneyeceğini itiraf etmiştir.
Seçimi iptal ederek, milli iradeyi yok sayarak, emrine aldığı yargı marifetiyle rakibini hapse atıp 35 yıllık diplomasını iptal ederek, aile fertlerini hapse atarak bizi durduramayacağını gören bu akla şu soruyu sorun:
Bilmediğimiz başka hangi yöntemlerin var? Daha ne yapacaksın? Henüz “heybenden” çıkarmadığın başka ne kaldı?
Aziz Milletim;
Telef olan Türk ekonomisidir, iştir, aştır, ekmektir,
Telef olan demokrasi ve hukuktur,
Telef olan milyonlarca emeklinin, işçinin, memuru , çiftçinin, gencin hayatıdır,
Telef olan “milletin hizmetkarı” diye yola çıkarıp bir kenara atılan Ak Partili kadrolardır,
Telef olan her musibete rağmen yıllarca Erdoğan’ı sırtlamış Ak Partili seçmenin umutlarıdır.
Bu kötücül aklın yakıp yıkmadığı, canından bezdirmediği, inim inim inletmediği, “telef etmediği” ne kaldı?
Allah’ın izni, milletin desteğiyle ne telef olacağız, ne de kimseyi telef edeceğiz.
Ülkeyi bu kötücül akıldan kurtarıp düze çıkaracağız.
Ülkemin İş İnsanlarına, Akademisyenlerine, Medya Mensuplarına, Bürokratlarına, Sanatçılarına,
Sivil Toplum Erbabına,
Demokratik ve Müreffeh Türkiye Sevdalılarına Sesleniyorum;
Kendisini iktidar zanneden bir avuç muhteris; milletimizin nefesini kestiğini, sesini kıstığını, onları köşeye sıkıştırdığını düşünüyor.
86 milyon insana ait 50 milyar doları cayır cayır yakan, milleti pahalılığa ezdiren, açlıkla ve yoklukla imtihan eden, mutsuzluğa ve umutsuzluğa hapseden, paramızı pula döndüren bir avuç muhteris.
Geleceğimize kasteden, milleti ayrıştırıp, kutuplaştıran, Anadolu irfanından ve erdeminden zerre nasiplenmemiş bir avuç muhteris.
Korkuyu, tehditi, zindanları göstererek kendi çıkarı için yalancı şahit, iftiracı, gizli tanık üretmeyi bağımsız yargı diye yutturmaya çalışan zalim ve baskıcı bir avuç muhteris.
AZİZ MİLLETİM,
MİLLET EGEMENLİĞİNİN KUTLU HAFTASINA GİRİYORUZ. HİÇBİR GÜÇ MİLLETİMİZİN ÖZGÜR DÜŞÜNCESİNE ZİNCİR VURAMAZ.
SEVGİ DOLU, HOŞGÖRÜLÜ, DUYARLI, CESUR GENÇLER BİZİMLE.
HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK DİYEN ÇOCUKLARIMIZ BİZİMLE.
Ellerinden hürmetle öptüğüm, inşallah özgür olduğumda ilk fırsatta ziyaret edeceğim “TURPUNAN, ŞALGAMINAN DEVLET İDARE EDİLMEZ, ADALET İLE İDARE EDİLİR” diyen YOZGATLI ÇİFTÇİLERİMİZ BİZİMLE.
MERTLİKLE, CESARETLE, ADALETLE yürüyeceğiz bu yolu.
MİLLET İRADESİDİR HEPİMİZİN GÜVENCESİ.
Hiç merak etmeyin, MİLLET NE DERSE O OLACAK. MİLLETİMİZ KAZANACAK, MİLLETİMİZ BÜYÜKTÜR.
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
Helal oylarla kazandığımız seçimlere çökmeye çalıştınız olmadı.
31 yıllık diplomaya çöktünüz olmadı.
Kazanamadığınız belediyelere Ankara’dan kayyum atayıp çökmeye çalıştınız olmadı.
İnançlı bir insanın asla tevessül etmeyeceği biçimde milletin malına, mülküne, şirketine çöktünüz o da olmadı.
Panikle, elleriniz ayaklarınız dolanarak yaptığınız her iş dönüp sizi vuracak.
Hiç beklemiyordunuz ama hamdolsun bu büyük millet uyandı.
Ne yaparsanız yapın, er ya da geç bu aziz millet sizi sandığın en dibine gömecek.
Milletin malına mülküne çökenler, ailelerine kötü söz söyleyenler kendi tuzaklarında boğulacak.
Millet gelecek millet.
Ben, İstanbul Büyük��ehir Belediye Başkanı olduğum andan itibaren, şehri yönetirken, kanala, yalana, talana ve aynı zamanda ranta ve millet aleyhine olan her hususa karşı durduğum için bugün buradayım.
Bugünkü mahkemede yaptığım savunmamı milletim okusun;
https://t.co/S5ZXocmA69
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in “BOYKOT” çağrısını destekliyorum. Milyonlarca vatandaşımızı disiplinle, özveriyle BOYKOT sürecine dahil olmaya davet ediyorum.
Bu BOYKOT, medya ve iş dünyamızı yok etmeye, onlara zarar vermeye yönelik değildir. Bilakis onları prangalarından kurtarıp özgürleştirmeye dönüktür.
Uzun yıllardır, baskıcı ve antidemokratik iktidarın bir avuç ihtiras sahibine teslim oldular. Keyfi dayatmalara, topluma umutsuzluk ve korku salmaya teşne oldular. Kimileri isteyerek bunu yaptı, kimileri korkuyla. Artık zaman değişti. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemeyeceğiz.
Medya ve iş dünyası için seçim yapma vakti gelmiştir; ya 1 kişinin güdümünde yola devam edecek ve BOYKOTUN sert etkilerini görecekler ya da bizler gibi milletin yanında hizalanacaklar.
Tüm vatandaşlarımızdan güçlü bir tepki bekliyor, milletimizin sağduyusu ve dirayetine güveniyorum.
Aziz milletim;
Asla umudunuzu yitirmeyin.
Göreceksiniz; haktan ve hukuktan nasibini almamış bir avuç insan kaybedecek, millet kazanacak.
Milyonlar bugün iradesine sahip çıktı.
Teşekkürler İstanbul.
Mansur Yavaş’ın, Melih Gökçek hakkında 46 milyar TL’lik (eski parayla 46.000.000.000.000.000,00 TL) 97 dosyayı savcılığa verdiği, ancak savcının Melih Gökçek’i ifadeye bile çağırmadığı ortaya çıktı.
Benim kıymetli vatandaşlarım,
Milyonlar oldunuz, sandıklara koştunuz. Bana çok güçlü bir yol haritası çizdiniz. Şimdi bayram arifesinde, Türkiye'nin ikinci yüzyılı yolculuğunun arifesinde hep birlikte yola çıkacağız.
Çocuklarımızla, gençlerimizle, kadınlar, erkekler, hep birlikte İstanbul'un ve Türkiye'nin muhafızları olacağız. Ben sizleri Silivri'den izleyeceğim ama tüm kalbimle, düşüncelerimle ve cümlelerimle sizlerle olacağım.
İstanbul'un en büyük buluşmasında özgürlük, demokrasi, adalet için birlikte olalım. Millet büyüktür.
“Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar,
güneş ufaktan şimdi doğar, yürüyelim arkadaşlar.”
Sizi çok seviyorum. Her şey çok güzel olacak.
Büyük Buluşma;
29 Mart Cumartesi 12.00’de
Maltepe Sahil Miting Alanı’nda