“Amedspor şampiyon olmasa bile bayrak astırabiliyorsa, biz de şampiyon olmadığımız için bayrak astırabiliriz”
diyerek ulaştığımız Karayolları Genel Müdürlüğü, FSM Köprüsü’ne İstiklal Kadınları Hareketi bayrağı asma talebimizi reddetti.
Bu ülkede Türklere ırkçılık yapılıyor.
Kırmızı et üreticileri merkez birliği başkanı Bülent Tunç’un oğlu, AKP Gençlik Kolları'nın mkyk üyesi Halil Efe Tunç aracılığı ile şirket kurup Polonya'dan et getirerek kırmızı et piyasasını ele geçirdiler. Şimdi sıra geldi beyaz ete. Tavuk fiyatı öyle aöylendiği gibi pahalı da değil, çoğu yerde 120 TL civarı. İyi izleyin, 3 ay sonra 300'den aşağı bulamayacaksınız ve tek elden yönetilecek. Çünlü bu yönetim, bilinçli fakirleştirme politikasını, demografi değiştirme politikası ile beraber yürütüyor. Ülkeyi işgale hazırlıyorlar. Yakın gelecekte Türkiye'yi "libarelleştirmeye" geldiklerinde bugünleri anlarsınız.
CHP veya bir başka parti zerre umrumda değil. Sadece şu iki yüzlülüğü söylemek istiyorum.
Dava eden CHP’li davalı CHP’li diyen arkadaşlar.
Bülent Arınç, ‘Melih Gökçek Ankara’yı parsel parsel sattı’ dediğinde kim bunu soruşturdu, kaçınız sordu?
Türkiye’deki insanlar hayattan soğudu aynı şekilde ben de öyle. Ben gelecek yıllar için buraya not düşsün diye yazıyorum. Bu yapılan adalet değildir.
AK Parti’ye veya DEM Parti’ye de yapılsa doğru bulmam. Özgür Özel ile de 2 sene önce Mavi Vatan hakkında danışmanının yaptığı bir açıklama nedeniyle tartışmıştım ve sonrasında bir kez bile konuşmadım. Şahsı umrumda değil.
Haksızlık kime yapılırsa yapılsın haksızlıktır.
Bugünkü gelişmeler neticesinde, ülke olarak daha şimdiden KAAN Milli Muharip Uçak projesinin toplam geliştirme maliyeti ya da çoğumuzun göğsünü kabartan Baykar’ın yaklaşık şirket değeri kadar rezerv satmak zorunda kalmış gibi görünüyoruz.
Allah dar gelirlinin yardımcısı olsun.
ODTÜ’de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bayrağını açan öğrencilere, bölücü bir grup şahıs saldırıdı.
Bu bayrağı düşman ülkesinde açsalar böyle saldıran olmazdı.
Bu vatansız şahıslara gerekli cevap umarım verilir.
@saglikbakanligi@drmemisoglu@sagliklicozum
Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birinci Basamağın asli görevidir. Aile Hekimleri olarak vatandaşlarımızın sağlığını koruyucu hizmetleri 15 Eylül 2005’den beri her gün 20 yılı aşkın süredir gerçekleştiriyoruz. Yeni uygulama ile eklenen 6 farklı HYP kriteri ile birlikte 18 farklı izlem şeklini, binlerce veriyi her ay hastalarımızdan alarak sisteme girmemiz beklenmektedir. Bu veriler izinli, raporlu olduğumuz günlerde düşüş göstermemekte, çalışma günlerimizde günlük yüzlerce veri sisteme girmemiz beklenmektedir.
Unutulmamalıdır ki bir Aile Hekimi günde ortalama 60-70 ‘e yakın hasta muayene etmekte, vekalet edilen günlerde bu sayı günlük 120-140 ‘lara çıkmaktadır. 140 Hastanın muayene edildiği bir günde hastalara sağlıklı tanı konabilmesi mümkün değildir! Bu günlerde ilgililer bu iş yüküne artı olarak saatlerce bilgisayar başında veri girilmesini istemektedir. Aile Hekimliği birimleri Aile Hekimi ve Aile Sağlığı Çalışanından oluşmakta olup kamuya ait herhangi bir veri giriş memuru veya tıbbi sekreter Aile Sağlığı Merkezlerinde bulunmamaktadır. Hekim binlerce veriyi giren bir tıbbi sekreter veya veri giriş memuru değildir! Böyle bir düşünceyi tıp etiğinden uzak ve hastalıklı buluyoruz. Elimizde ki imkanlarla bu iş yükünün gerçekçi uygulanabilirliği bulunmamaktadır.
Bahsedilen veriler girilmediğinde %50’yi aşan oranlarda maaş kesinti uygulanmasına gidilmesi durumu ilgililerce pozitif performans şekilde lanse edilmeye çalışılmaktadır. Gerçek ise maaşımızın %65’i belirsiz performans kriterlerine bağlanmıştır.
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu olarak ilgilileri Uyarıyoruz! Angarya benzeri veri giriş işleriyle aile hekimlerini tükenmişliğe sürükleyen, ASM şartlarında zamansal olarak yapılmasına imkan bulunmayan , sahada ki gerçeklerle alakası bulunmayan iş ve işlemlerden artık vazgeçin!
Bizler AHEF ve 79 İl Derneği olarak saha da GERÇEK karşılığı olan, vatandaşımıza daha kaliteli bir hizmet sunacak formüllere hakim bilgi ve donanıma sahibiz . Göstermelik ve popülizmin eşlik ettiği politikalardan vazgeçilerek vatandaşımızın gerçekten hak ettiği sağlık hizmetine erişimini istiyoruz. Bu gerçekleri halkımıza anlatmak da dahil, her türlü platformda yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz.
Vatandaşımız GERÇEK sağlık hizmetini her zaman hak eder. Vatandaşımızın sağlığını korumak, sistemde çalışan Aile Hekimlerinin haklarının savunulması için, GERÇEKLERİ anlatmaya ve çabalamaya devam edeceğiz!.
Saygılarımızla …
AHEF Yönetim Kurulu .
Sevgili vatandaşlar, bugün önemli birgün.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatandaşlarının vize randevu hakkını gasp eden bazı resmi olmayan vize şirketlerinin içerisinde yer almış çok sayıda insan tüm delilleriyle ihbarda bulundular.
Olay tahmin ettiğimizden daha kötü.
5.000 - 10.000 Euro karşılığında GARANTİLİ VİZE aldığına dair yazışmaları elimde mevcut. Ve bu ihbar edenler gerçekten vize aldıklarını da söylüyorlar.
Hepsini ülkelerin temsilcileriyle paylaşacağım.
Türkiye’de karaborsacılık, seyahat hakkını dolaylı da olsa engellemek suçtur. Bu basit bir suç değildir.
Macaristan Büyükelçisi Viktor Matis’e ilgisi için de teşekkür ederim. İlk arayan kendisi oldu ve tüm detayları istedi. Geçmişte de bu konuyu incelemeye almış. Anlaşmalı vize şirketleri de detaylı bilgi almak için görüşmek istedi onlara da teşekkür ediyorum.
Bugün diğer ilgili ülkelerin temsilcileriyle de görüşeceğim.
Bu konu yurtdışına gidin veya gitmeyin her vatandaşın konusu. Siz gitmeseniz bile çocuklarınız gitmek istiyor ama karşılarına böyle zorluklar çıkıyor.
Bu bahsettiğim şahıslar milletin hakkını gasp edip bu şekilde tekrar rahat hareket edememeli.
Lütfen bu konuya destek verin ve elinde bilgisi olanlar bana ulaşsın.
Bu şekilde millete vize satan herkes suç işliyor. Milletin hakkını gasp ediyorsunuz.