Tarım Bakanlığı'nın "hastalık" masalıyla yerli ata tohumunun satışını yasaklaması, halk sağlığını koruma hamlesi değil; küresel tohum kartellerinin Türkiye pazarındaki kârını garantiye alma operasyonudur.
Ziraat Fakültelerinin raporlarında ithal ve sertifikalı tohum paketlerinin yarısı virüslü çıkarken onlara tek kelime edemeyenler; bu toprakların iklim hafızasını ve genetik direncini taşıyan milli ve yerli tohumlarımıza kelepçe vuruyor.
Amaç toprağı temizlemek değil; Türk köylüsünü her yıl yabancı şirketlere haraç ödemeye mahkûm etmek, gıda egemenliğimizi küresel tekellere teslim etmektir.
Bakanlık eliyle yürütülen bu lobi faaliyetlerine karşı ilan ediyoruz:
Atasını tanımayanın toprağına bereket uğramaz.
Kendi tohumunu koruyamayan milletler, yarın ekmeğini başkasından dilenmek zorunda kalır.
Şirketlerin sertifikalı kölesi olmayacağız; Anadolu'nun bağımsız mirasına, toprağın namusuna sonuna kadar sahip çıkacağız!
Yunanistan cayır cayır yanarken, Başpiskopos Amvrosios çıkıp dedi ki:
“Bu yangın, Tanrı’nın ateist Başbakan Çipras’a gazabıdır!”
Çünkü Tanrı, bir ülkeyi düzlüğe çıkaranları hiç sevmez(!)
Evet, Çipras bir ateist.
Ama şöyle bir ateist:
•Ülkesini iflastan aldı,
•Kişi başına düşen milli geliri 28.000 Euro yaptı,
•Emekli maaşlarını 7400 Euro’ya kadar çıkardı,
•Sahtekarları ve yandaşları devletten kovdu.
Yetmedi!
•TÜİK muadili istatistik kurumunun başkanlarını hapse attı,
•Bakanların altlarındaki lüks arabaları sattı,
•Devlet uçaklarını elden çıkardı,
•“Motosikletle gelin meclise, benzin yok” dedi.
Ateist dediğiniz adam hâlâ çatı katındaki 3+1 evde oturuyor.
1998 model arabasını kullanıyor.
Meclis maaşlarını düşürdü.
Bakanlara “devletin evi yok, kira bul” dedi.
Yolsuzluk komisyonu kurdu.
Çaldıkları paraları kuruşuna kadar geri aldı.
En önemlisi şunu dedi:
“Benim yedi sülalem bile devlete yaklaşamaz. Liyakat esastır. Dürüst, ehil insanlar görev alacak. İnancı beni ilgilendirmez.”
Ve yaptı!
Sonra ne oldu?
Papazların ekmeği kesildi.
Dini otoritelerin siyasetteki gölgesi bitti.
Yunan halkı ilk kez nefes aldı.
Ekonomi toparlandı.
Devlet büyüdü.
Toplum huzura kavuştu.
Ve şimdi, yangının suçlusu olarak bu adamı işaret ediyorlar.
Çünkü onlar için ahlâk; inançtan ibaret.
Dürüstlük, adalet, liyakat değil
👉🏻sadece inançlı görünmek önemli.
Ama hayat öyle işlemiyor.
Bir ülkeyi kurtaranın inancı değil, vicdanı;
sadakati değil, adaleti önemlidir.
Çipras ateist olabilir, ama o halkını yakan değil;
yangınlardan çıkaran bir liderdi.
Darısı, ateistinden korkup sahtekâra razı olanların başına.
Bu yazı Kemalist İlkay’a ait, ondan alıntı ilettim.
Bu devleti yöneten kim?
Sokakta, pazarda, köşe başında etiketsiz, sertifikasız fide ve tohum satanlara 2026 yılı itibarıyla tam 349.690 TL para cezası kesileceği, ürünlere el konulup imha edileceği açıklandı.
Diyor ki devlet (daha doğrusu TOHUM Ve İLAÇ firmaları -Rochefiller giller) Eğer bişi ekecekseniz BİZİM GDO'lu tohumlarımızı ekeceksiniz. YERLİ Ata tohumları ekemezsiniz.
Bizim KAHRAMAN ve BAĞIMSIZ devletimiz de TIPIŞ TIPIŞ, halka hissettirmeden ve avanağı uyandırmadan bu EMİRLERİ köylüye dayatmaya çalışıyor
Sahi bu devleti KİM yönetiyor?
Diye sorsak AYIP olur mu?
Zeyl: Diyor ki devlet, "biz ata tohumlarını yasaklamıyoruz. Sertifikası alınmayan tohumları ekmek yasak. İsteyen TOHUMUNA fidesine Sertifika alabilir."
Sanki köylü için HER ATA TOHUMU her fide İçin bunu yapmak mümkünmüş gibi...
Rochefillergillerin memur kafaları işte
Teoride mümkün gibi görünen SERTİFİKA meselesi PRATİKTE mümkün değil. Zira Artvin'in, Muş'un, Torosların bilmem neresindeki yol bilmez köylünün Devlet Memurlarının bile bilmediği prosedürleri yerine getirebilmek için bağını, bahçesini, hayvanını, işini gücünü bırakıp bu işin peşine düşmesi mümkün değil. İşin parasal yani HARAÇLAR bölümü de ayrı konu.
Dolayısı ile SÜRECİN, kaçınılmaz olarak bütün piyasanın BAYER'in, Monsanto'nun, ROCHEFİLLER GİLLERİN yani SÖMÜRGECİLERİN kontrolüne geçmesi ile sonuçlanacağını DEVLET ve memur kafalar BAL gibi biliyorlar
Bal gibi biliyorlar KÖYLÜ, tohum ve fide sektöründe GDO'lu, Genleri ile oynanmış tohumlara mahkum kalacak
Köylü ne yapsın, DEVLET Rochefillerlerin Memuru olmuşsa
https://t.co/4F8eJN9vyQ
https://t.co/FJfdDKyePi
Esenler Belediyesi, 17 köpek kafesi için açtığı ihaleyi, 2 milyon 579 bin TL'ye AKP ilçe yönetim kurulu üyesine verdi.
Tanesi 151.000 TL tutan metal kafesler Alibaba'da sadece 2.000 TL'ye satılıyor.
(Sözcü)
“5 ayda 1 milyar 200 milyon dolar”
👉 Sabahattin Önkibar, ABD’den aldığımız doğalgazın ‘çok pahalı’ olduğunu ve bunun bir nevi ‘rüşvet’ olduğunu öne sürdü!
“Amerika’ya verilen rüşvet belgelendi diyorum; zira resmi veriler dün açıklandı.
Biliyorsunuz Türkiye doğalgaz ithal eden bir ülke. Buna karşın tek şansı komşularında gaz olması.
Rusya’da var, İran’da var. Dahası bu ülkelerle inşa edilen doğalgaz nakil boru hatları da var.
Aynı şekilde Cezayir’den, Katar’dan ve bölge ülkelerinden temin etme imkanı da mevcut.
Yakınlık, nakliye ücretinden kurtulmak yani daha az ödeme yapmak demek.
Öyleyken hatırlayın; Türkiye birkaç ay önce gazı önce bu ülkelerden almak yerine Amerika’dan almaya karar verdi.
Bunu da haliyle sıvılaştırılmış gaz şeklinde yapıyor. Sıvı gaz ise gemilere yükleniyor ve binlerce kilometre öteden geliyor.
Bu durum doğal olarak fiyat farkına sebep oluyor.
İşte size resmi veri: Türkiye son 5 ayda Amerika Birleşik Devletleri’nden 305 milyar fit küp sıvılaştırılmış doğalgaz satın aldı. Karşılığında da 2 milyar 667 milyon dolar ödedi.
Halbuki aynı miktarda doğalgazı yine sıvılaştırılmış şekilde Cezayir ya da Katar’dan alsaydı 1 milyar 467 milyon dolar ödeyecekti.
Aradaki fark sadece 5 ayda 1 milyar 200 milyon dolar. Yıllığa vurursanız iki katından fazla ediyor.
Ayrıca Cezayir ve Katar gazı, Amerikan gazından daha kaliteli.
Bakın, bir iddiadan söz etmiyorum. Resmi veri, resmi rakam aktarıyorum.
Kahredici bir başka husus da şu: Amerikan şirketiyle devletimize ait BOTAŞ kurumu, bu korkunç maliyete rağmen 20 yıllık bir anlaşma imzaladı.
Yani sömürü uzun döneme yayılıyor.
Tablo böyleyse bunu söyleyin.
Bunun açıklaması Amerika’ya rüşvet vermek olmuyor mu?
Büyük fiyat farkına rağmen Amerika’dan doğalgaz getirmek neden? Evet, açıklansın. Nedir bunun perde arkası?
Niçin böyle bir tercih yapıldı? Neden haraç ödeniyor?
Ondan sonra CHP’liler yolsuzluk yapıyor diyerek tam 16 aydır her gün milleti uyutma, afyonlama, yani ‘cambaza bak’ kandırmacaları yapılıyor”
CHP milletvekili Umut Akdoğan, Eşine ‘fakirlik belgesi’ aldığı ortaya çıkan AKP’li Hüseyin Altınsoy için Aksaray’a gitti.
“Aksaray’daydım bugün.
Hepsi 76.000₺ içinmiş
60.000.000₺ değerindeki malı paylaşmak için 76.000₺ verememişler.
Hem de diğer kardeşler de yoksul değilmiş.
Davada avukat vekilin kızına hakim duruşmada “utanmıyor musunuz” insanlar altın borç alıp harç yatırıyor demiş.”
Soldakinin 300 koyunu var. Yeme para veriyor, ahırının elektriğine suyuna para veriyor. Traktörü bile yok. Koyunlarını eski bir torososu var onda taşıyor. Babadan kalma kerpiç bir evi var. Hayatında hiç tatile gitmemiş. Hayvanlarını satıp devlete vergi veriyor. Elinde kalan 3-5 kuruşla evini geçindirmeye ve yeniden hayvanlarına bakmaya çalışıyor.
Sağdakinin yüzden fazla köpeği var. Tamamını sokakta açık alanda bakıyor. Köpeklere mama alacağım diye vergisiz ve denetimsiz para topluyor. Her yıl düzenli olarak tatilini yapıyor. 4x4 pickupı ve şehrin göbeğinde lüks bir rezidansta oturuyor. Hayatı boyunca da vergi nedir bilmemiş vergi filan ödememiş.
Nasıl? İyi mi?
Şanlıurfa Ceylanpınar Devlet Hastanesinde görevli olan ve kadrosu temizlik personeli olan ve yılardır masa başı görevlerde çalıştırılan tün personellerin asli görevlerine geçmeleri için tebliğ de bulunulmuş tarafına tebliğ yapılan tüm personeller asli görevleri olan temizlik görevine geçmiş son olarak da Halil Bulmen isimli personelin hastanenin temizlik ihtiyaçları dolayısıyla asli görevleri olan temizlik görevlerine geçmeleri gerektiğini kendilerine tebliğ etmemiz üzerine;
Ak Parti ilçe Başkan Yardımcısı olan Halil Bulmen isimli personel ben ak parti İlçe Başkan Yardımcısıyım, ben temizlik yapmıyorum, bana temizlik yaptıramazsınız dedi.
Aynı gün akşam saatlerinde Şanlıurfa il Sağlık Müdürü olan Erhan Berk tarafından aranarak bu adam Ak Parti llçe Başkan Yardımcisi sana emrediyorum görevine geri ver, sen bunun Ak Partili olduğunu bilmiyor musun, benim başımı ağrıtma şeklinde söylemlerde bulundu. Bunun üzerine il Sağlık Müdürü Erhan Berk' e yanlış birşey yapmadığımı, parti ve etnik köken farketmeksizin tüm personellere eşit davrandığımı söyledim.
Bu personeli görevine geri iade edemem, edersem hastaneyi yönetemeyeceğimi ve tün personelin kendilerine karşı adil davranılmadığı için baş kaldıracağını iletmem üzerine il Sağlık Müdürü Erhan Berk şahsıma karşı görevine iade etmiyorsan, istifanı ver vermezsen ben oraya gelip seni o koltuktan nasıl kaldırıyorum görürsün şeklinde söylemlerde bulunmuş, ben de şahsına karşı eğer bir temizlik görevlisini asli görevi ve işi olan temizlik kadrosuna iade ettiğim için istifam isteniyorsa ben bu istifamı vermiyorum şeklinde kendisine ilettim bunun üzerine şahsıma karşı yine mobbing ve tehdit içerikli söylemlerde bulunuldu.
Olayların mobbing ve tehdit şiddetinin artması dolayısıyla can güvenliğimden endişe ettiğim için ben de istifamı verip şu aşamada ilçeden ayrılmış bulunmaktayım ayrıca yaşanan olayın devlet büyüklerimize ve tüm siyasi camiaya çarpıtılarak aktarıldığı bilgisini almaktayım kamuoyuna duyurulur
Şanlıurfa Ceylanpınar Devlet Hastanesi Başhekimi
Uzm.Dr.Meriç ARTAN*
📌YAZIKLAR OLSUN SİZİN ADALET ANLAYIŞINIZA
Eşine "fakirlik" kağıdı aldırdığı ortaya çıkan 273 TL maaşlı AKP'li vekil Hüseyin Altınsoy, Resmi Belgede Sahtecilik (TCK m. 204), Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık (TCK m. 158/1-e), Yalan Beyanda Bulunma ve Görevi Kötüye Kullanma suçlamalarıyla bu sabah evinden ters kelepçeyle alınmadı.
Tepkiler artınca sadece X hesabını gizliye aldı, olay çözüldü.
AB Yasakladı, Yabancı Şirketler Sattı, Bakanlık İzin Verdi.
Biz yemeye devam ediyoruz
Avrupalı kapıdan çeviriyor biz yiyoruz
Avrupalı bize zehir satıyor sattığı zehirli ürünleri almıyor
Bayer, Syngenta, BASF, FMC... Hepsi yabancı şirket.
AB’de yıllar önce yasakladıkları 4 zehri Türkiye’de hâlâ satıyorlar:
1. *Glifosat - Randop*: Bayer üretimi. Kanserojen şüpheli diye AB kısıtladı. Türkiye’de binlerce üründe serbest.
2. *Tiametoksam*: Syngenta İsviçre. Arı katliamı yüzünden AB’de 2018’de yasak. Bizde maruldan elmada kullanılıyor.
3. *Glufosinate*: BASF Almanya. “Üremeyi riske atıyor” dedi AB, yasakladı. Bizde zeytin, üzümde ruhsatlı.
4. *Klorantraniliprol*: FMC ABD. Su canlıları için çok tehlikeli. Türkiye’de pamuktan fındığa her yerde.
Yabancı şirket kârını koruyor. Bakanlık 2-3 yıl gecikmeli iptal ediyor.
Halk sağlığı değil, ithalat faturası önemliymiş.
Kaynak: BITKIKORU, Pestisit Atlası 2024
@TCTarim Halk bunu bilmek istiyor.
Türkşeker'de milyonluk kıyağa onay veren o isimler!
📍Türkşeker’de ilan ve duyuru yapılmadan, satış fiyatının altında; İşmen Gıda ve Remzi Çakar’a 100 bin ton imtiyazlı şeker satışı yaparak, kamunun 500 milyon liranın üstünde zarara uğratılmasına onay veren Türkşeker Yönetim Kurulu üyeleri:
-Dr. Muhiddin Şahin (Başkan / Genel Müdür)
-Doç. Dr. Nadide Gülbay Yiğiteli (Tarım Bak. / Bakan Danışmanı)
-Seyfullah Arslantürk (Tarım Bak. Personel Gen. Md.)
-Kadir Gurbetçi (Tarım Bak. Destek Hiz. Daire Bşk.)
-Fatih Altınkayık (Hazine ve Maliye Bak. Personel Gen. Md.)
-Mehmet Tunçak (AK Parti Eski Milletvekili)
📍Usulsüz şeker satışına onay veren isimlerin, kamuda personel yöneten ve denetim yetkisi olan üst düzey bürokratlar olması dikkat çekiyor.
https://t.co/ZaaBy7Ht6g
✍️33 yaşındaki yeğen, bir fermanla Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Hizmetleri Genel Müdürü yapıldı.
✍️Sadece genel müdür değil, aynı zamanda tümgeneral de yapıldı. Artık on milyarlarca liralık bütçeyi yönetecek, astlarına sicil notu verecek.
⭐️Kendisi doğmadan 2 yıl önce harp okulundan mezun olan tuğgeneral ise onun emrinde çalışacak.
💡Güzelim ülke fermanlarla yönetiliyor, demokrasi her gün irtifa kaybediyor ve devlet kurumları çöküyor!
Son 3 yıl içerisinde TMO’nun kiraladığı depolardan;
Konya’da 7500 ton buğday,
Mardin’de 137 bin ton buğday,
Gaziantep’te 6600 ton buğday,
Kayıp tespit edilmiştir.
Bu miktardaki ürünlerin ortadan kaybolması, münferit birer hadise olarak değerlendirilemez!