Bir tanıdık çocuğunu TYT sınavına tek göndermiş. Akrabaları adamı ilgisizlikle suçlayıp topa tutmuşlar. O da diyor ki, "18 yaşındaki adam iki mahalle ötedeki okula tek başına gidip sınava giremiyorsa, Temel Yeterlilik Testinde ful yapsa ne yazar!" Ne diyorsunuz?
hayatı boyunca hiç sigara içmemiş insanları ŞIMARIK buluyorum. nasıl yani hiç mi hayatında bir gece KIVIRCIK ALİ GÜL TÜKENDİ BEN TÜKENDİM dinlerken ağlaya ağlaya peş peşe sigara yakmadın mı HİÇ Mİ KALBİN KIRILMADI
Konuşma zaten mide bulandırıcı, Tesettürlü Müslüman bir Kadının "Erkek Arkadaşım var" demesi! Ben mi Müslümanlığı yanlış biliyorum yoksa bunlar mı doğru yaşıyor, neler oluyor ben bilmiyorum artık.
Ciddi soruyorum diyelim hiç arkadaşınız yok ailenizlede paylaşımınız yok ve çok zor bir dönemden geçiyorsunuz terk edilmişsiniz ihanete uğramışsınız gelecek kaygısı bir yandan ama paylaşacak ve güvenecek birisi bile yok çevrenizde ne yapardınız nasıl toplardınız kendinizi
Brezilya'nın Ankara Büyükelçisi Gilda Motta Santos Neves:
"Aslında Türk kahvesi Brezilyalıdır. Türkiye'ye gelen kahvenin çok büyük bir kısmı Brezilya'dan geliyor."
Muhafazakar bir vatandaş, çektiği video ile dini konularda yanlış bilgiler veren kişileri eleştirdi:
İslamiyet tesettürden ibaret değil. Bırakın giysin. Çarşafa mı girmek istiyor? Bırakın giysin. Benim, mayo giyen bir kadından daha az günahım olduğunu size düşündüren nedir? Ve siz, dört dörtlük bir Müslüman olduğunuzu nasıl düşünebiliyorsunuz?
Her hafta “İslamiyet 101” başlığında videolar izliyorum. Kendinize içerik malzemesi yapabilirsiniz kardeşim, millete akıl veremezsiniz.
İşte kadınların çalışmasının da dinimizde helal olmadığını söyleyen bir kadın var. Hz. Hatice ticaretle uğraşıyordu ya. Sonra sarıklı bir adamla karşılaştım, izlerken korktum. Bir olay anlatıyor. Peygamberimize bir sahabi, “Günaha girersek ne yapacağız, cehennem azabıyla nasıl karşılaşacağız?” diye sormuş. O da demiş ki; şuralarınızdan şunlar çekilecek, buralarınızdan şunlar çekilecek, kabre girdiğinizde sizi kabul etmeyecek vesaire…
Peygamberi o kadar kibirli ve bizim dört dörtlük Müslüman olmamızı bekleyen biriymiş gibi anlatıyor ki… Ve buna o kadar emin ki; sanki oradaydı, sanki her cümlesini biliyor.
Ya, Peygamberi nasıl bununla suçlarsınız? Rabbimden uzaklaştıran sizsiniz ve bu büyük bir günah. Ama İslam sevgi dini ya… Ağzınızdan bir tane güzel söz çıkmıyor. Her seferinde yargılıyorsunuz. Bir kadının videosunu, hele hele erkekler bunu yapıyor, eleştirme hakkını size veren nedir?
Bir kadın değilsiniz, kapanmakla sınanmıyorsunuz. Bir insanın başörtüsüne girip girmemesi konusunda bir erkeğin tam anlamıyla fikir sahibi olabileceğini düşünmüyorum. Eğer istiyorsanız siz cübbe giyip sarıkla gezin. Siz böyle geziyorsunuz ya, kol kaslarınızı gösteriyorsunuz ya; siz cübbe ve sarıkla gezin.
Açık kadından “düzgün kapanın”, açık erkekten “cübbe giyin” dersi alıyoruz ya… Siz kendi hayatınıza uygulasanıza. Bizim hiç kapanmadığımızı düşünüyorsanız siz kapanın, bize doğrusunu göstersenize.
Diyemiyor musunuz: “Rabbim, benim ne haddime?” Bir insanın çok günahkâr olduğunu bas bas bağırıyorsunuz. “Vay, şunun ne giydiğine bak. Cehennemde şöyle şöyle yanacak.”
Nereden biliyorsun? Sen karar mercii misin? Adalet Bakanı mısın?
Hayır, insanların fiziksel görüntüsüyle onları yargılayamazsınız. Kimin ne kadar namaz kıldığını, kimin ne günah işlediğini, kimin hangi sevapla bütün günahlarının silinebileceğini bilmiyorsunuz ki. Oradaki yargılama sürecini hiç kimse gördü mü? Buraya gelip söyleyebilir mi? Söyleyemez.
Nasıl buna eminsiniz? Rabbimin onu affetmeyeceğini nasıl düşünebilirsiniz? Ben bunu merak ediyorum. Vallahi bütün merakım bu. Sanki öldünüz, orayı gördünüz, yargılama sistemini gördünüz de buraya gelmiş gibisiniz.
Bakın, böyle büyüdüğüm için mezarlıkların yanından geçemezdim. O kadar söylüyorum size. Çocukluk dönemimi hayal edebiliyor musunuz? “Öleceğim” diye nasıl korktuğuma inanabiliyor musunuz?
Ve yemin ederim, neye üzüldüm biliyor musunuz? Ben bunu “Bitti Kızım”da da söylemiştim. Açık gezdiğim dönemler çok olmuştur benim ya da tesettüre tam anlamıyla uymadığım anlarım çok fazladır. Dört dörtlük bir tesettüre sahibim demiyorum zaten.
Ama yemin ederim, kemoterapi alırken belki de yanlış düşündüm ama dedim ki: “Kimsenin kalbini kırmayacağım.”
Şunu demedim: “Namazlarımı aksatmayacağım, şunu yapmayacağım, bunu yapmayacağım.”
“Kimsenin kalbini kırmayacağım” dedim. Çünkü bir kalbi kırmak, 70 Kâbe’yi yıkmak gibidir derler.
Kul hakkını, Kâbe’yi hiç mi düşünmüyorsunuz? Ahireti hiç mi düşünmüyorsunuz? Hiç mi korkmuyorsunuz?
Bir tesettürlü insanın videosunu alın da bu şekilde yorum yapın. Zaten yapıyorsunuz. Bir de benimkini alıp deneyin.
Rabbim size hidayet versin, Rabbim size akıl fikir versin. Sadece bunu temenni ediyorum.
(Sevinç Parlak)
35 yaşında hayatını kaybeden Kızılcık Şerbeti dizisinin oyuncusu Ece İrtem bugün toprağa verildi.
İzleyince görüyoruz, hayatı, ibret verici ne kadar çok dersi içinde barındırıyor.
Kendi hayatımıza, yeni toplumsal düzeneklerimize, modernitenin dayatmalarına, tüketim alışkanlıklarımıza nasıl da ayna tutuyor.
Daha önce uyuşturucu tedavisi görmüş, ölümünden önce aşırı alkol kullanmış, antidepresan ilaç almış.
Dışarıdan baktığınızda ışıltılı bir hayatı var.
Eğitimli, savcı bir babanın evladı. Oyuncu olmak için çok çabalamış.
Kızılcık Şerbeti’nde şöhreti yakalamış, ayrılınca yeniden bunalıma sürüklenmiş.
Son dönem ünlülere yönelik operasyonlarda da şöhretin ve makamının genç hayatları nasıl savurduğunu görmüştük.
Uyuşturucuya bulaşanların 15 milyona, bahis oynayanların 28 milyona ulaştığı toplumda yaşanan bu tür dramatik hadiseler geleceğimiz adına alarm veriyor.
Operasyonlar tamam, ancak çok yönlü mücadele elzem gözüküyor.
Çünkü.
Sosyal çürüme kontrolsüz şekilde derinleşiyor.
Bu twitten ve alıntılardan anladığım kadarıyla çevrenin düşüncesini çok fazla benimsiyorsunuz. Kimin sizi neye layık gördüğü önemli değil, önemli olan sizin kendinizi neye layık gördüğünüz. Yani buna sinirlenmeye kurulmaya gerek yok. İstemezsiniz olur biter.
Arkadaşım 25 yaşında ve boşandı. Sırf boşandığı için ona uygun gördükleri kişi 40 küsur yaşında, 4 çocuklu akrabası. Bakın, sevip kendi kararıyla isterse tabii ki olur. Ama sırf BOŞANDI diye 25 yaşındaki bir kadına uygun gördüğünüz kişi bu, boşanan kadınlara acımayı kesin aptallr
Hani diyorlar ya dedelerinden, ninelerinden nasıl daha yobaz oldular diye, hakikaten öyle. Bu zamanda birinin şöyle düşünebilmesi için beyninin içinde sabun filan olmadı lazım.
"Boşanana acımayın" falan filan... Hanımefendi, o teyzeler acıdığı için değil, "bu saaten sonra bunu ancak 4 çocuklu adam paklar, hiç değilse evde kalmasın" dedikleri için o teklifle geliyor. Feminizm soslu ergen tweetleri atarak Anadolu'nun acımasız mahalle sosyolojisini değiştiremezsiniz.
⭐️Acil Yuva 🙏🏻
Prensesim bugün taburcu oldu hayati tehlikesi yok ama biraz denge problemi var onu da bi hafta ev bakımıyla halledeceğiz inşallah şimdi ona en güzel yuvayı bulma zamanı 3 gün komada kaldı hayata tutundu hak etmiyor mı 🙏🏻🙏🏻🙏🏻
#istanbul
Tbd dizisinde çok severek oynadığım Gezep’in, yeni sezonda olmayacağını şaşırarak ve üzülerek öğrendim.
Diziye çok güzel başlayarak seyircinin sevgisini kazanan Gezep’in haftalardır yaşadığı gerileme ve karakterin özüne aykırılık, seyircinin de malumuydu.
Karakterin özüne döneceğini ve vaadedilen hikayesini yeni sezonda göreceğimizi umut ederken, yaşadığım bu duruma anlam veremediğimi ve derinden üzüldüğümü bilmenizi isterim.
Söylenecek çok söz var aslında, zamanı gelince söyleriz inşallah.
Gezep’i sevmiş, beni desteklemiş, üzerimde emeği olan herkese sevgiyle…
Yeni ve daha güzel hikayelerde, yeni karakterlerde görüşmek buluşmak umuduyla…
Ayrıca gül notası sevmeyen insanlarda dikkatimi çeken bir şey var, kafalarında o koku gül suyu, davet, mevlid gibi şeylerle eşleştiği için sevmediklerini düşünüyorum.
İnsanların sınırları olmalı bence. Bazı insanlar sınır ihlalini sever. Tatlım senin iyiliğin için, bak sana ne kadar da yardım ediyorum tavırlarıyla manipüle edebilir. Herkes sınırlarını bilmeli.
En yakın arkadaşım mesaiye kalıp geç geleceği zaman evine yardıma gidip eşiyle birlikte ona yemek hazırlamışlığım var. Herkesin aklı uçkurunda değil sizin gibi.