Meryem ve İsa Ana-Oğul" İllüzyonunun Parçalanması
@Hasolaki17
Meryem 16
Kitapta (K-T-B) Meryem’i gündeme getir: Hani o, kendi bağlarından ehlinden (E-H-L) sarsıcı bir kopuşla (N-B-Dh) ayrılmış ve hakikatin parladığı o yarılma noktasında (Ş-R-Q) konumlanmıştı."
@MilenyumKahin Papa'nın iznikte ayın yapması ve ardin dan suların çekilip hristiyan kilisesine ait yapıların ortaya çıkması acaba aradıkları bir seymi var
@MilenyumKahin salât ve namaz bağına gelmek deyil bunları gerçek manalarindan koparıp kendi cikarlarina hizmet edecek şekilde insanları kullanmaları yada boşver ya ayette ne diyor hiç aklınızı kullanmazmisiniz oturup bu 1500 yıl önce gelen kitabı bir kere ayette dediği gibi ağır ağır okusunlar
@MilenyumKahin Sevgili kahin hiç dikkatini cektimi ibadet diye bildiğimiz namaz ve oruç Arapça Kelime deyildir Farsça dir Kuran'da salât ve siyam olarak geçer herşey Arapça olarak geçiyorda bu salât ve siyam neden Farsça olarak dilimize geçmiş olabilir
ATATÜRKÇÜLÜK NEDİR?
Atatürkçülük; "Aklın ve bilimin rehberliğinde, Türk milletinin tam bağımsız ve onurlu yaşamasını sağlayan hayatta kalma doktrinidir."
Duygusal bir aşk hikayesi değildir.
"Dogma" değildir.
Bir "Tapınma" ritüeli hiç değildir.
Atatürkçülük, 20. yüzyılın en büyük stratejistinin, batmış bir imparatorluktan modern bir devlet çıkarma FORMÜLÜDÜR.
Ve bu formül 6 tane kolon (İlke) üzerine kuruludur.
Öyle ezberlediğin tarih kitabı tanımıyla değil, HAYATIN GERÇEĞİYLE bu ilkeler şudur:
1. CUMHURİYETÇİLİK (KUL DEĞİL, BİREY OLMAK)
Bu ilke sana der ki: "Sen padişahın kulu, şeyhin müridi, ağanın marabası değilsin. Sen bu devletin HİSSEDARISIN."
Yani ülkeyi bir aile veya zümre yönetemez.
Liyakat esastır.
Çobanın oğlu da Cumhurbaşkanı olabilir, Paşa'nın oğlu da çöpçü olabilir.
Buna sahip çıkmak, oy sandığına değil, KENDİ ONURUNA sahip çıkmaktır.
2. MİLLİYETÇİLİK (KAFA TASI DEĞİL, DURUŞ)
Bu, ırkçılık veya kafatasçılık değildir.
Bu, emperyalizme karşı bir REAKSİYONDUR.
"Biz Türküz, kimsenin sömürgesi olmayız, kendi kültürümüzle, dilimizle, tarihimizle varız" demektir.
Arap'a özenmemek, Batı'ya uşak olmamaktır.
Kendi kimliğinden utanmamak, aşağılık kompleksine girmemektir.
3. HALKÇILIK (İMTİYAZ YOK, ADALET VAR)
Bu ülkede hiçbir zümre, hiçbir aile, hiçbir cemaat, hiçbir sınıf DİĞERİNDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR.
Kanun önünde herkes eşittir.
Halkçılık, elitizm düşmanlığıdır.
"Benim köylüm efendidir" derken, tarlada üretenin, İstanbul'daki süslüden daha değerli olduğunu anlatır."
Sosyal adalettir. Aç komşun varken tok yatmamaktır.
4. DEVLETÇİLİK (EKONOMİK BAĞIMSIZLIK)
O günün şartlarında "Fabrikayı özel sektör yapamıyorsa, devlet yapar" demektir.
Neden? Çünkü donunu bile dışarıdan alan bir millet, bağımsız olamaz.
Bugünün dünyasında bunun karşılığı: STRATEJİK ÜRETİMDİR.
Kendi silahını, kendi ilacını, kendi teknolojini üretemiyorsan; özgür değilsin.
Devletçilik, "Piyasa ne derse o olur" deyip ülkeyi küresel sermayeye peşkeş çekmemektir.
5. LAİKLİK (AKLIN ÖZGÜRLEŞMESİ)
En çok yanlış anlaşılan, en çok saldırılan ilke.
Laiklik, "Dinsizlik" değildir.
Laiklik, devlet işlerinin, hukukun, eğitimin ve bilimin DİNİ DOGMALARDAN ARINDIRILMASIDIR.
Neden? Çünkü din inançtır (sabit), bilim ise şüphedir (değişken).
Devleti "Vahiy" ile yönetmeye kalkarsan, laboratuvara "Abdest" sorarsan, medeniyet yarışında yaya kalırsın.
Laiklik, vicdanın hür olmasıdır. Kimsenin kimseye inancını dayatamamasıdır. Aklın sigortasıdır.
6. İNKILAPÇILIK (DEVRİMCİLİK / SÜREKLİ GÜNCELLEME)
İşte "Gardırop Atatürkçülerinin" çuvalladığı yer burası.
İnkılapçılık, "Atatürk ne yaptıysa aynısını yapalım" demek değildir.
İnkılapçılık, "ATATÜRK'Ü BİLE AŞMAKTIR."
Atatürk der ki: "Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse, bilimi seçin."
Bu ilke, durmamaktır. Sürekli yenilenmektir.
1930'da takılıp kalmak değil, 2026'nın teknolojisini yakalamaktır.
Eğer sen hala 100 yıl önceki çözümleri konuşuyorsan, Atatürkçü değil, tutucusundur.
Atatürk fotoğrafını her yere asıp;
Bilimden uzaklaşıyorsan,
Liyakatsizliğe susuyorsan,
Üretmeden tüketiyorsan,
Batı'nın veya Doğu'nun kültürüne hayranlık duyup kendi özünü unutuyorsan,
Aklını kiraya veriyorsan (bir şeyhe, lidere veya ideolojiye), SEN ATATÜRKÇÜ DEĞİLSİN.
Atatürk'ün fotoğrafa ihtiyacı yok.
Atatürk'ün "Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür" nesillere ihtiyacı var.
Mesele büstünü dikmek değil, vizyonunu kafana dikmektir.
En büyük Atatürkçülük, "Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır" düsturudur.