Bir çocuğun kemiklerini kıran sopaya “disiplin”, bir kadının canını alan bıçağa “namus”, binlerce insanı yok eden mermiye “strateji”deyip susanların; bir köpeği yaşatan şefkate “anne”dendiğinde ayağa kalkması, değerlerin korunması değil, vicdanın iflasıdır. Bir kelimenin itibarını, bir canın nefesinden üstün tutmasaydınız; bugün kaldırılan reklamları değil, öldürülmeyen kadınları ve çocukları konuşuyor olurduk.
Gündüz kadın programlarındaki ahlaksız ilişkileri kaale almayıp, bir kadının köpeğine “oğluşum” demesini “aile değerlerini yıpratıcı ve bozan unsur” görmek… Böyle tekelci kötülük görmedim.
Süpürge reklamını izleyip "aa köpek annesi de olunabiliyormuş, ben en iyisi insan annesi olmayayım" diyen kimse olacağını sanmıyorum. Ama bunun bile yasaklandığını, şeytanlaştırıldığını görüp "özgürlüğün bu kadar baskı altına alındığı yerde çocuk sahibi olmayayım" diyen var.
Koca koca adamların oturup bu reklam filmini soruşturmasını hayal etmeye çalışıyorum. Silah yok, kadına, çocuğa, hayvana şiddet yok. Hayvan sevgisi içerikli bir film. Ve evet, şarjlı süpürge ürünlerinin hedef kitlesi hayvan sahipleri.
Gerçekten delüzyonel bir durum içindeyiz.