HEDEF BELLİ: “FETÖ, 3’LÜ
İTTİFAK” KURDURUYOR!..
PLANA BAKIN: ÖZGÜR, KAVGALARLA
CHP’Yİ YIPRATIP, YENİ BİR PARTİYLE,
AK PARTİ’DEN KOVULAN “FETÖ SEVİCİ”
DEVA VE İYİ PARTİ’YLE BİRLEŞECEK!..
AĞABABALARI ABDULLAH GÜL!
Bugünlerde izlediğiniz CHP içindeki kavgalar, hep yapay!..
Uyanık Özgür, kovulmadan önce CHP’yi bitirmek için elinden geleni yapıyor.
Planları net… Aslında bu plan, kendisinin değil, Fetö’nün planı:
“CHP’yi bitirip, yeni parti kurun, Deva ile İyi Parti de hazır, sizi bekliyor. CHP’yi yok edip, Erdoğan’ın karşısına çıkın”
Yani, neden ben, bugün çıkan olaylara değinmiyorum. Çünkü onlar sadece ÇEREZ… Önemli olan nasıl bu hale gelindiği… Ben bugün size bunu anlatacağım.
Bir yandan da küçük küçük adamlar benimle uğraşmaya çalışıyor. Sümüğümü atmam ama, sağlam bir dersi hak ettiler.
Kimseyle şahsi bir kavgam yok. Benim bir numaralı hedefim, biliyorsunuz, ikili oynayanları deşifre etmek…
Öyle belgeler geldi ki elime…
Yine baştan sonucunu söylim…
Kullanılan aparat, hemen hapse girer…
Bir medya grubunun sahipleri ya ülkeden hemen kaçar ya da onlar da hapse girer…
Malum medya grubu mecburen el değiştirir!..
Bugüne dek anlattığım her şey doğru çıktı mı, ÇIKTI!..
Eh, o zaman biraz bekleyip, hep birlikte göreceğiz. Buyrun video’ya…
TAMAR TANRIYAR
https://t.co/Wo3zDsfFxX
Ha gayret, FETÖ’nün 2010’da Deniz Baykal’a kaset kumpasından sonra CHP’nin başına gelen ve el ele FETÖ’nün dümen suyuna giren Kılıçdaroğlu ve en yakınındaki Özgür Özel’i neredeyse FETÖ ile mücadele kahramanı ilan edecekler 😂😂😂😂😂
▪️FETÖ’cüleri de Silivri’de ziyaret eden/ettiren bu ikisine sorun bakalım:
7 Şubat 2012’de MİT müsteşarı Hakan Fidan’ın tutuklanma girişiminde,
17/25 Aralık 2013 kumpasında,
Ocak 2014’teki MİT tırlarının durdurulmasında neredelermiş.
FETÖ’nün dershanelerine, okullarına, medyasına, bankasına el konurken CHP’lileri FETÖ’cülerin önüne yatıran ikili onlar değil miydi?
Karşıyız dedikleri 15 temmuz darbe girişimine neden FETÖ ağzıyla “kontrollü darbe” raporu yazdırdılar.
KHK’lı diye FETÖ’cüleri genel merkezde ağırlarken neredelermiş.
▪️Son olarak şunu sorun: tıpkı Kılıçdaroğlu adayken destekledikleri gibi FETÖ’cüler Özgür Özel’i niye bu kadar destekliyor…
📌 Tanıştırayım...
*
📍Resimdeki kişi Bitlis'in kadim ilçesi Ahlat'ın AK Partili Belediye Başkanı
Yavuz Gülmez...
*
📍 Yavuz Bey rüyasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı görmüş ve belediye başkanı olmaya karar vermiş.
*
📍Başkan seçilir seçilemez de giriş kapısına "Rüşvet alan da veren de mel'undur" yazdırmış.
*
O yazı sayesinde hiçbir ahlaksız teklif almadığını söyledi Yavuz Bey..
*
İki yılda 300 milyon borç ödeyen ve konserlerle, festivallerle ilçenin parasını çarçur etmeyen Yavuz Gülmez'in...
*
Ahlat'ın su ve alt yapı sorununu nasıl çözdüğüne dair bir hikayesi var ki o başlı başına bir sohbet konusu..
*
Ne diyelim..
*
Özellikle CHP'li belediyelerin yolsuzluklarla anıldığı şu günlerde...
*
Rabbim Yavuz Gülmez gibi güzel başkanların sayısını artırsın🤲
Almanya eski Dışişleri Bakanı Joschka Fischer;
"Trump NATO’yu dağıtırsa Türkiye ve Almanya güçlerini birleştirmeli" demiş.
En son, böyle bir birleşmeden
bir imparatorluğu kaybetmiştik.
Fischer değerli bir siyasetçi.
Ama hem o travmayı unutmadık hem de bugünkü Almanya; bu bilince ulaşmış bir yönetime sahip değil.
Onlar İsrail eksenine hapsolup kalmış.
Osmanlı sizi İspanya'da soykırımdan kurtardı. Şanlı geçmişindeki en büyük hatası sanırım sizin gibi nankör millete yardım etmekti. Siz psikozlu soykırımcı bir topluluksunuz. İnsanlık sizden iğreniyor!
Çağdaş ilerici aydınlanmacı laik cumhuriyetçi kemalist kadınlar demokratik çerçevede gönençsel yoğuşmayı ontolojik olarak tartışırken “lastiktir, değildir..!” gibi seviyeli ve medeni imgesel sedimasyon çıkarımlarla;
“Bay Kemal ve Özel”i tartışıyorlar.
Dikkat!…
Aşırı içselleştirilmiş demokrasi içerir!..
Alman Kayzerinin altınlarına tav olup, kendi siyasi ikballeri icin cepheye vatan evlatlarını sürenleri bize örnek gösteriyor.
Oysa konu çok daha basit.
Peştemal, bavul, kamera bantı ve villalarla suç üstü oldunuz.
Hakkında yakalama emri bulunan Bircan Yıldırım karanlık kişiliğin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından alınan ifadesi sonrası adli kontrol kararı talebi ile sulh ceza mahkemesine sevk edildiği ve Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından hakkında yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü kararı verildiği öğrenildi.
Aynı Bircan Yıldırım ekteki yalanı yaydı bugün ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı bu yayılan yalanı düzeltmek için açıklama yapmak zorunda kaldı.
Bu kadını böyle başıboş bırakırsanız olacağı bu. Yalan yayar, iftira atar, pislik saçar.
Milli Eğitim Bakanımız Sn. @yusuf__tekin, Trabzon’da yapılan ilk FETÖ okulu Gülbahar Koleji’nin Ekrem tarafından yapıldığını belgeleriyle ortaya çıkartan ve Ekrem İmamoğlu’nun bir FETÖ projesi olduğunu kanıtlayan isimdir.
Millet aç diyerek duyguları sömüren yolsuzluk ve hırsızlık abideleri bir tarafta, 15 temmuza tiyatro diyen adamın taraftarları bir tarafta. Bunların varan millet diye bir dertleri yok. Varsa yoksa koltuk ve koltuğun getireceği zenginlik.
Adı lazım değil, bir gün birisi Reha Muhtar'a:
— Yahu, böyle saçma sapan haberleri niye yapıyorsun? mealinde bir soru sormuş.
Reha Muhtar da şu mealde cevap vermiş:
— Bana verdikleri paranın miktarını bir bilsen, sen de aynısını yapardın.
Doksanlı yıllarda pek çok medyacının bir ahlakı, daha doğrusu bir ahlaksızlığı vardı:
— Benden nefret et ama ne olur beni seyret.
Sanki nefret duygusunu toplumda bolca üretmek ve yaygınlaştırmak için tutulmuş yaratıklar gibiydiler.
Senaryo şimdi başka bir şekilde sürüyor.
Bir takım medyacıların önüne bir hedef kitle konuyor. Onlara deniyor ki:
— Şu kitleyi, şunlardan nefret ettirin.
Bir bakıyorsunuz o kitle tarihten nefret ediyor. Bir bakıyorsunuz İslam'dan, dinden, töreden, ülkücüden, Kürt'ten, Suriyeli'den, Tayyip'ten, Akın Gürlek'ten...
...nefret ediyor.
Şimdi de Kılıçdaroğlu'ndan ve Alevi'den.
Yirmi otuz yıl sonra biri bu medyacılardan birine elbette:
— Yahu, neden zavallı bir kitleyi nefret etmekten başka bir şey hissetmez hâle getirdiniz? diye soracaktır.
Hiç kuşkunuz olmasın, cevap:
— Saraçhane bana öyle bir para verdi ki, elimden başka bir şey gelmezdi...
...mealinde olacaktır.
‼️Yeni parti için Osman Kavala devrede!‼️
Tarih 5 Haziran 2026…
CHP’de Özgür Özel ekibinden Sezgin Tanrıkulu’nu istikameti Silivri Cezaevi…
İBB’den tahsis edildiği belritilen bir araçla yola çıkılıyor..
Öğle saatlerinde ilk ziyaret Ekrem İmamoğlu’na…
Ve ikinci ziyaretini Osman Kavala’ya gerçekleştiriyor…
Bu ziyaretler önemli…
Kavala sıradan bir isim değil.
Ziyaretinin gündeminin yeni partinin kuruluş çalışmaları olduğu belirtiliyor..
Yeni partinin finansmanı ve dış dünyadan kabul görmesi için Kavala’dan destek istenmesi şaşırtıcı olmaz…
Meraklısı için not: Kulisin kaynağı CHP… Teyit için Sezgin Bey’in danışmanını aradım ama ulaşamadım. Cevap haklarını kullanmak isterlerse yayınlarım…
Adam haklı…
Anket dediğin ve siyasi partilerin çok itibar ettiği kamuoyu araştırmaları milyonlarca kişiyle yüz yüze görüşülerek yapılıyor mesela..
Sonra köy buralar köy. Eskiden dutluktu hep…
CHP eski milletvekili Eren Erdem:
-"Zaman gazetesinin önüne Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatı ile gittim.
Mit tırları ile ilgili belgeleri Bülent Tezcan verdi.."
📌Ertuğrul Özkök, ilerleyen yaşına rağmen 10 numara iş çıkarmış…
📌O kadar güzel kelime oyunlarıyla 2 dakika içinde Erdoğan’ın hapse girişiyle İmamoğlu’nun durumunu eşitliyor ki!! Pes…
📌Sanıyorum Türkiye’de ondan başka kimse bu ustalıkla bunu beceremezdi. Sev, sevme adam gazeteci…Muhalif medyanın yeni gözdelerinin en az 20 yıl önünde.
▪️Ve gerçekler.
1-Özkök kelime oyunuyla aksi iddia ediyor ama Erdoğan yolsuzluk yaptığı için belediye başkanlığından alınıp hapse atılmadı.
1997’de Siirt’te okuduğu bir şiir nedeniyle “halkı din ve ırk farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlamasıyla yargılandı.
Mahkeme 1998 yılında hapis cezası verdi ve bu cezanın kesinleşmesi üzerine belediye başkanlığı görevi sona erdi.
Yani görevden ayrılma nedeni yolsuzluk, rüşvet veya kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasıyla ilgili bir mahkûmiyet değildi.
2- Erdoğan hakkında yolsuzluk iddiasıyla 2002’de yargılama yapıldı. O zaman belediye başkanı değildi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin çeşitli soruşturmalar ve davalar açıldı; ancak bunların sonucunda yolsuzluktan kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı çıkmadı.
O dönemin yargısında aleyhine olabilecek en ufak bir somut delil bulunsaydı bugün farklı bir Türkiye tarihi yazılacaktı.
3- Özkök’ün “Sadece AKBİL davasındaki rakam İmamoğlu hakkındaki yolsuzluk iddialarından fazla” iddiası.
İstanbul’da toplu ulaşımda kullanılan AKBİL sistemi üzerinden belediyenin gelir kaybına uğratıldığı ve kayıt dışı gelir elde edildiği iddiasıyla soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında 65 kişi hakkında işlem yapıldı, daha sonra dava açıldı. Erdoğan da sanıklar arasında yer aldı. İddiaların merkezinde o dönemin parasıyla yaklaşık 2,5–2,6 trilyon liralık usulsüzlük olduğu yer aldı.
Bu paranın günümüzdeki karşılığı 250-300 milyon lira. İmamoğlu’nun sadece aile şirketi üzerine 15 milyon liraya geçirildiği tespit edilen Emirgan’daki 3 villasının değeri 50 milyon dolarla ifade ediliyor.
Kasım 2025’te kabul edilen iddianamamede savcılığın iddia ettiği kamu zararının yaklaşık 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu görülüyor.
Aziz Yıldırım’ı tebrik ederim, ilk golü FETÖ’ye atmış…
FETÖ kumpaslarını iştahla aktaran o “gazeteci” şimdi Sözcü Tv’de olan Halk Tv’de sabahları program yapan Ekrem Açıkel’den başkası değildir