Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, önce okulların güvenliğini, temizliğini, taşımalı eğitimin ücretini, çocukların yemek masraflarını çözsün, sonra gidip kitap alışverişi yapsın!
AKP’li bakanlar sıraya girmiş, malum kitabevinden alışveriş yaptıklarını sosyal medyada paylaşıyorlar. Keşke o kitapları gerçekten okuyup da bu topluma fayda sağlayacak işler yapsanız!
Kendi parasıyla kent lokantasında yemek yiyen Vedat Milor hakkında soruşturma açılıyor ama sıra kitapçıya giren bakanlara gelince her şey normal öyle mi?
Bu ülkede önce çocukların eğitimi, sağlığı, güvenliği sağlanmalı. Bakan olmak; halkın derdiyle dertlenmeyi, çözüm üretmeyi gerektirir, reklam yapmayı değil!
Saraçhane’de yaptığım konuşmayı çarpıtarak siyasallaştırmaya çalışanları dikkatle izliyorum. Konuşmam çok açık: Anayasa ile güvence altına alınmış gösteri hakkına yönelik çifte standardı eleştirdim.
Polisin bir mitingde sergilediği müsamahanın, İstanbul Saraçhane’de ya da Ankara Kızılay’da gösterilmemesini ve gençlerimize biber gazı, tazyikli suyla müdahale edilmesini eleştirdim. Bu eleştirimiz, anayasal haklara yönelik farklı muameleyedir. Biz, herkese eşit uygulama istiyoruz.
Maalesef yine algı operasyonuyla, karalama kampanyası başlatmaya başladılar. Dün “PKK sevdalısı” dediler, bugün “Kürt düşmanı” diye hedef gösteriyorlar ama kimse heveslenmesin: Ne bu algılara teslim oluruz, ne halkımıza sırt çeviririz.
Kürt kardeşlerimizi terörle aynı kefeye koyan anlayışa hep karşı durdum. Bugün de aynı noktadayım.
Bu toprakları var eden her bir vatandaşımız gibi Kürt yurttaşlarımız da başımızın tacıdır.
Ankara’da Kürt nüfusun yoğun olduğu ilçelerde aldığımız güçlü destek, halkımızın bu anlayışı sahiplendiğinin açık göstergesidir.
Aynı şekilde, PKK gibi eli kanlı bir terör örgütüne karşı duruşumuz da nettir; dün ne dediysek bugün de aynı yerdeyiz.
Bu ülke bir hukuk devleti ise anayasa hepimizi bağlar.
Anayasa’nın 3. Maddesi açıktır: “Bayrağı, şekli kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır.”
Tek bayrağımız da budur, adı Türk Bayrağı’dır.
Son olarak sonradan öğrendiğim kadarıyla engelli bir vatandaşımızı sevindiren polis memurumuzu gönülden kutluyorum.
Ülkemizin her yerinde eylem yapan vatandaşlarımıza yönelik, güvenlik güçlerimizden aynı şefkati beklediğimizi de ifade etmek isterim.
"Sonra aramıza şehirler girecek, hiç karşılaşmayacağız. Tesadüfler bile bir araya getiremeyecek. Sonra belki birimiz öleceğiz, diğerimiz hiç bilmeyecek..."
Nazım Hikmet
1902- 3 haziran 1963