Eşim çocuğun çamaşırlarını asacak yer bulamayınca sinirlenip kurutma makinası siparişi vermiş. Akşam geldim siniri geçmiş ben bir şey yaptım diyor tek ayağı parmak ucunda utana sıkıla. Ufaklık da görmüş annesi gibi yapıyor. 2.5 yaşında iki kadınla yaşamak çokzel.
Nagehan Alçı:
"Konteyner kentlerde devletin sağladığı elektrik, su ve ısınmanın yanısıra devamlı gelen gıda ve temel ihtiyaç yardımları nedeniyle maalesef bazı depremzedelerde para harcama refleksi kaybolmuş.
Bu nedenle konteynerlerden çıkmak istemiyorlar."
İstanbul Valisi Davut Gül:
"Doğanın dengesi ortadan kalkmış. Normalde kediler fare yakalar; İstanbul’da kediler fare yakalamıyor, kediler mamayla besleniyor, fareler de kedilerle birlikte mama yiyor. Bunu ortadan kaldırmak lazım. Her önüne gelenin kediye mama vermemesi lazım. Kedi beslemek istiyorsan evinde beslersin."
https://t.co/FMJDd4QvQB
Geri zekalı genç kızlara sesleniyorum:
Kızlar, sizin özendiğiniz üniversite hayatını yaşayan 3 ıq feminist ablalarınız, siktiri boktan bölümde hem 4 yıl kaybettiler hem de 4 yıl bedava bafilendiler.
Şimdi çoğu işsiz, çoğu eşsiz ve depresyondalar.
Bilginize!
✈️💧 Tüm iç hat uçuşlarımızda bugün itibarıyla su ikram etmeye başladık.
“Bir bardak suyun lafı mı olur?” diyenler olabilir 🙂
Ama biz biliyoruz ki küçük ayrıntılar, gönüllerde yer eder.
Milletimiz için her detayı düşünmeye, en iyisini yapmaya devam edeceğiz.
#TürkiyeHızlanıyor 🇹🇷
Milliyetçi olmanız ırkçı olmanızı gerektirmez. Dünya üzerindeki hiçbir ırk, hiçbir bayrak, hiçbir din bir ötekinden daha üstün ya da daha düşük değildir. Saygısız ve beyinsiz olmak da bir tercihtir.
Sen ne anlatıyorsun be adam! Ben her şeyden çok sevdiğim mesleğimi bıraktım verilen 3 kuruş paralar yüzünden. Özel okullarda yaşanan hiçbir şeyden haberiniz yok sizin. Gözümüzün içine bakıp da yalan konuşmayın.
Bu ülke insanına neden bu kadar şaşırdığınıza şaşırıyorum ben. Sanatçısı da, topçusu da, siyasetçisi de, yazarı da, senaristi de, oyuncusu da hepsi aynı. Menfaati için herkes ne gerekiyorsa onu yapar. Bu şerefmiş,onurmuş,haysiyetmiş,gururmuş 3.dünya ülkelerinde just in words abi
Ben bir eleştirmen ya da şiir gurmesi değilim. Kendimi bildim bileli şiir okurum, severim. Şiirin elbette "can alıcı" dizeleri olur. Ama asıl anlatılmak istenen hiçbir zaman o "can alıcı" dizede değil, hiç umulmadık bir anda karşımızda belirmelidir. Dilara Hn. bunu iyi becermiş.
Yeni yaşımda bir şiir ile :
"Tanrı, çiçeği senin için değil,
Seni o çiçek için yarattı.
Küflen, karanlıkta kal ve sonra sula kendini.
Çürüyüşün o ince sızı çiçeğini büyütsün.
Tanrı seni kuşlara ev olasın diye yarattı.
Ceylanın yıkımı için yas tutasın diye."
Orhan Veli abimiz belediyenin açtığı çukura düşmüş de ölmüştür hatırladığım kadarıyla. O gün sanırım çiğ yumurta da yiyememiş ki dengesini kaybedip çukura düşmüş.
Abuk subuk acındırmalardan vazgeçin ya. Yok bilmem ne için ceketini sattı, yok gömleği yırtıktı buluşmaya gitmedi.
“Siz, Orhan Veli’nin, kimi günler öğle yemeğini bir bakkal dükkânı köşesinde iki çiğ yumurta içmekle geçiştirdiğini bilmiyor musunuz? Bir de kalkmış, bunlar için genç yaşta öldüler diye acınıyorsunuz. Ölmesinler de ne yapsınlar?”
Cevdet Kudret, Muşmula ile Köpek(1907-1992)