Ahmet Davutoğlu ifade verdikten sonra açıklamalarda bulundu:
"Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan, düşüncesini ifade ettiği ve eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrıldı.
Bu ülkeye dışişleri bakanı ve başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı olarak, ilk kez böyle bir uygulamanın devletin üst katında yaşanmış olmasını hüzünle karşılıyorum."
özgür dünya değil,özgür israil ve yeni dönemin hitleri olmak adına kazanmak istiyorsun. Çok açık ve net bir şekilde önündeki tek engel de türkiye cumhuriyeti
Netanyahu:
İran seçimleri kaybetmemi istiyor; Hizbullah ve Hamas kaybetmemi istiyor; ve yeri gelmişken, Türkiye de öyle. Bunu açıkça söylüyorlar.
İsrail'in düşmanları bu seçimleri kimin kazanmasını istiyor? Size şunu söyleyebilirim; kazanmamı istemiyorlar.
Tüm özgür dünya adına savaşıyoruz. Bunu biliyorlar ve işte bu yüzden kaybetmemizi istiyorlar.
Kazanmalarına izin vermeyeceğiz.
Can çıkar, huy çıkmaz!
Hiçbir görevin olmadığı halde Gençlik kollarından geliyorum diyeceksin…
Hedefine ulaşmak için yaptığın, tek görevin olan ilçe başkanlığını ağzından düşürmeyeceksin…
Parti içi siyasetinde bir günün bir gününü, bir sözün bir yüzünü tutmayacak…
Ancak herkese abi abla çeke çeke bu günlere geleceksin…
Şadi’yi koruduğun kadar yol arkadaşlarını koruyamayacaksın…
Pazarda taklidini yaparak seçim kazandığın adam hapse girince adını anmayacaksın…
Sonra da seni bugünlere getirenlere ihanet edip; bir ‘emsal’ bahanesi yaratıp cezaevi korkusuyla ait olduğun yere kaçacaksın…
Gençlik kollarında yetişen, onuruyla emek veren arkadaşlarımızın tırnağı olamazsın.
Dün de sinsiydin, bugün de sinsisin.
Yalaka olarak başladığın yolculuğunu, korkak olarak noktalıyorsun.
O asık suratınla büründüğün “mutlu değilim” rollerini kimseye yediremezsin.
Çünkü haysiyetini verip, özgürlüğünü almanın mutluluğu içindesin.
Bugün korkularınızla takas ettiğiniz koltuk için çalışan sayısız yol arkadaşımızın hakkı peşinizi bırakmayacak. Kendi soyunuz, kendi soyadınızdan utanacak.
Sen ve diğer 2 arkadaş o utançla, yok olup gideceksiniz..
🔴Özgür Özel: DEM Parti'nin yaşadıklarını şimdi CHP yaşıyor
🔸DEM Parti’nin seçim başarılarından sonra yaşananlar örnektir
🔸Erdoğan'ın kaybettiği zaman yapacaklarını biliyoruz
🔸Biz Erdoğan'ı yendik, sonra bize balta çekti
🔸'Ekrem’i bırak, rahat et' teklifini reddediyorum
1. Gürsel Tekin nasıl kısa sürede unutulduysa, o da aynı akıbete uğrayacaktır.
2. Erken seçim hayırlı olsun.
3. Kişisel kanaatimce, her ne kadar düşük bir ihtimal olsa da hükümetin, mevcut gündemi değiştirmek için Yunanistan veya başka bir ülkeye karşı agresif bir hamle net
Tıpkı Gürsel Tekin’de olduğu gibi, Kılıçdaroğlu da anayasal zeminden yoksun, hiçbir meşruiyeti olmayan, onursuz ve tepeden inme bir operasyonun figürü hâline gelmiştir. Partilerinde açıklamalarını temel alarak;
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Siyasete, medyaya, iş dünyasına ve nihayetinde spor camialarına yönelik zaman ayarlı operasyonlar; iktidarın mutlaklaşacağı ve gerçek anlamıyla tek sesliliğin hüküm süreceği karanlık bir gelecek planına hizmet etmektedir.
Asırlık Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkanı Saadettin Saran’ı kulüp binasında gözaltına almak tüm kulüplere, doğru bildiğini konuşabilen herkese gözdağıdır.
Uyuşturucu ve suç baronlarının karşısına dikilemeyen iktidar; Fenerbahçe üzerinden spor camiasına sopa gösterme gafletine düşmüştür.
Adliye koridorlarından yaratılan bu girdabın, sahip olduğumuz her şeyi yutmasına izin vermeyeceğiz. Bu girdaba yenilmeyeceğiz!
Bir Fenerbahçe taraftarı olarak, Fenerbahçe’mizin başkanı Saadettin Saran’a yönelik operasyonun karşısındayım. Özgürlüklerine ve haklarına sahip çıkmak isteyen tüm taraftarları da tek ses olmaya davet ediyorum. @Fenerbahce
Bir inşaat mühendisi, denetim sırasında kolon demirlerine çiroz atılmadığını fark edince işçileri sert bir şekilde uyarıyor ve “Tüm kalıpları sökün, bundan sonra benden habersiz tek bir kalıp takmayacaksınız!” diyerek tepki gösteriyor.
Kontroller yalnızca tek taraflı olarak yapı denetim firmalarına bırakılmamalıdır. Şantiye şeflerinin denetim mekanizmasına yalnızca kâğıt üzerinde değil, tam anlamıyla entegre edileceği bir sisteme geçilmelidir. Ne kadar çok teknik kontrol, o kadar çok güven.
Akp seçimle gitmeyecek o şansı bize vermeyecekler aniden kendi içinde parçalanacak birbirine düşecekler her kontrolsüz büyümede olduğu gibi. Birileri bir gün ansızın çıkıp içeriden çökertecek isteyerek veya istemeyerek