Getirdiler oğluşumu. Ağlaya ağlaya yerine saldım, bir saattir bana kendini sevdiriyor, yapmadığı oyun kalmadı. Ona bu stresi yaşattığım için kendimi suçluyorum ama bir gün ömürlük yuva çıkarsa sokaktan kurtaracağım söz
Sokakta çocukların topla şut çektiği bir kedi. Öyle canayakınmış ki, çağrılınca kaçmamışve yaşadığı bu. Diyaframı yırtılmış. Acı acı bağırdığı için mahalleliden biri ötenazi için belediyeye getirmiş. Kıyamadım, özele aldım. Ameliyatı için 50 kişi 500 lira destek olur mu?
@nerendipityy @lincsavarqueen 우리가 남이가 diyor korece biz yabancı mıyızz ya biz dostuz demek gibi bir şey ama busan lehçesi onu nasıl öğrenmiş hiç anlamadım dmsmsmmsms
Elde kanıt yok, belge yok
6 yılda 1300 kez denetlenmiş
Aleyhte tek rapor yok
“Gizli tanıklar” da fos çıkınca
İmamoğlu’nu tahliye etmek yerine tutuklu tutmak için aleyhinde şahitlik yapacak ispiyoncu arayışına girdiler…
Önce hapsediyorlar sonra “delil” oluşturmaya çalışıyorlar!
@ekrem_imamoglu
Haber kanalından ne beklersiniz? Gerçeği duyurmasını değil mi?
Örneğin, çocuk işçi sayısı artıyor, TGRT haber yapıyor. Buraya kadar normal.
Ama patron(un eşi) hemen köpürüyor. habercileri azarlıyor. Kural koymuş: Olumsuz şeyler yazılmayacakmış.
Bu işler böyle yürüyor.
Ne oldu? Boş dosyanı dolduramadın mı? Sana “turbun büyüğü, dananın kuyruğu”diyenlerin tuzağına mı düştün? Yine mi aldatıldın?
Aziz Milletim;
Bugün yine bir şafak baskınıyla birçok çalışma arkadaşım, İBB ve İSKİ yöneticileri gözaltına alındılar. Bir avuç muhteris; milletin parasını, tapusunu, diplomasını, haysiyetini, geleceğini yok sayarak, boş dosyaları yalan ve iftira ile doldurmanın peşine düştüler.
16 milyon İstanbullu yürekleri ağzında deprem huzursuzluğu ile yaşamaya çalışırken, bunların derdi İstanbul’un ve ülkenin nimetlerini peşkeş çekmek.
Allah bu aziz milleti bunların gazabından korusun.
Kıymetli Vatandaşlarım;
Bu koşullarda ülkemiz ve milletimiz için huzur yoktur, güven yoktur, bereket yoktur.
Gözaltına alınan arkadaşlarımızın İstanbul’daki kaçak yapılarla mücadele eden, ranta karşı İstanbul’u koruyan, şehrimizi olası büyük depreme hazırlamak için gece gündüz çalışan İstanbul muhafızları olduğunu biliniz. Bu vatansever insanlar ihanet projesi olan Kanal İstanbul’u durdurmak için, İstanbul’u susuz bırakacak girişimleri önlemek için davalar açıp, ruhsatsız yapılara yıkım kararı veren insanlar.
Yargıyı aparata dönüştürenler, Kanal İstanbul’u kime pazarlamışlarsa önündeki engelleri kaldırmak için gözlerini karartarak yeni operasyonlarla millete ihanet etmeyi sürdürüyorlar.
Ne yaparlarsa yapsınlar boş. Açıkça söyledim ama anlamadılar. Bir kez daha hatırlatayım: “Sen birer birer eksilteceğini sanıyorsun ama biz milyon milyon büyüyoruz!”
Şu çok açık bilinsin ki bu süreçte bütün yol arkadaşlarımızı sonuna kadar savunacağım. Hiç kimse geride kalmayacak. Bu günler gelip geçecek. Bu millet; haksızlığı, hukuksuzluğu kendine yöntem olarak belirleyenleri eninde sonunda evlerine yollayacak.
Aziz Milletim;
Sizleri, siyasi partilerimizin değerli Genel Başkanları’nı, yüksek yargı mensuplarını, herkesi sorumluluk almaya ve devletimizi çürütenlere karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyorum.
Milletimiz büyüktür.
Kim yanlış yaparsa yargılansın ve cezasını çeksin, elbette. Ancak, yargınız yargı değil, adaletiniz adalet değil. Kanununuz size başka, bize başka çalışıyor. Kantarın ayarını bozdunuz, bundan sonra ne tartsa yanlış tartacak.
Sadece muhalefetteki belediyelere operasyon yapmak, iktidarın bakanına/belediye başkanına dokunmamak operasyonların siyasi olduğunun açık göstergesidir.
Doğrusunu anlatalım:
Resul Emrah Şahan, burs ve ulaşım desteğini Şişli Belediyesi’nin kasasından değil, gönüllü bağışçılar bularak ödüyordu. Yani Belediyenin kasasından 1 kuruş çıkmıyordu. Çünkü Resul Emrah Şahan, çok iyi ve yetenekli bir belediye başkanıdır.
Kayyum, bu işle uğraşmak istemediği için burs ve abonman desteğini kesti. İlmek ilmek örülen kent dayanışmasını tek seferde yok etti.
Sayın Vali ise ısrarla siyasi pozisyon alarak kayyum savunma iletişimi yapıyor. Mesaisini AK Partili belediyelerin etkinliklerini duyurmakla harcıyor.
Şehrimizin 1. İdari Amirinin görevi siyasi propaganda yapmak değildir.
Hatırlatalım: Vali Bey’in görevi halkımızın can ve mal güvenliğini, şehrin asayişini sağlamaktır.
Bu kıza köpekler saldırdı. Kliniğe vardığında vücut ısısı 35 idi. Vücudunda dikişsiz tek yer yok. Ölümden döndü. Sokağa asla geri bırakamam. Yuva bulmak zorunda. İlanın yayılması lazım. Ancak dürüst isen yuva bulmak zorunda olduğun kedinin ilanı da yayılmıyor.
AKP bir siyasi parti değil, paravan bir şirkettir. Bu şirketi çökertmenin en etkili yolu da boykot. Günlerdir mağaza mağaza gezmelerinin, bürokratları sahaya indirmelerinin tek sebebi bu. Paylaşacak bir ganimet kalmadığında çil yavrusu gibi dağılacaklar, aynı Nurcular gibi.
Yasakçı akılda ne yalan biter ne de iftira. Bu sefer de uyduruk gerekçelerle avukatım Mehmet Pehlivan gözaltına alındı. Demokrasi darbesi yaptıkları yetmiyormuş gibi bu darbenin mağdurlarının kendilerini savunmasına da tahammül edemiyorlar. Demokrasi darbesine hukuk darbesini de eklemek istiyorlar. Bir avuç kifayetsizin ülkemize yaşattığı kötülük büyüyor. Derhal avukatımı serbest bırakın.
Hukukçu Gamze Pamuk:
"Biz kandırıldık demeye fırsatları olmayacak.
Yenikapı'da terör örgütü propagandası yapılıyorken, siz elinde Türk bayrağı olan çocukları götürüyorsanız ben bu karanlık tarihi anlatmak zorundayım."
bugün çağlayan en acayip günlerinden birini yaşadı. okurken bile zorlanabilirsiniz. 18-19 yaşında, ilk kez bir eyleme katılan gencecik çocuklar tutuklandı. avukatın mesajını okuyun lütfen.