🖊️İskender ÖKSÜZ yazdı:
Hem atar hem de tutabilir misin?
İçi ile dışı farklı olmak… Bir türlü konuşup başka türlü işlemek. Felaket şeyler yaparken bir taraftan da mangalda kül bırakmamak…Din samimiyet ise iki yüzlülük de dinsizlik olmuyor mu?
@iskendero https://t.co/F1LeQBeFhl
Feda edilecek, geride bırakılacak bir tek Türk milliyetçisi bile yok; bir Fırat'ı daha şehit vermeyeceğiz. ODTÜ'de saldırıya uğrayan Türk milliyetçilerinin yanındayız.
Hiç kimse Türk milliyetçisi gençleri sindirebileceğini düşünmesin. Saldırıya uğrayan, mağdur edilen ya da desteğe ihtiyaç duyan tüm kardeşlerimiz bizimle doğrudan iletişime geçebilir. Bu süreçte hiçbir arkadaşımızı yalnız bırakmayacağız.
Nefes alamıyoruz! Bu toprak parçasını vatan kılan ne varsa, bir bir yok edilmek isteniyor. Doğamızı, toprağımızı ve Akbelen’i savunmak; vatana sahip çıkmaktır. Tüm Türk milliyetçilerini bu kutsal emaneti korumaya, doğanın talanına karşı durmaya davet ediyoruz!
Milliyetçi Kongre Derneği olarak, iki gündür eğitim kurumlarımızda yaşanan silahlı saldırıların münferit hadiseler olmadığını, aksine toplumsal bir kırılmanın işareti olduğunu değerlendiriyoruz.
Okullarda meydana gelen bu şiddet olayları, sokaklardaki asayiş sorunundan, teröristlerin övülmesinden, suçun kutsanmasından bağımsız değildir. Yaşanan hadiseler; Türk evlatlarının güvenliğinde ortaya çıkan sistematik zaafın, disiplin mekanizmalarındaki çözülmenin ve gençleri şiddete iten ihmaller zincirinin acı bir sonucudur.
Bu saldırıları, Türk milletinin bekasını hedef alan ve geleceğimizi karartan ciddi bir güvenlik krizi olarak değerlendiriyoruz.
Türk evlatlarının can güvenliği ve eğitim hakkı, bizim için en temel önceliktir. Okullarımızın yeniden güvenli birer eğitim yuvası haline getirilmesi için gerekli adımlar derhal atılmalıdır.
Milliyetçi Kongre Derneği olarak, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Eğitim camiamıza ve aziz milletimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Türk gençliğinin güvenli, milli ve nitelikli bir eğitim alabilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Bir yerde elektrik faturası tahsil edilmez. Bir yerde köylünün toprağına ağlatarak, bağırtarak, dövülerek çökülür.
Toplumsal barışı devlet eliyle bozuyorlar.
Milliyetçi Kongre Derneği (@KongreDernegi) üyelerinden Avukat Ege Dokur, Akbelen’de tutuklanan Esra Işık’ı ziyaret etti.
Esra Işık, "Sadece ailem adına üzülüyorum, onurlu ve gururlu duruşumu sürdüreceğim ve başım her zaman dik olacak" dedi.
https://t.co/2YYb19KLLR
Türk tarihçiliğinin büyük ismi Prof. Dr. İlber Ortaylı'nın vefat haberini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Türkiye'de tarihin sevilmesinde büyük rol oynayan İlber Hocaya Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.
Cumhurbaşkanına suikast işinin ayrı bir yasası var. Çok ciddi bir iş, ki biliyoruz ki AKP arzu ettiğinde Fatih Altaylı'yı bile bu bahaneyle durduk yere hapse atıyor. (Bile: Adam tarihten bir örnek verdi.)
HalkTV, Koç Üniversitesi'ndeki Türk milliyetçilerine iftira attıktan sonra bizim Kayseri deyimiyle "yinilmemiş" ki devam ettiriyor. İşi olabildiğince ciddi bir seviyeye çıkarıp, "Türk milliyetçileri kriminaldir" demeye getiriyor.
Daha önce de olmuştu. Bugünün genç milliyetçileri küçüktüler. Türkiye'de FETÖ eliyle yığınla suikast, infial uyandıracak eylem olmuştu. McDonalds'a "oruç tutmuyorlar" saldırısından Hrant Dink suikastine, oradan Rahip Santoro, Zirve Yayınevi baskını hikayelerine. Hepsinde güya "genç milliyetçi"ler aktördü. Fakat herkes anlıyordu ki onları yönlendirenler, bir operasyon için gerekçe olsunlar diye uğraşanlar vardı.
Ortaya da çıktı, hepsini FETÖ organize etmişti. Benzer biçimde, ihanet sürecine direnen Türk milliyetçilerini kriminalize etmek istiyorlar. Bunu özellikle muhalif görünen yapılar üzerinden yapacaklar ki "AKP operasyonudur" denmesin.
Türk milliyetçiliği hiçbir zaman terörist yöntemlere meyletmemiştir. Etmez de. HalkTV'nin bu haberi sipariştir, bu mahfile muhalif bir yayın muamelesi yapmayın. Bize AKP'den bile daha fazla, daha hevesli düşmanlık ediyorlar, görün.
Mezkur yapıyı tanımıyorum, ama 15 yaşında "çocuk"tan bahsederken, mesela malum "suç işleme özgürlüğü" elde etmiş, elektrik faturası ödememekle iftihar eden kesimden hakiki bir hamle gelse, "suça sürüklenmiş çocuk" derdi. Fakat bu çocukların hayatını yakacak bir "örgüt" ithamından geri durmuyor. Tam olarak 15 yaşımda ben, başbakan Erdoğan yaşadığım şehre gelince tek başıma eylem yapmıştım. Göz göze de gelmiştik, eylemimi gördüğüne eminim. Şehirde İslamcıdan tut İşçi Partiliye, beni ele verecek tek insan yoktu, AKP'nin tulum çıkardığı bir şehirden bahsediyorum. "Çocukla uğraşmayın" der geçerlerdi. Öyle de oldu, polis bile "oğlum salak salak iş yapma" demekle yetinmişti.
"Çocuksun, öldür, ceza almazsın" diye sokağa salınan çocuklara tanınan anlayışı, durduk yere hedefe konan Yörük çocuklarına da bekliyoruz. Kendisine Türk milliyetçisi diyen kimse meclisi bombalamaya kalkmaz - o işi gerçekten yapan insanların kim olduğunu, kimin ortağı olduğunu biliyoruz. Onların geberip giden lideri vaktiyle şöyle diyordu: "Sen Altaylardan geldim dersen, o da Mezopotamya'dan geldim der."
Genç kardeşlerim aleyhimizde propaganda için kullanılabilecek, çarpıtılabilecek her eylemden, söylemden kaçınsınlar. Ama onlara kaçının derken, bize açıkça düşmanlık edenlere bir çift laf etmekten geri duracak da değiliz.
İyi Parti’ye ve Müsavat Dervişoğlu’na içten içe güvenmesem de sırf Bahadır Hoca’nın hatırına kendilerine hiçbir eleştiri yöneltmedim, eleştiren dostlarıma ise daima güven aşılamaya çalıştım. Görüyorum ki boşunaymış. Soğuk Savaş artığı fosillere güvenip de yola çıkılmazmış.
Müsavat Başkan'a genel başkan olmadan öncesinden beri sevgim ve saygım var. Canı sağ olsun deyip helallik isterim, o kadar.
Bir açıklama yapmaya lüzum görmüyorum. Kendimi açıklamaya çalışmak istemiyorum. Laf sokmayacağım, mesaj vermeyeceğim. Türk Milleti'ne hizmet etmenin sayısız yolu var, herhalde bir şekilde hizmet etmeye devam ederim ben de.
Sizden ricam, benim üzerimden kimseye hakaret etmeyin. Yarın birbirinin yüzüne bakması gereken insanların düşünmeden konuşmaması gerekir.
"Labüd gelen dehre efsane olur Nazıma
Bir gün de bizim halimiz efsanelik eyler."
Müsavat Başkan'a genel başkan olmadan öncesinden beri sevgim ve saygım var. Canı sağ olsun deyip helallik isterim, o kadar.
Bir açıklama yapmaya lüzum görmüyorum. Kendimi açıklamaya çalışmak istemiyorum. Laf sokmayacağım, mesaj vermeyeceğim. Türk Milleti'ne hizmet etmenin sayısız yolu var, herhalde bir şekilde hizmet etmeye devam ederim ben de.
Sizden ricam, benim üzerimden kimseye hakaret etmeyin. Yarın birbirinin yüzüne bakması gereken insanların düşünmeden konuşmaması gerekir.
"Labüd gelen dehre efsane olur Nazıma
Bir gün de bizim halimiz efsanelik eyler."
İhtiyaç sahibi öğrenciye kaynak bulmaya çalışmak ağır cezalık suçmuş. Sulh ceza hakimi kararı açıklamadan 20 dakika önce tutuklandığımızı sosyal medyadan öğrendik. Türkiye’deki adaletin geldiği nokta bu. Benim korkacağımı düşünen varsa sakın hayal görmesin. Sevinenler kına yaksın. Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.
🖊️Ahmet Bican ERCİLASUN yazdı:
Şiir Coşkusu: Şehitler de konuşur
Karabağ’ın Çarıklı kasabası otuz yıl Ermeni işgalinde kalmıştır. Kasabada hiç kimse yaşamamaktadır. Âdeta hayalet kasaba hâline gelmiştir. Otuz yıl sonra Azerbaycan ordusu kasabaya girer. https://t.co/sEEtXjR2wi
M. Bahadırhan Dinçaslan Yazdı | Epstein Vakası: Bütün Bunlar Neden Oluyor?
📌"Öyle ki kulağa en sıra dışı gelen komplo teorileri bile, gözler önüne serilen belgeler karşısında çizgi film tadında kalıyor."
https://t.co/cNYmaxNn6q
Bizi kazıklayarak zenginleşenlere tepkimiz var!
Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışından bireysel alışverişi fiilen durma noktasına getiren düzenleme; Türkiye’de girişimciliği, AR-GE’yi ve üretimi ağır bir darbe altına aldı. Bu kararın, birtakım sermaye gruplarının vatandaşın sırtından edindiği kazançları katlamaya yönelik çabalardan ibaret olduğunu görüyoruz.
Hürriyetimizden çalınarak her geçen gün büyüyen bu düzene sessiz kalmıyoruz. 1-15 Şubat tarihleri arasında cüzdanlarımızı internet alışverişine kapatıyor, sırtımızdan geçinilmesine tepkisiz kalmayacağımızı göstermek adına biz de Milliyetçi Kongre Derneğinin (@KongreDernegi) boykot çağrısına destek veriyoruz.
Yurt dışı alışverişte gümrük muafiyetinin kaldırılması, vatandaşların mülkiyet haklarına ve serbest tasarruf alanına doğrudan ve orantısız bir müdahale anlamı taşıyor. Bu adım; açık bir biçimde Türkiye’yi rekabetten uzaklaştıran, dünyayla bağlarını koparan kapalı bir piyasa düzenine doğru sürüklüyor.
Kararın ekonomik gerekçelerle savunulmasına imkân yoktur. Cari açık bahaneleriyle sunulan bu tercih; gerçekte belirli ithalatçı grupların korunmasına, yurttaşların alternatif ��rünlere erişiminin sınırlandırılmasına ve serbest piyasa dengesinin bozulmasına yol açmaktadır.
Genç girişimciler, üreticiler ve araştırmacılar ihtiyaç duydukları ürünlere ulaşamaz hâle getirilmiştir. Bu durum, Türkiye’de girişimciliği ve üretim kabiliyetini doğrudan zayıflatmaktadır. Aynı zamanda sıradan yurttaşın yurt dışından alışveriş yapma imkânı da fiilen ortadan kaldırılmıştır.
Hürriyetimizden çalarak büyüyen bu düzene sessiz kalma! 1-15 Şubat arası internetten alışveriş yapma!
Ey Türk, gümrük muafiyetinin kaldırılması ile teknolojik özgürlüğün kısıtlandı, girişimcinin eli kolu bağlandı. Yerli tekellerin isteğiyle kurulan bu "fiyat hapishanesine" karşı sessiz kalma!
🚫 1-15 ŞUBAT'TA BOYKOT VAR! Lobi güçlerini kullanarak hakkını gasp edenlere tepkini göster. Bu tarihlerde cüzdanını internete kapat, internetten alışveriş yapma.
Konuyla ilgili Teknoloji ve Girişimcilik Komisyonumuz tarafından hazırlanan aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Link: https://t.co/TR5lr8ybFv