Her yıl yüz bine yakın ücretli öğretmenin çalıştırıldığı bir ülkede "öğretmen ihtiyacı az" masalını kimse anlatmasın.
Gerçek ortada: @tcmeb , asıl açığı geçici ve ucuz iş gücüyle kapatıyor.
#ÖğretmenAtamasıArttırılsın
Geçen sene tarihin en düşük ataması yüzünden derece yapmış binlerce öğretmeni mağdur ettiniz, bu sene de aynı şeyleri yaşamak istemiyoruz, düşük atama sayılarını kabul etmiyoruz!
#öğretmenatamasıarttırılsın
Atanan öğretmen de mağdur, atanacak öğretmen de mağdur, atanmayan öğretmen de mağdur.
2022 atamasından sonraki 3 dönem sadece 45 bin öğretmen atandı. Oysa açık 100 binin de üzerinde.
2026 AGS'ye girecek kişiler yine 10 bin mi verilecek diye tedirgin
2025 AGS'ye giren kişiler 10 bin atama çok az diye kızgın
2024 KPSS'ye giren ve derece yapan kişiler ataması yapılmadığı için kırgın
2023 Mülakat Mağdurları ellerinden hakları alındığı için bitik
Atanmış öğretmenler plansızlıklar sonucu yapılan RESEN atamalardan dolayı tükenmiş
Tüm mağduriyetleri eklesek karakter (X'te) yetmiyor, bir mağduriyeti atlasak karakter (bizdeki) el vermiyor.
En kısa sürede tüm mağduriyetlerin giderilmesi gerekmektedir. Karnelerin arkasındaki Atatürk'ün çıkarılması geçen senenin konusuydu. Bu seneki gündemimiz MAAŞLAR ve ATAMA MAĞDURİYETİ
Akademi için çoğunlukla Ankara ve İstanbul belirlenmiş. Burada da konaklama yok. Öğretmene 30 bin TL maaş verip hem yemesini hem de barınmasını bu fiyata sağlayacağını düşünmek akıl tutulmasıdır. Zamanında sistemde dalga geçiyorduk, bir tek hayatta kalma mücadelesine sokmadığınız kalmıştı diye. Sağ olun ondan da eksik kalmadınız. Akademi'de hayatta kalan atansın!
Meslektaşlarımın tek bir isteği vardı, adil ve yeteri kadar atama ile öğrencileri ile ait oldukları yerde sınıflarında olmak.
Olmadı olmuyor maalesef ülkemin geleceğini inşaa edecek genç beyinlerin istekleri önemsenmiyor.
Oysa ki Dünyada bir çok ülke bu potansiyele sahip olmak için milyonlarca dolarlık politikalar üretiyor.
Biz ise elimizdekinin kıymetini bilmiyoruz. Bunu görmüyoruz ve görmek istemiyoruz…
Türkiye'nin en güvenilir kurumu olması gereken ÖSYM, maalesef süreç ortasında AGS içeriğine eklemeler yaparak 400 bine yakın öğretmeni mağdur etmiştir. Bu ilk değildir, bu zihniyetle yönetilmesi hâlinde son da olmayacaktır. Öğretmenler olarak hep bir ağızdan #BayramAliErsoyistifa diyoruz. Bu dakikadan sonra yapabileceğiniz en iyi hizmet istifa etmek olacaktır. Unutulmamalıdır ki İSTİFA DA BİR HİZMETTİR.
@OSYMbaskanligi
Bizler hayatımızın her anında en ufak meselelerde bile en doğru kararları alabilmek için istişare yaparken, “Ben yaptım oldu.” anlayışının eğitim camiasına ve özellikle meslektaşlarıma yapılan bu kötülüğün izahı dahi olamaz…
“Dün kaldır,bugün getir.” anlayışı ile MEB ve ÖSYM sınıfta kalmıştır.Sınava 6 ay kala ders sayılarında ve soru dağılımında artış ve azalma yapılması ve bazı branşlara Alan Sınavı getirilmesi kabul edilemez.
Bu serzenişimin Tarih branş sorularının azaltılması ile yakından uzaktan ilgisi yoktur ki bana göre 6 sorunun kapsamı tüm müfredatı kapsayacaksa Tarih ve Coğrafya derslerinin sınavdan tamamen kaldırılması ve soru sorulmaması meslektaşlarım için daha iyi olacaktır. En azından buraya harcayacakları zaman ve enerjiyi başka derslere vermeleri bilgi eksikliklerini kapatmaları açısından önemli hale gelecektir.
Ancak müfredatta tarih sorularını azaltsanızda bu gelişmeler karşısında bilim dünyası başta olmak üzere, eğitim paydaşlarının sessiz kalması, statülerini koruma güdülerine karşı haksızlıklara ses çıkarmayıp sinmelerini de ilerde okutulacak tarih kitaplarında yerini alacaktır.
Bu ülkede eğitim politikası yapılmıyor.
Bu ülkede rastgele karar alınıyor.
Geçen yıl AGS adı altında Eğitim Bilimleri’ni sildiniz. ÖABT’de alan eğitimini yok saydınız. Tek bir bilimsel rapor yoktu, tek bir pilot uygulama yoktu, tek bir akademik kurul kararı yoktu. Sadece bir imza, bir duyuru, bir “böyle uygun gördük”.
Sonra ne oldu?
Bir yıl sonra, üstelik sınava 6 ay kala, “geri getirdik” dediniz.
Bu ne tutarsızlık?
Bu ne plansızlık?
Bu ne ciddiyetsizlik?
Dün gereksiz dediğinizi bugün zorunlu ilan ediyorsanız, ortada akılcı bir sistem değil, kontrolsüz bir yönetim refleksi vardır. Eğitim Bilimleri bir hata değilse neden kaldırıldı? Hataysa neden geri getirildi? Bu soruların hiçbirine cevap yok.
Çünkü cevap yok. Çünkü düşünülmedi. Çünkü hesap yapılmadı.
Bu yaklaşımın adı reform değil, kaostur.
Bu yaklaşımın adı dönüşüm değil, savurganlıktır.
Bu yaklaşımın adı yönetim değil, sorumsuzluktur.
Binlerce öğretmen adayı, sizin bu kararsızlığınız yüzünden planlarını yaktı, kaynaklarını çöpe attı, aylarca yanlış yönlendirildi. Kim özür diledi? Kim sorumluluk aldı? Kim bedel ödedi?
Hiç kimse.
Çünkü bu sistemde bedel ödeyenler karar verenler değil, susmak zorunda bırakılan adaylar.
Eğitim gibi hayati bir alanda, “olmadı geri alırız” diyebilecek bir rahatlık varsa, burada devlet ciddiyetinden söz edilemez. İnsanların yılları, emeği, psikolojisi bu kadar ucuz olamaz.
Bu bir sınav krizi değil.
Bu bir yönetim krizi değil.
Bu zihniyet krizidir.
Ve bu kriz, her yıl başka bir ad altında öğretmen adaylarının hayatına çarpmaya devam ediyor.
#YusufTekinİSTİFA
Bu bekleyiş artık sabır değil, zorunlu bir suskunluk.
Yıllarını okullara, sınavlara, fedakârlığa vermiş insanlar görmezden gelinemez.
Gelecek planı kuramayan, hayatını erteleyen binlerce öğretmen var.
Bu bir lütuf talebi değil, hakkın iadesidir.
Sayılarla değil, vicdanla karar verilsin.
#CBAgs20BineOnay
Yıllardır emeği görmezden gelinen öğretmenler için umutlu bir beklenti var.
Adaletli, şeffaf ve liyakate dayalı bir süreç artık kaçınılmaz.
#CBdenAGSyeMüjde
AGS sürecinde adayların yaşadığı belirsizlik ve artan mali yük, artık görmezden gelinemez. Sınava hazırlık; yalnızca emek değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik sorumluluk gerektiriyor. Kurs, kaynak, deneme, ulaşım ve temel yaşam giderleri her geçen gün artarken, öğretmenlerin omzuna ek bir yük bindiriliyor.
AGS’ye hazırlanan adaylara Maliye destekli 20.000 ek atama sağlanarak fırsat eşitliği güçlendirilmeli; maddi imkânı olanla olmayan arasındaki uçurum büyütülmemelidir. Eğitimde adalet, öğretmen adayının yolculuğunda başlar. Bu süreçte sesimizi duyurmak; bir ayrıcalık değil, haklı ve meşru bir taleptir.
Destek bekliyoruz. Çünkü bu sadece bir sınav değil; geleceğe tutunma mücadelesi.
#AGSyeMaliyeden20Bin
2025 yılında 383.346 öğretmen AGS'ye girmiştir. Verilen atama ise sadece 10.000'dir. Atama bekleyen öğretmenlerimiz 10.000 olan sayının 20.000 olarak güncellenmesini istemektedir. Türkiye'de 100.000'den fazla öğretmen açığının olduğunu düşünürsek ve Millî Eğitim Akademisi sürecinden kaynaklı bu atamaların yaklaşık 2 yılı kapsamasından dolayı öğretmenlerin istekleri en kısa sürede yerine getirilmelidir. Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı olarak değil bir eğitimci, bir vatandaş olarak baktığımda bu 10.000 atamanın çok az olduğunu görmekteyim. 2025 ataması tarihin en düşük ataması olarak tarihe geçmemelidir.
#MaliyeAGSye20BinOnay
AGS 2025 sürecinde açıklanan 10 bin kontenjan, hem öğretmen açığıyla hem de sınava giren yüz binlerce adayın emeğiyle bağdaşmamaktadır.
Eğitimde kaliteyi artırmak için ek kontenjan artık zorunlu bir ihtiyaçtır.
#AGSyeAdil20Bin
Norm açığı, sınıf mevcutları ve ihtiyaç ortada.
Maliye’nin sağlayacağı ek kontenjan, eğitimin niteliğine doğrudan katkı sunacak.
Öğretmenler hazır, öğrenciler hazır.
Şimdi sıra ek atama kararında
#HazinedenAGSyeAdil20Bin