Manipüle edilmeyen insan karizması diye bir şey var. Gerçeğin farkında, kendi değerinden emin; dedikodu, kaos ve sahte kalabalık görüntülerinden etkilenmeyen; korkuyla yönlendirilmeyen, utançla yönetilemeyen insan gücü. Kitaplarda yazmaz ama sahibine çok büyük bir iktidar verir.
Eski insanların çok imrendiğim bir yönü var.
Az diyalog, az etkileşim. Ama ilave bir iletişimde o kişiye ekstra bir jestte bulunup konuyu öyle kapatıyorlar.
Yani zaten hayatlarındaki sosyal olarak borçsuz ilişkiler, borçsuz olarak devam ediyor.
Kimsenin kimseyle kapatması gereken defteri yok, minnettarlık yok, beklenti yok, alacak yok, verecek yok.
Herkes tüm ilişkilerini o anda ölebilir şekilde sürdürüyor.
Bizde öyle değil. Biz her gün binbir ekstra yükün altına giriyoruz. Tüm ilişkilerimiz sanki sonsuza kadar sürecekmiş gibi belirsiz. Sürekli beklenti içindeyiz. Basit gündemlerde bile ya karşı tarafı borçlandırıyoruz ve alacaklı hissediyoruz; ya da yük olmuş hissi taşıyoruz.
Ömrün sonunda binbir iletişim, diyalog ve ilişkinin günler, haftalar, aylarca üzerine konuşulması gereken ve çoğu unutulmuş gürültüsü kalıyor. Kimin affedip kimin affetmeyeceği, kime kırgın olup kiminle derdimizi paylaşmadığımız bile belirsiz. Kapanacak binbir defterle yaşıyoruz.