Kalkın ayağa! Sadece Türkiye değil, tüm dünya görsün! Galatasaray Fenerbahçe maçında Leroy Sane'nin sol ayağına net şekilde darbe olmasına rağmen penaltı verilmedi! O yapı bilsin ki bu saatten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaycak! #GSvFB
Osimhen: (Fenerbahçe'nin kol koruyucusunu şikayet etmesi hk.)
"Bu insanları anlamıyorum. Böyle bir şeyden şikayet etmeleri çok mantıklı gelmedi.
Sonuçta ligin en iyi takımına karşı mücadele edecekler. Buraya geldim, golümü attım, mesajımı verdim."
Okan Buruk sana milyon kere yazıklar olsun. Yine başımızı eğdirmeyi başardın. Sezon başından beri bu rahat, vurdumduymaz, şımarık futbolunun sonucudur bu sonuç. Hiç hakem makem demeyin. Okan takımı ciddi şekilde hazırlamıyor. Rakibi ciddiye almıyor. Fena halde üzüldüm. Reziller!
Bir Müdür yardımcısının dikkat çeken paylaşımı:
"BU BİR İHBARDIR!
Müdür yardımcısı olarak görev yaptığım okulumun önünde; bu akşam mesai bitimime yakın, serseri edasıyla takılan, ailerilerinin veremediği terbiyeyi okulda vermeye çalıştığımız kendi okulumdan 4-5 öğrencime “evlerinize gidin evladım, buralarda dolanmayın” dedim. Baktım laftan anlamıyorlar birinin sırtından HAFİF İTEREK “hadi olum dağılın, doğru evlerinize gidin” dedim.
Öğrenciler biraz uzaklaştıktan sonra sırtından iterek uyardığım öğrenci geri döndü ve “buna hakkınız yok hocam, burası okul dışı, beni itemezsiniz” dedi.
İki gündür yaşanan olaylara zaten canım sıkkın, o hışımla öğrencinin yanına gidip nelere hakkım olup olmadığı hususunda, fiziksel bir müdahelede bulunmadan kendisiyle fikir alış verişinde bulundum.
Hani olur da; sesimi yükselterek öğrencinin psikolojisine olumsuz etkide bulunmuşumdur, bağırarak öğrenciyi incitip moralini bozmuşumdur, o öğrenci yarın bir gün beni yetkili makamlara şikayet ederse, şimdiden KENDİMİ İHBAR EDİYORUM.
Zamanında bir milli eğitim bakanının “Senin saçını keserlerse bana söyle, ben de müdürün saçını keserim”, “Velimi üzeni, ben de üzerim” saçmalığıyla başlayan yozlaşmanın geldiği bu durum içler acısı maalesef. Kimler doğrudan veya dolaylı olarak bu berbat durumdan sorumluysa yatacak yerleri yok.
Yazıklar olsun…"
@SabanciBerkkan 1) Biz fener değiliz, geçmiş başarılar geçmişte kalır.
2) Okana yeterli kredi verildi. ( 5-0 BJK, Fenere Süper Kupa)
3) 1.5 senedir ölüm-kalım maçlarında ölüyoruz.
4) Takım iyi oynamıyor, günü kurtarıyor, maç seçiyor
5) Teknik taktik yok, herşey bireysel performasa baglı
Ekibe bir Z kuşağı üyesi katıldı.
Birinci hafta.
İşe alım sürecinde yönetici, “Yoğun dönemlerde bazen geç saatlere kadar kalıyoruz.” dedi.
Z kuşağı başını salladı.
Sonra sordu,
“Bu ücretli mi…
yoksa sadece beklenen bir şey mi?”
Oda sessizleşti.
- Hiçbir tavır yoktu.
- Hiçbir isyan yoktu.
- Sadece bir soru.
O günün ilerleyen saatlerinde
İK, “büyüme fırsatlarından” bahsetti.
Z kuşağı,
“Büyüme maaş artışlarını mı içeriyor, yoksa sadece daha fazla sorumluluk mu?” diye yanıtladı.
Yine sessizlik.
- Hiçbir tembellik yoktu.
- Hiçbir hak iddiası yoktu.
- Sadece netlik vardı.
İşte o zaman ekip bir şeyi fark etti. İnsanlar
“Z kuşağı tembeldir” dediğinde, aslında demek istedikleri şudur:
Z kuşağı, eski kuşağın
- öğün atladığını,
- doğum günlerini kaçırdığını,
- hafta sonları çalıştığını,
- ve tükendiğini izledi sadece onlara
“bütçeler kısıtlı”
ve “işiniz olduğu için şükredin” denildi.
Yani Z kuşağı farklı bir seçim yaptı.
- Aşırı çalışmayı romantize etmiyorlar. - Acı çekmeyi hırsla karıştırmıyorlar.
- Övgü için sağlıklarını feda etmiyorlar.
Hala çok çalışıyorlar.
Sadece karşılıksız çalışmayı reddediyorlar.
Bu tembellik değil.
Bu bir kalıp tanıma.
Ve dürüst olmak gerekirse, eski neslin yaşadığı her şeyden sonra…
Onları gerçekten suçlayabilir misiniz?
3 senedir her maç yeniyorsun hiçbir tahrik hiçbir küfür etmiyorsun bak bir defa kazanıyorlar neler yapıyorlar sizin salon adamlığınıza tüküreyim jk maçından sonra da bir şey yapmadınız sosyal medyadan..siz varken başka düşmana gerek yok @GalatasaraySK yönetimi