Kimse endişe etmesin. Fenerbahçe Stadı'nda kombineler yine satılır. Zaten kulüp de bunu bildiği için fiyatları yukarı çekiyor. Bugün Fenerbahçe Stadı'nın çevresinde yaşayan insanlar elit, paraları olan kimselerdir. Kombinelerini her türlü alırlar. Hatta FB TV'de bir haber patlatılır:
"Fenerbahçe kombinelerde bu kadar gelir elde etti."
Bu sosyete, tırışka mekanda içtiği kolpadan içeceğe yüzlerce lira verdiği sırada "Şu kadar senedir ailecek kombine alıyoruz. Bu kadar senelik de kongre üyesiyiz." hikayesini anlattır.
Keza, Ataşehir'deki bitik tribün kitlesinin nedeni de o semtin insan profilidir. Onlar da salondaki yerlerini sabitlerler. Fakat Fenerbahçe tribününün kemik kitlesi özellikle Avrupa yakasından akar ki onlar da bu malum gelir grubundan çok daha alt seviyede yaşar. Dolayısıyla zaman geçtikçe Fenerbahçe Stadı elitleşiyor. Kapasite artınca sorunlar daha da artacak. Geçmiş olsun.
En aşağı 400 loca ve üzerine 4-5 katlı bir statla, yeni nesil AVM Spor Arenamızı inşa ederiz. Yeni nesil kuşakların bilgisayar başında on dakikalık özetler, kolpacılık ve tartışma modu sebebiyle daha fazla dopamin salgılatan 2 saatlik boş tartışma programlarıyla sürdürdüğü taraftarlığı mutlu ederiz. Bol transfer için stadı para basma makinesine çeviririz. Her sene zenginler yönetime aday olur. Fakat yine hepsi kulüp kasasından harcar. Ne acayip... :d
Milyonlarca euroluk zenginlerin paraları, "Bu sene kesin şampiyonuz!" diye girilen senede stat gelirlerine ayar çekmeye yetmedi mi? Yetmez... Rasyonel ekonomi mekonomi sıkarlar.
Ne olur? Bir şey olmaz. Bir deplasmana gidersiniz. Kulüp kameramanının yanlışlıkla video kaydına aldığı bir çocuğun ya da bir ailenin görüntüsüne rastlarsınız. Sonra onu bir maç statta ağırlarsınız. İşte halkın takımı Fenerbahçe budur!
Fakat dikkat edin! Stada aldığınız halktan kimseleri Kadıköy sosyetesinden uzakta tutun. Mazallah, huzurları kaçar. Oturarak maç izlemeye alışkınlar. Misafir aile bir iki tezahürat yapar. Ayağa kalkar. Sosyete rahatsız olur. Sonra gittiğiniz "Komançerolular Fenerbahçe'yi Sevenler Derneği"nin akşam yemeği balosunda son model kıyafetlerini giyip gelen kongre üyemizin sitemlerini dinlersiniz.
Hülasa, bu işler böyledir. Burada itiraz edenler de yine kombineleri alırlar. Sonra, "En büyük Fenerbahçeli biziz. Her maça gittik." şekilleriyle yollarına bakarlar. Fenerbahçe Stadı artık eskiden devasa maçlara giden taraftarların geçmişi yad ettiği bir ritüel yerine evrilmiştir. "Ben görevimi yaptım." düşüncesiyle içini rahatlatan, eskinin bıçkını, şimdinin suskunu bir kitle maçları kovalar. Bunun dışında sesi sahaya ulaşmasa da doksan dakika bağıran bir ekip ve hepsinden çok daha fazla stadı bir etkinlik yeri hüviyetinde değerlendiren kalabalık yerini alır.
Bin kere yazdık. Binbir olsun. Bu kafayla gidilirse stat düzelmez. Bir iki maçta takım iyi oynayınca ortaya çıkan birkaç dakikalık sekanslarla avunulur. O kadar. Dahasını kimse beklemesin. Stada müşterileri doldurduktan sonra sahadaki oyunu beğenmeyince absürt tepkiler gösterenlere de kimse şaşırmasın. "Ben!" dünyasının cukkalı tiplerini içeri doldurup taraftarı dışarıda bırakan sizsiniz.
Bütün bu sözlerim son yılların tüm yönetimlerinedir. Hiçbir farkları yok. Stat mühendisliği aynı şekilde devam ediyor. Selametle.
EY TRABZONSPOR CAMİASI!
Top oynanılan savcılar görünürde Devletin savcılarıydı, devletin hakimleriydi...
Fenerbahçe ya da herhangi bir spor kulübü, ne zamandan beri kolluk kuvvetleri gibi GBT sorgular oldu?
İnsanların vatan haini olabileceğini kulüpler ve yöneticileri nasıl bilebilir?
Asıl olay; gerçekler ortaya çıktığında, devlet kademelerinde ve yargı süreçlerinde tescillendiğinde alınan tavırda gizlidir.
Sizler yıllardır sınıfta kalıyorsunuz!
3 Temmuz'da Fenerbahçe'ye kumpas kuran, kumpasa destek olan;
Medya mensupları tutuklu,
Soruşturmayı yürüten ve sahte delil üreten polisler tutuklu,
Soruşturmayı yürüten savcılar kaçak ya da tutuklu,
Yargıtay nezdinde karar verenler kaçak ya da tutuklu iken;
Türk yargıları, yeniden yargılamalar sonrasında Fenerbahçe'yi davasında haklı bulup, beraat ettirmişken;
Cumhurbaşkanı @RTErdogan ve iletişim kanalları, Fenerbahçe'ye yapılanları FETÖ kumpası ilan etmişken;
Bizzat Sadri Şener tarafından, FETÖ üyesi oldukları ortaya çıkan avukatlara kulüp üzerinden HİMMET parası (12 Milyon TL) gönderildiği ilan edilmişken;
Hangi hakla ve akılla,
FETÖ'ye karşı duvar olan,
Ülkeyi yönetenlere fener tutan, yol gösteren,
Medyasıyla, siyasi gücüyle, emniyet ve yargı içindeki yapılanması ve spor üzerinde de sizin ve malum takımın desteği ile oluşturulan kamuoyu baskısına rağmen zafer elde eden Fenerbahçe'ye iftira atıyorsunuz?
Bizler sizi delikanlı sanardık!
Madem Fenerbahçe şike yaptı ve FETÖ kumpasına uğramadı...
7 Mart MİT kumpası nedir?
17/25 Aralık nedir?
15 Temmuz hain darbesi nedir?
İşinize göre davaları ayırmak;
İşinize göre kumpas ya da haklı dava demek erkekliğe sığar mı?
Yıllarca camialarınızı konsolide etmek için Fenerbahçe düşmanlığını, FETÖ kumpaslarına su taşımanızı görmezden geldik...
Artık yeter!
Haddinizi ve yerinizi bilin!
Ya adam gibi biz FETÖ kumpasına sığındık, o yoldan ilerliyoruz diyerek itiraf edin,
Ya da herkes uyurken FETÖ'ye karşı şanlı direniş gösteren ve zafer elde eden Fenerbahçe'nin yanında olun...
Hodri meydan! @Trabzonspor