@AmazonHelp merhaba, hasarlı gelen bir siparişim için size yazamıyorum uygulamadan, hata veriyor (iki aydır böyle) bu yüzden telefonla aranıyordum, şimdi aramada da hata veriyor. en son bir numara yazıyordu bunu arayın diye, o da yanlış diyor. insanla dalga mı geçiyorsunuz?
Ekrem İmamoğlu: Bu ülkenin Cumhurbaşkanı milletten ümidini kesmiştir, siyaset yapmayı bırakmıştır
“Hem benim tutukluluğum hem de CHP üzerinden yürüyen siyaseti esir alma girişimi, aynı siyasi mühendisliğin farklı yansımalarıdır.
Ben ve arkadaşlarım neden tutuklandık? CHP neden ve nasıl yalan ifadelerle kurgulanan davalarla, kayyımla ve polis zoruyla genel merkezine girilerek esir alındı?
Sebebi şudur: Bu ülkenin Cumhurbaşkanı milletten ümidini kesmiştir, siyaset yapmayı bırakmıştır. Milletin hakkına girerek, insanları esir alarak, konuşanı susturarak, güçleneni bastırarak ama hep korkarak yol almak, ona artık geri dönüşü olmayan bir siyasi çöküşü yaşatmıştır.
Böylesine büyük bir siyasi erozyon içerisinde iktidardan gitmeden önce Cumhuriyete, demokrasiye, millete, siyasete, bürokrasiye, iş dünyasına, sanat ve spor camialarına karşı büyük bir yıkım operasyonu başlattılar.
Bu yıkım operasyonunun üç ayağı vardır: Yargı-medya-siyaset
Yargının içinde hiçbir kural ve kaide taşımayan, hukuka ve nizama bakmadan siyasetin emirlerini harfiyen yerine getiren adalet düşmanı bir yapı var.
Medya içerisinde hukuku ve devlet nizamını hiçe sayarak operasyonel habercilik kampanyası yürüten bir yapı var.
Siyaset içerisinde benim tutukluluğum ve CHP’ye yaşatılanlar üzerinden bütün ülkeyi esir almaya çalışan, rejim değişikliğine heveslenen ve ‘Erdoğan sonrası’ için şimdiden birbiriyle köşe kapmaca oyunlarına başlayan sefil bir yapı var.
Karşılarında ise milletiyle bağını her geçen gün daha fazla sağlamlaştıran bir siyaset, Türkiye için hayal kuran, hedefleri olan ve güçlü bir hareket var. Milletin umutları ve yarınları var. Türkiye’nin bir gün barış ve huzur içerisinde bir ülke olma imkanını sahiplenenler var.
Öyle bir süreç yürütülüyor ki milletin yaşayacağı tehlikeyi her gün canlı canlı gözlerimizle görüyoruz. HSK yeni adli yargı kararnamesini yayınladı işte. Yargıda binlerce savcı-hakimin, siyasetten emir alan, gruplaşmalara dahil olanların dahi yeri değişiyor. Neden? Çünkü 19 Mart’ta başlayan darbe hala sürüyor. Bu darbe bize değil, tüm Türkiye’ye yapılıyor. Bugün benim diplomamı alan yarın sizlerin bankadaki parasına, tapusuna, malına mülküne çöker demiştim. Aynı dediğim gibi oluyor. Şimdi de diyorum ki: Bugün sahadaki piyonlarıyla CHP’ye zorla çökenler, yarın bu ülkenin bütün partilerine, seçim kurullarına çöker ve çökecektir.
19 Mart’ta başladı bu darbe, Cumhurbaşkanı adaylığım engellenmek istendi. Fakat hazırlıklar, bu tarihten de önce başladı.
Hakkımda siyasi yasak istenen Ahmak Davası’nın yargıcı görevden alındı ve hakkımda mahkumiyet kararı verildi. Karar istinaftayken bütün yargıçlar değiştirildi ve böylece itirazım reddedildi.
Diploma ceza davasının yargıcı görevden alındı. Diploma idare davasına bakacak mahkeme ‘yeniden’ oluşturuldu ve hemen davamı reddetti. Kararı istinaf ettik, bu kez istinaf dairesinin mahkeme başkanı görevden alındı ve hemen ondan sonra talebim reddedildi.
19 Mart Darbesi’nin ürünü İBB iddianamesi için İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi baştan oluşturuldu.
Son kararname ile bu kez Casusluk Davasının mahkeme başkanı dosyadan alındı.
Yine son kararnameyle Tuzla Belediye Başkanının açtığı davanın, daha önce hakkımda beraat kararı veren yargıcı da görevden alındı.
Şimdi son kararnameyle bu zatın tüm yargıyı kendi ajandasına göre tasarladığını görüyoruz. Birlikte İBB iddianamesini hazırladıkları kişinin Ankara Başsavcısı yapılmasını bu millet nasıl yorumlasın yani? Koskoca Adalet Bakanlığı’nın, herhangi bir il başkanlığı zihniyetiyle ve ekipçiliğiyle yönetilmesini yargı mensupları ve hukukçular nasıl yorumlayacak?
Ben yargı mensuplarına ve hukukçulara sesleniyorum: Böylesi vahşi bir siyasi yargı düzeni oluşturanlara sesini çıkarmayanlar, kendisini nereye, nasıl konumlandıracak? ‘Ama ses çıkaramazlar, konuşamazlar’ bahanesini kabullenmek ve devletin yargısı adına bunu kaldırmak mümkün değildir. Bakın işte, sesini çıkarmayana, hatta onlardan emir alana bile tenzili rütbe uygulanıyor. Biliyorum ki bu ülkede namuslu, liyakatli, derdi milletine ve devletine hizmet olan şerefli yargı mensupları da var. Onlar konuşmadan, uyarmadan, sesini çıkarmadan, millet de devlet de bu kara düzenden kurtulamayacak.
Bunun adı 19 Mart darbesidir. Bu darbe bir rejim değişikliği operasyonudur. Hedefi milletin iradesini elinden almaktır. Bu operasyona dur diyecek olan da millettir. Milletin sesi olacak güçlü siyasettir. Biz insanımızın iradesini korumaya devam edeceğiz.”
(İlke TV)
CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel ve Veli Ağbaba hakkında, “2820 Sayılı Kanuna Aykırılık” ve “rüşvet almak” suçlamalarıyla dosya hazırlayan Aykut Çelik, dosyanın gönderildiği Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başsavcı olarak atandı.
https://t.co/lWDaAFmaH0
CHP yönetimi ve tabanındaki en iyi ihtimalle %95’e %5 olan bölünmeyi 50-50 gibi göstermeye çalışan herhangi bir siyasetçinin seçmeni düşündüğünü varsaymak hayalcilik ötesi bir durum.
#SONDAKİKA | İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na:
"Yargıyı yerle bir eden bu zihniyetin peşinden koşan ve 'arınma' ifadesini dilinden düşürmeyen, pankartlar asan 'saray kayyumu' bu vahim ifadeleri derhal okusun!"
https://t.co/c0No35hdlF
İmamoğlu davasında hiç mi bir şey yok her şey mi yalan diye soruyorlar bazen..
Cebe atılan tek kuruş yok..
Ama ne var biliyor musunuz?
Bu ülkenin yüz akı kadın yöneticilerini hapislere atmak var, çocukları ile tehdit etmek var, çıplak aramaya maruz bırakmak var, var oğlu var..
Vesile olana da gözünü yumana da yazıklar olsun.
abd çıkarlarıyla tam uyumlu erdoğan, kılıçdaroğlu denen elemanı ve açıktan veya utanarak bu abd projesine hizmet etmeye gönüllü “chp’liler” iyi dinlesin müsavat dervişoğlu’nu. darbenin ilk anında özgür özel’e omuz vererek takdirimizi kazanmıştı, adamlık dersine devam ediyor.
Dün, adalet ve hukuk sistemi adına utanç verici bir gündü.
Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker mahkemede, uğradığı şantajı, işkence ve taciz gibi zorbalıkları anlattı.
Salondaki herkesin tüyleri diken diken oldu. Bu anlatımları ben de milletimizle paylaşmak istiyorum.
İBB kumpas davasının, 19 Mart darbesinin sahibi saraydaki zihniyetin nasıl metodlar kullandığını ibretle okuyacaksınız.
Yargıyı yerle bir eden bu zihniyetin peşinden koşan ve “arınma” ifadesini dilinden düşürmeyen, pankartlar asan “saray kayyumu” da bu vahim ifadeleri derhal okusun!
https://t.co/39BNFNzjca
Fatoş Pınar Türker’in savunmasını okuyun, Fatoş Pınar Türker’e bu haksızlığın yapılmasının nedeni KILIÇDAROĞLU soyisimli HAİNdir, bunu kimse asla unutmasın
İBB iddianamesi ve Kurultay iddianamesi birbirlerinden farklı şeyler değildir. Doğrudan, bizzat, tam anlamıyla ikisi de Kılıçdaroğlu'nun şahsi girişimleridir. Kısacası: bunlar olduğu için Kılıçdaroğlu geri getirilmedi, Kııçdaroğlu geri getirilebilsin diye bunlar oldu.
📢 ''Kemal Bey beni aradı ve yaşananlar hakkında kendisine sorular yönelttim. Benim oradan çıkardığım sonuç:
Kemal Kılıçdaroğlu bu sürecin tam merkezinde, hem belediye başkanlarının tutuklanması hem de mutlak butlan meselesinin bizzat içinde."
Prof. Dr. @orsanoymen1965
Bu kesitin tamamını izleyin:👇
📹https://t.co/d1YOa6Udj6
@kilicdarogluk@herkesicinCHP erdoğan’ın bir numaralı militanı, bahçeli’den, öcalan’dan, fetullah’tan, sarayın aktrollerinden daha aşağıdaki yüzsüz oçocuğu
@grafizek tamar tanrıyar, tolgahan erdoğan, emre erciş, engin balım, ece sevim. bunlar birbirinden ayrı insanlar olmalarına rağmen yaklaşık 1 senedir her gün hepsi aynı şeylerden aynı anda bahsediyorlar. bunlar kimin çantacısı? kimler bunlara malzeme veriyor ve kulaklarına üflüyor?
SAVCI Medya AŞ Genel Müdürü #FatoşP��narTürker'i ÇOCUKLARI İLE TEHDİT ETMİŞ
Cezaevinde SEGBİS'le görüşmen var dediler. Ekran açıldı karşımda savcı var.
Savcı bana “Böyle ağlarsın işte"dedi.
“Niye konuşmadın sen?” “Vereceksin ifadeni, gideceksin” dedi.
Ben de dedim ki: “Savcı bey, ben yeniden ifade veririm. Vermemi istiyorsanız avukatıma bir danışayım.”
Çünkü karşımda savcı var.
Yok diyemem diye düşündüm.
Ben SEGBİS'in ne olduğunu bilmiyorum bile.
Dedim ki: “Tamam, avukatıma bir danışayım.”
Elini masaya vurdu
“Hâlâ avukat diyorsun bana” dedi. “Sen bu kafayla çocuklarının velayetini asla alamayacaksın” dedi.
“Sen bekârsın değil mi?” dedi.
“Evet.”
“Velayet de sende değil mi?”
“Evet.”
“Senin çocukların reşit değil değil mi” dedi.
“Artık sosyal hizmetler alır çocuklarını” dedi.
Şimdi anlamıyorum.
İnsan hiç tanımadığı birinden nasıl bu kadar nefret edebilir?
Beni tanımıyor ki.
Tanımadığım insanlar.
Nasıl olur?
Mesela annesi yok mu bu insanların?
Ben kimseye hakkımı helal etmiyorum.
Çok düşündüm bunu."
gürsel tekin'in avukatı böcek'in son avukatı
muhittin böcek son verdiği ifadede adaylık için özgür özel'e para verdiğini söylemiş, ferdi zeyrek'e para bıraktığını ifade etmişti. bu ifadede gürsel tekin'in avukatı muhittin böcek'e eşlik etmiş!👇
https://t.co/7m8XGsHKTd
Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Yenilmiyorlardı, yenildiler. İlk seçimde de kaybedeceklerini biliyorlar. Diyorlar ki; ‘Dönülecek eşiği çoktan aştık, biz bu iktidarı teslim edemeyiz, teslim edemeyecek durumdayız.’
Bütün mesele bu, bütün oyun işte bunun üstüne kurulu.”
"Yeni partiye geçilirse operasyon gelecek korkusuyla belediye başkanları korkup geçmeyebilir."
Durum böyleyse zaten yenileceğiz değil yenilmişiz demektir. Bize gövdesini ortaya koyacak insanlar lazım değil mi?
Operasyon geleceği için korkandan arınmamız lazım bizim zaten.
74 il başkanımızın ortak açıklaması:
"Seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Adayımız ise milletimizin oylarıyla seçilen Ekrem İmamoğlu’dur.”