Siyasal islamcıların, Kemalistleri yıllarca "batı özentisi, batı hayranı" diye eleştirdikten sonra, sırf batılı efendilerine "şirin" gözükmek için kırk takla atmaları fena ibretlik.
Türkiye'de her şey gibi laiklik de özelleştirilmiş durumdadır.
Ancak parası olan kişiler, çocuğuna dinsel olmayan laik bir eğitim aldırabilir veya "beach" ücretini ödeyebilenler sahilde içkisini yudumlayabilir.
Garibana reva görülen şey tahakkümdür.
Bodrumlular, Gümüşlük sahildeki bir beach işletmesine girerek "Kıyılar halkındır" protestosu yaptı:
"Anayasa'ya göre kıyılar devletindir ve herkesin eşit ve serbestçe yararlanmasına açıktır. Buna rağmen halkın kıyıları kullanma hakkı engellenmektedir."
Kılık kıyafetlerden anladığım kadarıyla bu protestoyu yapanlar aslında bu beachlere girebilecek ekonomik güce sahip. Ama yine de haklarını savunuyorlar. Çünkü mesele para değil. Bu beachlere girecek maddi durumda olmayanlar ise bu insanları anarşik terörö diye suçluyordur...
Düzeltelim. Rojin muhtemelen güçlü aşiretlerden birinin bir piçinin kurbani oldu. Baronun kallavi adamlarına da parayı aynı aşiretler yağdırıyor diye it gibi çekildiler.
Deniz Göktaş hakkında başlatılan hukuki süreçlerle ilgili olarak "bu lafların sonucu belli" kabullenişinde olanlardan tutun "reklam bedelini göze almış" diyenine kadar her türlü tepki var, ama "ifade özgürlüğü ne oldu" diyen yok. Espriye yer bırakmayan toplumlar tel tel dökülür.
deniz göktaş 6 yaşındaki kızını müridiyle evlendiren bir tarikat lideri olsaydı geçen hafta tahliye olacaktı. emeği geçen yetkililere teşekkür edecekti. islamcı camia tarafından coşkuyla karşılanacaktı. dini değerlerle uyumu tescil edilmiş olacaktı. geçen hafta böyle oldu çünkü.