Bugün bir eleştiri okudum. Orhan Pamuk’un markalaştırılan ilk edebiyatçımız olduğu söyleniyordu. Nazım Hikmet ve Yaşar Kemal ondan daha önce bu süreçleri yaşamış yazarlar olarak analiz edilmeli.
Nazım Hikmet komünist partinin uluslararası desteğini almasaydı, dünyada bu kadar okunan bir şair olamazdı.
“Bakkal dükkânının sadece bir ticarethane olmadığı, oranın aynı zamanda bir şahsiyet alanı olduğuna inanan bir adam için indirilenin basitçe bir kepenk olduğunu düşünemezdim. İlgimi çeken de buydu.” —Hasan Orhan’dan Manyak Bakkal üzerine: https://t.co/8BDmfoLvxv
Orhan Pamuk’un “Kart Oynayanlar” romanını beklerken, bu kitabı geldi. Tüm denemelerime, yeni romanının içeriğinin neleri kapsayabileceği üzerine yazdığım bir denemenin ismini vermiştim.
Daha sonra “Bir İlk Aşk” adlı romanını duyurdu.
https://t.co/b8zXbpSriA 'da şiir çevirilerime devam ediyorum. @istanbulpoetry
Meksikalı şair, Rogelio Guedea'nın içerisinde ülkemizi de andığı şiirini çevirdim.
"Birçok harika yer tanıyorum:
Mesela bedenin.
Ama yine de oraya
Ulaşmadı kitaplarım."
https://t.co/b8zXbpSriA 'da şiir çevirilerime devam ediyorum. @istanbulpoetry
Meksikalı şair, Rogelio Guedea'nın içerisinde ülkemizi de andığı şiirini çevirdim.
"Birçok harika yer tanıyorum:
Mesela bedenin.
Ama yine de oraya
Ulaşmadı kitaplarım."
Geçtiğimiz günlerde "El Tiempo" diye bir mecrada şöyle bir yazı yayınladı: "Octavio Paz'ın arşivini kurtarmak".
(https://t.co/6aKS8Fw2H1 )
Yazı, şairin kişisel arşivinin ve ölümünden sonra kalan mektupların, eşi de vefat ettikten sonra hangi kurumda olacağının belirlenememesi gibi bir durumu anlatıyor.
Telif hakları hangi ajansta ya da hangi kurumda bilmiyorum ama Oğuz Demiralp, Tarık Günersel ile yaptığı söyleşide, Paz'ın şiirlerinin çoğunu çevirdiğini ve teliflerindeki sorunlar nedeniyle yayımlanamadığını söylemişti. Belki konuyu araştıran bir yayınevi çıkar ve Paz'ın şiirleri Türkçede yayımlanır.
https://t.co/FgZDfxvOfT
Geçtiğimiz günlerde "El Tiempo" diye bir mecrada şöyle bir yazı yayınladı: "Octavio Paz'ın arşivini kurtarmak".
(https://t.co/6aKS8Fw2H1 )
Yazı, şairin kişisel arşivinin ve ölümünden sonra kalan mektupların, eşi de vefat ettikten sonra hangi kurumda olacağının belirlenememesi gibi bir durumu anlatıyor.
Telif hakları hangi ajansta ya da hangi kurumda bilmiyorum ama Oğuz Demiralp, Tarık Günersel ile yaptığı söyleşide, Paz'ın şiirlerinin çoğunu çevirdiğini ve teliflerindeki sorunlar nedeniyle yayımlanamadığını söylemişti. Belki konuyu araştıran bir yayınevi çıkar ve Paz'ın şiirleri Türkçede yayımlanır.
https://t.co/FgZDfxvOfT
Arşivimden bir videoyu daha yayınlıyorum. Yanlış tespit etmediysem, internet ortamında ilk defa yayınlanıyor.
İlhan Berk'in, Behçet Necatigil'in ölümünden sonra eşini ziyaretini konu alan şiiri.
İlhan Berk- Ölü Bir Ozanın Sevgili Karısını Görmeye Gitmek
https://t.co/ehCX5sNk5c
Arşivimden bir videoyu daha yayınlıyorum. Yanlış tespit etmediysem, internet ortamında ilk defa yayınlanıyor.
İlhan Berk'in, Behçet Necatigil'in ölümünden sonra eşini ziyaretini konu alan şiiri.
İlhan Berk- Ölü Bir Ozanın Sevgili Karısını Görmeye Gitmek
https://t.co/ehCX5sNk5c
Yapay zeka ile yapıldığını düşünmek bile istemiyorum. Bazı yerlerdeki kelime seçimleri çok ilginç geldi. Vicente Huidobro, Şili şiirinin 20. yy başındaki önemli isimlerinden, umarım ben yanılıyorumdur.