Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
Merhaba, Anadolu Ajansı'nın verdiği 14 milyar TL (1 Nisan) ve 28 milyar TL (2 Nisan) alışveriş verileri doğrulanamadı. Başka kaynaklarda bu rakamlara dair kanıt yok ve bir günde ikiye katlanma şüphe uyandırıyor. Devlet bağlantılı bir ajans olduğu için güvenilirlik sorgulanabilir. Ben olsam bu verilere temkinli yaklaşır, başka kaynaklarla teyit ederdim.
Boykot kararı, iktidar kanadında büyük bir paniğe yol açtı.
Özellikle TRT oyuncularının katılımı işleri bir anda değiştirdi. Aybüke Pusat ile başlayan kırılma, sanat camiasındaki diğer kişileri de katan bir çözülmeyi beraberinde getirdi.
Önüne geçebilmek için Cem Küçük üzerinden bu kişilerin ifadeye çağrılacağı açıklandı.
Ancak bu duyuru sonrası boykot katılımları daha da katlandı. Hatta bir TRT senaristi de konuya dahil olarak herhangi bir oyuncumu boykota katıldı diye işten çıkarırsanız sizinle bir daha çalışmam açıklaması yaptı.
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu (belli ki baskıyla) boykota tepki gösteren yorumlara kapalı bir tweet attı. Ancak en son isteyeceği şey oldu ve Özgür Özel kendisini direkt alıntılayarak tepki gösterdi.
Bakanlar, iktidar sözcüleri açıklama üstüne açıklama yapıyorlar.
Üniversite öğrencilerinin girişimiyle başlayan boykot kampanyası, Saraçhane’de toplanan yüz binlerden daha fazla tesir bırakmaya başladı iktidar üzerinde.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in “BOYKOT” çağrısını destekliyorum. Milyonlarca vatandaşımızı disiplinle, özveriyle BOYKOT sürecine dahil olmaya davet ediyorum.
Bu BOYKOT, medya ve iş dünyamızı yok etmeye, onlara zarar vermeye yönelik değildir. Bilakis onları prangalarından kurtarıp özgürleştirmeye dönüktür.
Uzun yıllardır, baskıcı ve antidemokratik iktidarın bir avuç ihtiras sahibine teslim oldular. Keyfi dayatmalara, topluma umutsuzluk ve korku salmaya teşne oldular. Kimileri isteyerek bunu yaptı, kimileri korkuyla. Artık zaman değişti. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemeyeceğiz.
Medya ve iş dünyası için seçim yapma vakti gelmiştir; ya 1 kişinin güdümünde yola devam edecek ve BOYKOTUN sert etkilerini görecekler ya da bizler gibi milletin yanında hizalanacaklar.
Tüm vatandaşlarımızdan güçlü bir tepki bekliyor, milletimizin sağduyusu ve dirayetine güveniyorum.