🔹 Ailemle birlikte kıymetli Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu’nu evimizde misafir etmenin onurunu yaşadım.
Allah nasip etti, bu güzel buluşmayı gerçekleştirebildik.
Sayın Genel Başkanımızın cesareti, samimiyeti ve memleket için ortaya koyduğu vizyon bizlere umut ve güç veriyor. Duruşu ve sözleriyle milletimizin gönlünde müstesna bir yer edinmiş böyle bir liderin yolunda yürümek bizler için gurur kaynağıdır.
İnandığımız bu yolda, kararlılıkla ve azimle çalışmaya devam edeceğiz.
#YavuzAğıralioğlu #AnahtarParti #Türkiye #Adalet 🇹🇷
Adı Ali Şekeroğlu.
Emekli polis.
İki çocuk babası.
Yıllarca bu devlete hizmet etmiş bir insan.
“Geçinemiyorum.” diyor.
“Bizi bu hâle getiren utansın.” diyor.
Sonra şunu ekliyor:
“Para için değil, onurum için.”
Ve bugün Ali Şekeroğlu’nu kaybettik.
Benim canımı yakan şudur:
Bu memlekette yıllarca çalışmış, primini ödemiş, vergisini vermiş, evlat büyütmüş bir insan; ömrünün sonunda neden “geçinemiyorum” diyerek Anayasa Mahkemesinin merdivenlerine düşmek zorunda kalıyor?
Bizim büyüklerimiz bir kenarda üç kuruş saklardı.
Adına “kefen parası” derlerdi.
Kimseye yük olmayalım, son yolculuğumuzun masrafını bile kendimiz karşılayalım diye…
Şimdi siz bu milletin emeklisine kefen parasını yaşarken harcatıyorsunuz.
Ali Şekeroğlu’nun son sözlerinden biri “onurum için” oldu.
Allah rahmet eylesin.
Ailesine, evlatlarına ve sevenlerine sabır diliyorum.
Yavuz Ağıralioğlu Ne Dedi ❓
“Bir yolculuğa başlıyoruz. Zamanın, talihin, tarihin ve mekânın şehadetinde bir yolculuğa başlıyoruz.
Başladığımız yolculuk, bir partinin iktidar mücadelesi değildir. Mücadelesine Bismillah dediğimiz bu yolculuk, bir milletin ikinci yüzyıla ve nice yüzyıllara ‘Biz Varız!’ iradesinin mücadelesidir.”#anahtarparti #yavuzağıralioğlu
Anahtar Parti Ünye İlçe Başkanlığı olarak bugün Ordu İl Başkanımız Sn. Hüseyin Altaylı ve kıymetli il yönetimi ile İlçe Başkanımız Sn. Serkan Güney ile birlikte Ünye'mizde esnaf ziyaretlerimizi gerçekleştirdik.
Şu an çok erken ama şunu net söyleyelim:
Millete umut olsun diye kurulan fakat millete yük olan ittifakların neye yol açtığını gördük.
Gerçek ittifakları millet kurar.
Bizim önceliğimiz; milletle, özellikle de siyasetin mevcut ikliminden usanmış, kararsız seçmenimizle kuracağımız bağdır.
Çünkü doğru zemin oluşmadan kurulan her ittifak, umut değil yük olur.
Kırmızı çizgilerimiz nettir.
Türkiye’nin neyi koruması, neyi güçlendirmesi gerektiğini her yerde söylüyoruz.
O çizgiler bir şuur hattı oluşturacak.
O şuur milletin içinde karşılık bulmadan hiçbir ittifakın anlamı yok.
Önce millet. Her zaman millet.
Ülkemizin dünya mutluluk sıralamasında 94. sıraya gerilediği, milletçe omuzlarımızın ağırlaştığı, dertlerimizin çoğaldığı bu günlerde; bayramların kıymeti, manası ve birleştirici gücü çok daha derin hissedilmektedir.
Zor zamanlardan geçiyoruz…
Ama biz, zor zamanlarda birbirine daha sıkı sarılan bir milletiz.
Bayramlar; kırgınlıkların sustuğu, umutların yeniden konuştuğu, kalplerin birbirine yol bulduğu müstesna zamanlardır.
Ramazan Bayramı’nın; ülkemize, milletimize, her bir haneye huzur, her bir kalbe ferahlık getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.
Bu bayram; yüklerimizi hafifletsin, gönüllerimizi birleştirsin, yarınlara olan inancımızı yeniden diriltsin.
Bayramınız mübarek olsun.
Anahtar Parti Tarım ve Gıda Güvenliği Politikaları Lansmanı, Genel Başkanımız Sayın Yavuz Ağıralioğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Tarım Politikaları Başkanımız Sayın Hasan Hüseyin Demiröz de sektörel sorunlara çözüm önerilerini salona sığmayan konuklar ile çiftçilere hazırladığı sunumla aktardı.
İktidar erkini elinde bulunduran AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı ortağı MHP’nin, hatta ana muhalefet partisi CHP’nin komisyon raporlarında “Narko Teröre” hiçbir atıf yok.
ARADIĞINIZ RANDEVUYA ULAŞILAMIYOR.!
Sistem kilit, ANAHTAR hazır.
Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS), bugün milyonlarca vatandaş için sağlık hizmetine erişimin önündeki en büyük engellerden biri haline gelmiştir.
Birçok branşta randevular 15–30 gün sonrasına sarkmakta, bazı branşlarda ise sistem tamamen dolu görünmektedir. Bu durum vatandaşları mecburen acil servislere yönlendirmekte; yılda 140 milyonun üzerinde başvuru ile acil servisler olağanüstü bir yük altında kalmaktadır.
Sorunun temelinde teknik bir arıza değil, sistemsel bir planlama eksikliği yatmaktadır. Türkiye’de hekim ve hemşire sayısı OECD ortalamalarının oldukça altındadır. Randevu iptalleri ve planlamalar dijital sistemlerle yeterince yönetilememekte, kronik hastalık takibi gibi kontrol randevuları gerektiği gibi yönetilemediğinden sisteme fazladan yük binmektedir.
Sonuç olarak tanı ve tedaviler gecikmekte, vatandaşlar özel hastanelere yönelmek zorunda kalmakta, sağlık hizmetine erişimde adalet algısı zedelenmektedir.
Biz bu tabloyu değiştirmeye kararlıyız.
- Yeni dönemde sağlıkta dijital dönüşüm ve yapay zeka temelli planlama önceliğimiz olacak.
- Randevu yoğunluğu, hasta profili ve bölgesel ihtiyaçlar anlık olarak analiz edilerek planlama buna göre yapılacak.
- Uzaktan muayene ve takip hizmetleri, aile hekimliği ve hastane altyapısıyla entegre edilerek kesintisiz bir sağlık zinciri oluşturulacak.
- Engelli ve yaşlı bireyler için evden çıkmadan sağlık hizmetine ulaşma imkânı sağlanacak, yaşam kalitesi artırılacak.
- Bürokratik yükler dijitalleşmeyle azaltılacak, sağlık çalışanlarının vakti yeniden hastaya ayrılacak.
- Kaynak yönetimi verimlilik odaklı yürütülerek sağlık bütçesi sürdürülebilir hale getirilecek.
- Basamaklar arası etkin sevk zinciri dijital altyapıyla güçlendirilecek, elektronik sağlık kayıtları ve entegre randevu sistemleriyle hizmet akışı kesintisiz hale getirilecek.
- Özel hastanelerle veri paylaşımı ve randevu sistemleri entegre edilerek vatandaşın hizmete erişimi hızlandırılacak.
- Sağlıkta yapay zeka ve Ar-Ge yatırımları desteklenecek, Türkiye sağlık teknolojilerinde üretici bir ülke haline getirilecek.
Bu olumsuz tabloyu değiştireceğiz. Herkesin eşit şekilde sağlık hizmetlerine ulaşabileceği bir TÜRKİYE için geliyoruz.
Sadece hastalığı değil, önce sağlığı yöneteceğiz.
#MHRS #dahaiyisimümkün #anahtarınıbekliyor #ortakakılsağlıklıtürkiye #anahtarparti #anahtarsaglik
@anahtarsaglik@drvaroltosun
15 Kasım 1983 KKTC’nin doğum günü.
Doğu Akdeniz’in kalbinde, bir halk kendi kaderini yazdı.
Kıbrıs, yüzyıllar boyunca Doğu Akdeniz’in stratejik kalbiydi. 1960’ta Türkiye, Yunanistan ve İngiltere garantörlüğünde iki toplumlu ortaklık devleti kuruldu, fakat bu denge 1963’te EOKA terörüyle bozuldu.
Türk köyleri yakıldı, minareler susturuldu; çocuklar sürgün yollarında büyüdü, anneler sessiz ağladı.
Türkiye müdahaleye hazırlanırken, ABD Başkanı Johnson’ın tehdit mektubu, NATO üstünden Türkiye'ye baskı kurdu. O mektup, sadece Ankara’ya değil; Türk vicdanına da bir darbeydi.
Buna rağmen Kıbrıs Türk halkı teslim olmadı. Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT), Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş önderliğinde halkın onurunu korudu.
1974’te Yunanistan destekli Enosis darbesi, adayı Yunanistan’a bağlama girişimiydi. Türkiye, Barış Harekâtı ile zulmü ve bu hayali tarihe gömdü.
Ve dokuz yıl sonra, 15 Kasım 1983 sabahı, Kıbrıs Türk halkı iradesini dünyaya ilan etti:
“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti.”
Bu, sadece bir devletin kuruluşu değil; onurla, inançla ve ebediyen yaşama kararlılığının tescilidir.
Anahtar Parti olarak biz;
Kalıcı barışın ancak iki egemen devletin eşitliğiyle sağlanabileceğine inanıyoruz.
“Federasyon” dayatmasını değil; adil, onurlu ve iki devletli yapıyı savunuyoruz.
ÇÜNKÜ;
Kıbrıs Türk halkının ebedî varoluşunun sembolüdür.
Bu mirası bize emanet eden Dr. Fazıl Küçük’e, Rauf Denktaş’a, TMT’nin adsız kahramanlarına ve tüm şehitlerimize rahmetle, minnetle.
@apartiturkdunya@yel_selma
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 15 Kasım kuruluş yıldönümü kutlu olsun.
Kıbrıs Türkü; mücahitlerinin fedakârlığı, Anavatan Türkiye’nin sarsılmaz desteği ve kendi kaderine sahip çıkan iradesiyle bugünlere ulaşmıştır. Bu devlet, zulme boyun eğmeyen bir halkın “hür yaşama” kararlılığının devletleşmiş adıdır.
Bu kutlu yıldönümünü yürekten tebrik ediyorum.
Anahtar Parti’nin Millî Kültür Siyaset Belgesi’nin çerçevesini İstiklâl Marşımız belirler.
“Amacımız; çocuklarımıza, gençlerimize Millî Şuuru aşılamaktır. Millî Şuurdan anladığımız emperyalizm’e karşı özgüvendir...! Türkçe’mizi her türlü saldırıya karşı koruyacağız.”
@APkultursanat@mhakantanriover