🟢 Mikroplastik Kirliliği Forumu’ndaydık!
Adana Kent Konseyi tarafından düzenlenen Mikroplastik Kirliliği Forumu’nda; mikroplastiklerin çevre, tarım ve yaşam üzerindeki etkileri, mevcut çalışmalar ve çözüm yolları konuşuldu. 🔎🌍
🤝 Farklı kurumların, uzmanların ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya geldiği forumda biz de Çukurova Ekoloji Hafıza Derneği olarak yer aldık.
Çukurova’da plastik kirliliğinin yarattığı etkilerin görünür olması, yerel deneyimin bilimsel bilgiyle buluşması ve ortak çözüm yollarının geliştirilmesi için bu buluşmaları önemsiyoruz.
#Mikroplastik #PlastikKirliliği #Adana #Çukurova #Ekoloji
Sen Nusayri toplumuna ricada bulunabilecek birisi değilsin, haddini bil!
Yaptığın konuşma da net ve katliamcı IŞİD çetelerinin konuşmaları ile aynı. Sen kardeşlik veya birlikte yaşamadan anladığın katliamla bir toplumu ezip dağıtarak kendine bağlı bırakmak. Kafatasçı müsvedde!
Ayrıca Şara yönetimi dediğin o cihatçı çete iktidarı aldığı günden beri Tartus’ta, Lazkiye’de katliamlar yapıyor. Orada tanıdığımız insanların babası, kardeşi o Şaracı pislikler tarafından sırf Nusayri diye katledildi.
Yani halka yanıltıcı bilgiyi alenen yayıyorsun!
Müsvedde!
AÇIKLAMA
Dün katıldığım NTV’deki programda açıkladığım kişisel görüşlerim nedeniyle bazı çevrelerde bana yönelik karalama süreci başlatıldı.
Sözlerimi bağlamından koparıp, amacından ve kast ettiğim konulardan tamamen uzak iftira niteliğinde, art niyetli bu yaklaşıma yönelik açıklama yapma ihtiyacı oluştu.
Sözüm ona Arap Alevilerini kast ederek “hepsinin kuruşuna dizilmesini istediğim” iddia edilmiştir.
İç savaşta ve sonrasında yaşanan devrim sürecinde Kürtlerin, Arapların, Türkmenlerin, Sünnilerin, Dürzilerin ve Nusayrilerin bir arada yaşamasını savunan bir gazeteciye böyle bir yafta yapıştırmaya çalışmak art niyetli bir yaklaşımdan öte bir şey değildir.
Sednaya hapishanesinde ve Suriye kırsalında Esad rejiminin neden olduğu korkunç hikayeleri dinlediğimde insanların nasıl bir duyguya kapıldıklarını anlattım. Şara yönetiminin bu duygulara kapılmadan, kötü yola sapmadan süreci başarıyla yönettiğini özetledim.
Konuşmamın aşağıda tamamını yayınlıyorum. Buradan “katliam istediğim” manası çıkartmak en hafif deyimle kötü niyetli bir tutumdur.
“Suriye’de Kürt katliamı var, Alevi katliamı var, Ezidi katliamı var, Dürzi katliamı var” diye gerçek dışı kampanya yapan, Suriye’de entegrasyona ve Terörsüz Türkiye sürecine karşı çıkan bazı çevreler şimdi de benim sözlerimi çarpıtmaya çalışıyor.
Bu kötü niyetli kişilerin haricinde çarpıtılan sözlerimden üzülen, bir arada yaşamayı savunan Alevi kardeşlerimin asla onları üzecek bir şey söylemeyeceğimi bilmelerini ve her zaman onların yanında olduğumu belirtmek istiyorum.
Bu arada Terörsüz Türkiye sürecini zehirleyecek açıklamalar yapan Tülay Hatimoğulları’nın konuşmalarına engel olamayan DEM Parti yönetiminin olayın aslını araştırmadan hakkımda açıklama yapmasını da kınıyorum.
Bu iftiraları atanlara inat, her zaman şiddete karşı çıkmış birisi olarak, etnik köken ve dini inanç ayrımı yapmaksızın tüm halkların bir arada barış içinde yaşamasını savunmaya devam edeceğim.
Yeni Yazımız: Hayvanlar ve Yaşam Hakkının Sınırları, Hangi Hayatlar Korunmaya Değer?
✍️ Sabriye Akkul
“Dün başını okşadığımızda peşimize takılan hayvanın bugün ‘tehdit’ olarak karşımıza çıkabilmesi, hayvanın değişmesinden çok ona bakışımızın değiştirilmiş olmasıyla ilgilidir.
Belki de asıl tehlikeli olan tam olarak budur: Bir canlıyı öldürülebilir hale getirmeden önce, onu gözümüzde yaşamaya daha az değer bir varlığa dönüştürmek gerekir.”
https://t.co/fXnw7gYdHM
Plastik kirliliği sınır tanımıyor. 🌊
Doğu Akdeniz’den Ege’ye uzanan kıyılarımız, plastik atıkların giderek artan baskısı altında.
Denizlerimiz ve kıyılarımız atık alanı değil; korunması gereken ortak yaşam alanlarımız.
#PlastikKirliliği#Akdeniz#Ege#DenizKirliliği #EkolojikAdalet
Adana’nın merkez ilçesinde yaşıyoruz. Altını çiziyorum “merkez”!
Bu yaptığınızın er ya da geç hesabını vermelisiniz!
Sizi mahkemeye vereceğim ve peşinizi bırakmayacağım. İnsanların temel ihtiyaçlarına ulaşmasına engel olduğunuz için hesap vermelisiniz!
@TEDASKurumsal
Ya yeter artık @TEDASKurumsal yeter!
Bu yaptığınızın adı zorunlu göç politikası. İki günde bir en az 5 saat elektrik vermemek işgüzarlıktır.
İnsanlardan hizmet bedeli alıp hizmet vermemek neyin nesi?
Elektirik dağıtım işini beceremiyorsanız bırakın! Zaten işiniz de değil.
Artık sesimizi duyun ve şu ticareti sonlandırın!
Bir grup zümrenin kar hırsı büyük bir grup yoksulun zehirlenmesine sebep oluyor!
Sedat hocanın ve STK’ların söylediklerini duymanız hepimiz için iyi olur!
Hürriyet’teki röportajımız👇
https://t.co/h0btnWSp4v
Karataş Belediyesi’ne ve Belediye Başkanı Ali Bedrettin beye çağrımızdır!
Yaşam karşıtı uygulamadan vazgeçmeye; ihbar hatlarını değil, bilimsel kısırlaştırma, tedavi, rehabilitasyon ve yerinde yaşam politikalarını hayata geçirmeye çağırıyoruz.
@alibedrettin@karatasbld
@MnirNurettin2@alibedrettin Bana bak Münir misin nesin?
Gerçekten her şeye politik cevap vermek yoruyor o yüzden sana layığından konuşayım:
Kes o çeneni boş konuşan senin babandır. Sabrımı çok zorlama hayvan düşmanı dangalak. Yeter lan bi bitmediniz ya!
Ayrıca inanılmaz saçmalamışsın hemde inanılmaz!
@alibedrettin Bu açıklama açık açık hayvan düşmanlığını beyan etmektir.
Sokak hayvanlarına dair geçen yasayı “uygulamak zorunda olmak” başka bir şey; bu konuya dair bir “ihbar hattı” oluşturmak bambaşka bir şey.
Bu açıklamayı geri çekin ve bu hattı kapatın. Yaptığınız ayıp!
Kamuoyuna Duyuru
5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu gereğince Belediyeler, sahipsiz köpekleri toplayarak en yakın bakımevine teslim etmekle yükümlüdür. Belediyemiz toplama ekiplerince de ilçemizde bulunan sahipsiz köpekler toplanarak Adana Büyükşehir Belediyesi Hayvan Bakımevine teslim edilmektedir. Siz değerli ilçe sakinlerimizce de, toplama faaliyetlerine destek olmak ya da bu konuda bir şikayet veya ihbarda bulunmak istemeniz durumunda bize ulaşabilmeniz için Whatsapp ihbar hattı faaliyete alınmıştır. 0 552 776 43 17 nolu ihbar hattımıza, Whatsapp uygulaması üzerinden ulaşarak çevrenizde bulunan sahipsiz köpeklerin toplanması talebinde bulunabilirsiniz. (Bu ihbar hattımızdan sadece sahipsiz köpeklerin toplanması faaliyetleri yönelik talepler alınmaktadır.)
📂Adana'da aynı saatlerde iki farklı noktada aynı sorun görünür oldu.
Küçükdikili'de plastik atık ithalatının yasaklanması çağrısı yapıldı.
Şakirpaşa çevresindeki sulama kanalları yakınında bir çöp yangını meydana geldi.
Çevre hakkının korunması için kirliliği ortaya çıkaran politikaların değişmesi gerekiyor.
Haberin tamamını okumak için⤵️
https://t.co/xHld6zn1Um
Akdeniz Bölgesi’nde denizde ve kıyıda tespit edilen mikroplastik kirliliği üzerine başlatılan denetimlerde; Adana, Antalya, Hatay, Mersin ve Muğla’da faaliyet gösteren 23 tesise Çevre Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandı.
💼 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Adana Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi'ne (ASKİ) bağlı Seyhan Atıksu Arıtma Tesisi’ne çevre mevzuatına aykırı faaliyetleri nedeniyle tam 5 milyon 874 bin TL idari para cezası uyguladı!
📂 Adana'da mahalle sakinleri yıllardır çözülmeyen dere kirliliğine karşı bir araya geldi.
Kanalizasyon sularının dereye karıştığını, kötü kokunun yaşamı olumsuz etkilediğini belirten yurttaşlar, DSİ ve belediyelere yaptıkları başvuruların sonuçsuz kaldığını söyledi.
Haberin tamamını okumak için⤵️
https://t.co/dImlLtaMIM
📢 Şakirpaşa Sanayi Sitesi'nde yeniden açık alana bırakılan ithal plastik atıklar, yıllardır çözülemeyen atık yönetimi sorununu bir kez daha gözler önüne serdi.
♻️ Bölgede yaptığımız incelemelerde alandaki atıkların tamamının ithal plastik atıklardan oluştuğu gözlemlendi.
🏭 Atıkların, çevrede faaliyet gösteren geri dönüşüm tesislerinden yasa dışı şekilde çevreye bırakılmış olabileceğini değerlendiriyoruz.
⚠️ Benzer görüntüler 2022 yılında da kamuoyunun gündemine gelmiş, ancak aradan geçen yıllara rağmen aynı tablo yeniden ortaya çıktı.
🌍 Plastik atıkların açık alanlara bırakılması toprağı, suyu ve yaşam alanlarını kirletirken, etkin denetim ve şeffaf atık yönetimi ihtiyacını bir kez daha ortaya koyuyor.
🤝 Yaşam alanlarını korumak ve ekolojik adaleti sağlamak için çevre suçlarına karşı etkili denetim ve hesap verebilirlik şart.
📰 https://t.co/YaCW6Xq6Ty
#Adana #Şakirpaşa #İthalÇöp #PlastikAtık #GeriDönüşüm #Ekoloji #ÇevreAdaleti #AtıkYönetimi
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
🎬 Kurtderesi’nde yaşanan ekolojik yıkımı ve bu süreçten etkilenen kadınların tanıklıklarını kayıt altına aldığımız belgeselimiz yayında.
Yaşam alanlarını, hafızayı ve dayanışmayı görünür kılan belgeselimizi YouTube kanalımızdan izleyebilirsiniz
#Kurtderesi#Samandağ #İklimAdaleti #YaşamAlanları #EkolojiMücadelesi
https://t.co/XLGIJaHYMz