İnce memed bitti sonunda. 4 cildi birden hemde. Köyde yaşamanın da verdiği gazla dışarıda aldım soluğu. Gittim kahveye yaşlı bi adama sordum dedim dayı zulüm varmı sizin köyde. Dedi yok. Dedim iyi düşün tarlayı filan zorla elinden alan yok mu. Dedi yok.
2003 yılında bir Alman film ekibi, Moğolistan’ın Gobi Çölü’nde göçebe bir aileyi takip etti. Ortaya çıkan The Story of the Weeping Camel adlı film Oscar’a aday gösterildi.
Bir dişi deve, iki gün süren zorlu bir doğumun ardından yeni doğan yavrusunu reddetmişti. Sütü olmadan yavrunun yaşaması mümkün değildi.
Aile tek bir çözüm olduğunu biliyordu. İki küçük oğullarını, yüzyıllardır bu tür durumlar için uygulanan “Hoos” adlı bir ritüeli gerçekleştirebilecek bir müzisyeni bulmaları için çölün derinliklerine gönderdi.
Müzisyen geldi. Ritüel yapıldı. Anne deve gerçekten gözyaşları döktü ve ilk kez yavrusuna yöneldi.
Film ekibi yalnızca bir yaşam tarzını belgelemek için oradaydı. Böyle bir ana tanıklık edeceklerini bilmiyorlardı.
UNESCO, Hoos ritüelini 2015 yılında Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dahil etti.
Peki siz en çok hangi @benalpayerdem karakterini seviyorsunuz?
Top Canavarı
Şevki Teyze
Hasta Ruh İsmail
Kamil Seven Adam
Çocuğunu Dürbünle Gözetleyen Adam