1- bir alfabenin yüzyıllarca tatbik edildikten sonra değişime gidilip gidilmemesi gerektiğini halk belirler.
2- Osmanlı'da Latin alfabesinin öğrenme süresinin istatistiğini tutanlar Osmanlı türkçesinin istatistiğini de getirmeli ki Osmanlı türkçesi dersi veren birisi olarak haftalık 4 saat çalışmayla 1 ayda öğrenildiğine kâniyim.
3- madem ki alfabeyi bu kadar değiştirme "ihtiyacı" duydunuz. Vatansever bir insan olarak ecdada saygı ve medeniyete muhafız bir tutum sergilemek için Osmanlı'da hem fransızcanın hem de Türkçe'nin tedris edildiği gibi hem Latin alfabesi hem de Osmanlı türkçesini tedris ettirmeniz gerekmezmiydi
4-latin alfabesinin ne kadar mânâ kısırlığı ve gramer zorluğu barındırdığı ortada iken "kağıt, mürekkep fazlası" bahanesini getirmeniz ne kadar tutarlı. Zira bu bahane de cahilce ki en basitinden "kalem" ve "قلم" kelimelerinin yazımı arasındaki farkı baz aldığınızda 50 satırlık bir Latinize metinin aynısını Rika yazıda 25-35 satırda yapılabildiğini görürsünüz.
5- Osmanlı tükçesi maarif sisteminde kullanılırken okuma yazma oranının istatistiği tutuldu mu ki Latin alfabesine kıyas edilip arada %100 lük bir fark belirleniyor.
@Abdullahkalin__ ,@DemirkesenEnes gibi abilerim hazır derslere başlıyorlarken bunu gündeme getirseler çok isabetli olur
🔴 Manifest’in Netflix belgeselinin yapımını “Banijay” şirketine bağlı “Workerbee” üstlendi.
Banijay şirketi Siyonist Yahudi Jeff Zucker tarafından yönetiliyor.
Zucker, 7 Ekim sonrası İsrail’e desteğini açıklamıştı.
@agrou67 rüyamda Kerem'in son dk golüyle Arsenali 3-2 yeniyorduk sonra da sizin renginiz kırmızı niye sarı laci kullandınız biz turkuaz giymek zorunda kaldık diye oğuz martinelli'yi dövdü baya evire çevire ve biz tüm bunları resmi hesabın kavga özel videolarından izledik
Bi ara 50 yaş seküler, hard chp'li teyzelerle sohbet edebilme fırsatım olmuştu. Hepsi namus kavramına önem veriyordu, yeni nesilin nasıl bozulduğundan falan bahsediyorlardı.
Eski neslin seküleri bile muhafazakardı. Nereden nereye...
Kızılcık Şerbeti garabetinin senaristi Merve Göntem, Türk kızlarına ‘boşverin namusunuzla sabah akşam 3 kuruşa çalışmayı; eskort olup vücudunuzu satın, keyfinize bakın” diyordu. İşte bu nasihatı(!) dizi olarak çekmişler. Siyonist yapımcıları durduracak birileri yok mu? Hıhhhh!
7 Ekim’den sonra terör devleti İsrail’e verdikleri destekle tavırlarını net olarak ortaya koyan ve Türkiye ile birlikte birçok ülkede boykotun etkisiyle ticari sekteye uğrayan boykot markalarından Starbucks ve Algida’nın boykotun etkilerini azaltmak için Magnum Türkiye A.Ş. firmasıyla işbirliğine gittiği ortaya çıktı. Starbucks markasıyla ilk kez satışa sunulan ve Algida Türkiye’nin fason olarak ürettiği dondurmalar 65 gr’lık avuç içi paketlerde boykot yapmayan tüketicilere adedi 300 ₺’ye sunuluyor. Adeta boykotun ticari etkilerini, boykot yapmayan kesimden çıkarmaya çalışan Starbucks, Algida’nın ürettiği bu dondurmaları kg fiyatı 4 bin 615 ₺’ya satıyor.
Diğer yandan vanilyalı dondurma olarak satışa sunulan ürün içeriğinde %0,1 yani binde 1 oranında vanilya parçacıkları olduğu belirtilirken, üründe vanilyadan daha çok yapay aroma verici bulunuyor. Fakat firma üründeki bu yapay aroma vericilerin içeriğini ve ürüne tadı verdiğini tüketicilere açıkça beyan etmiyor. Diğer yandan kg fiyatı 4 bin 615₺ liraya gelen bu ürün içeriğinde kıvam arttırıcı ve emülgatörler ile renklendirici katkı maddeleri olduğu görülüyor. Ürün ayrıca 65 gr’lık tek pakette 15 gr ilave şeker yani yaklaşık 7 küp şeker içeriğiyle dikkat çekiyor.