Kubbesinde yitirdim zaman duygularımı,
Akşam mıdır, gece midir, sabah mıdır gözlerin?
Ruhumu baştan başa acılarla dokuyan,
Beynimi kurşunlayan silah mıdır gözlerin?
Nurullah Genç
İnsanı Allah sevsin. Gerisi pek de mühim değil. Çünkü Allah severse, O'nu sevenler, seni de sever. Sevmezse, dünyada bütün sevgiler sahtedir; bir ikbâle veya çıkara dayanır. Ardından derin bir gönül yorgunluğu ve beyhude harcanan zamanlar kalır elinde.
Ganîdir aşk ile gönlüm ne mülküm ne menâlim var.
Ne vasl-ı yâra handânam ne hicrândan melâlim var.
Ben ol hayrân-ı aşkım ki yitirdim akl u idrâki
Ne âlemden haberdâram ne kendimden hayâlim var.
Taşlıcalı Yahyâ
Ümidin tükenmesi için büyük hadiseler gerekiyor. Tekrar yeşermesi içinse, küçücük hadiseler bile yetiyor. İnsan daima tutunmak istiyor çünkü, boşlukta kalamaz. Nihayet içindeki bu dürtü, insanın, yaradılışı itibariyle tutulduğuna, serazad ve/veya boşlukta olmadığına delalet eder.
Hüzün; gönülde hissedilen gariplik ve burukluktur. Bazen arzulanan şeyin elden kaçması bazen istenmeyenin başa gelmesidir.
Arapça sözcük, mahzun ve hazin ile akraba.
Mutsuzluk ile karıştırılmamalı zira hüzün çok şey öğretir insana.
“Yalnız hüznü vardır kalbi olanın.”
Neticesine tesir edemeyeceğimiz hadiseler için kendimizi fazla yıpratıyoruz. Hem fikri hem de kalbi zahmetle yoruyoruz. Umursama, demek kolay. Umursa, lakin neticeler Allah'ın kudretindedir, bunu da asla unutma.