Dün bize bırakılan, bugün bizim yaşattığımız, yarın çocuklarımıza taşıyacağımız en kıymetli emanet CUMHURİYET 🇹🇷
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
#YaşasınCumhuriyet 🇹🇷
Ziya Gökalp'e dair iki mühim husus...
Ziya Gökalp onurlu ve gururlu bir şahsiyetti. 1923 yılının Şubat ayında, Kara Kemal tarafından İstanbul'da tüm eski İttihatçıların davetli olduğu mühim bir toplantı düzenlendi. Bu toplantının görünürdeki amacı Gazi'ye yardımcı olmak, perde arkasındaki nedeni ise Gazi'ye karşı politik bir güç merkezini örtülü şekilde kurmaktı. Her İttihatçı gibi Ziya Gökalp de bu toplantıya davet edildi. Fakat o hiç gitmedi. Bu tavır bir yandan Gazi'ye bağlılığın bir yandan mazideki tatsız hatıraları harlamaya karşı çıkışın yani onurun göstergesiydi. Gökalp'in aziz ismi, 1926 yılındaki suikast yargılamalarında ortaya saçılan kara hatıralar arasında nur gibi parlamış, öldükten sonra da aziz ismini hayırla yad ettirmiştir.
Ziya Gökalp onurlu olduğu kadar gururluydu da. Hastalığının amansızlığına ve maddi durumunun fenalığına rağmen kimseden yardım dilenmemişti. Hazindir ki Gazi'nin bu rahatsızlığı öğrenmesi, sağlığının bir daha düzelme imkanının kalmadığı vakte, 21 Ekim'e denk geldi. Gazi onu Avrupa'da tedavi ettirmek için bizzat kefil olsa da Gökalp kısa süre sonra, 25 Ekim'de vefat etti. Gazi'den gelen mektup ona okunurken şöyle söylemişti:
'Teşekkürlerimi yazınız. Ölürken beni hatırladığı için minnettarım. Çocuklarıma babalık vazifemi yapamadım. Onları milletime ve kurtarıcımıza bırakıyorum.
Nur içinde yatsın...
Kam davulu, üzerindeki sembollerle özellikle İslâmiyet öncesi Türklerin inanç dünyalarına, geleneklerine ve kültürel hafızalarına dair izler taşır.
Her motifinde bir anlam, her vuruşunda geçmişten bir miras…
19 Eylül #GazilerGünü'nde başta Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanı için hayatını ortaya koyan kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.