Uğur Mumcu, “Kürt Sorunu” söylemini, en sert biçimde eleştiren aydınlardan biridir.
Mumcu’ya göre; bu söylem, masum bir hak arayışı değil, emperyalist projelerin bir parçasıdır.
Mumcu, etnik kimlik siyasetinin, Türkiye’yi bölmeyi hedeflediğini belgelerle ortaya koyar.
Bugün Trabzon Valiliği’ne, Yeni Parti Trabzon İl Başkanlığı kuruluş dilekçemizi teslim ettik ve alındı belgemizi aldık.
Bizler; emeklinin, esnafın, çiftçinin, dar gelirlinin ve toplumun tüm kesimlerinin sesi olmak için bu yola çıktık.
Bu sadece bir kuruluş değil, adalet, umut ve değişim iradesinin adımıdır.
Yeni Parti; halkın yanında, halkla birlikte, halk için siyaset yapacak!
4 yıl önce en düşük memur maaşı 6,400, asgari ücret 4,250 TL
Bugün ise en düşük memur maaşı 70,000, asgari ücret 28,000 TL
Böylesi haksızlık dünyanın hiçbir ülkesinde yok. 5 milyon memura rekor maaş artışı yapılırken özel sektör bedel ödüyor.
İşte AKP belediyeciliği!
AKP dönemi Tuzla Belediyesi’nin⬇️
Tuzla Tepeören’deki park ve rekreasyon alanlarına hobi bahçesi yapıyoruz diye karar alıp, bu bahçelere usulsüz olarak 154 villa diktiğini tespit ettik.
Bu villaların, kelepir fiyatlarla peşkeş çekilmesiyle birlikte;
2025 yılında, Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün, bu kaçak villaları meşru hale getirmek ve değerini katlamak için imar durumlarını ‘konut alanına’ çevirmeye çalıştığını belgeledik.
Rantın tutarı: 3 Milyar Lira!
154 adet kaçak villanın özellikleri⬇️
2 katlı, 100m2 net, 300 m2 bahçeli, yerden ısıtmalı, kapalı ve açık otoparklı
🔴Villalar kaçak!
🔴İmara aykırı!
🔴Tapu yok!
🔴Yapı kullanım izin belgesi yok!
Bakalım bu soyguna bulaşanlara operasyon yapılacak mı?
Bu villaların kimlere peşkeş çekildiği açıklanacak mı?
Kaçak villaları gidip yerinde görmek isteyenler için adresi paylaşıyorum⬇️
https://t.co/kfotJucesk
İsmail hiç yalpalamadı. Bunu iyi bilirsin. Çok merak ettiğin o fotoğraflardan sadece 3 tanesini atıyorum. Birinci fotoğraf Ankara Kocatepe, 2. Fotoğraf Divriği Ulu Cami. Cuma namazları. 3. Fotoğraf da Trabzon’da bayram namazı. Bir tivit daha atmışsın. Onun cevabını da, o tivitini alıntılayarak vereceğim. Sonra bir tivit daha atıp konuyu kapatacağım.
@haberrekor “Sokak ne diyor burada bana Başbakan Kılıçdar oğlu demenin bir anlamı yok sokak ne diyor ona bakalım”
Muharrem İnce (2014 Kurultay) @vekilince
https://t.co/Vcc4br6ggk
Milyonların Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun özgürlüğünü elinden aldınız. Şimdi de sesinin ulaşacağı yolları bir kez daha kapatıyorsunuz.
X hesabına yeniden getirilen erişim engeli, ifade özgürlüğüne yönelik sansür politikalarının bir kez daha devreye sokulduğunu gösteriyor.
Bir hukuk devleti, hesap kapatarak değil; hukuku işleterek ve temel hakları güvence altına alarak ayakta kalır.
ÇERÇEVESİNİ bile görmedikleri, ne yazdığını bilmedikleri ÇERÇEVE YASA teklifine imza atmak nedir Allah aşkına...
İçinde ne var, ne yazıyor, bir ara, bir sor Allah aşkına...
AKP grubu, Terörsüz Türkiye meselesine dair getirilecek "Çerçeve Yasa" için bizi telefonla arayıp "Sizi bilgilendirelim" diyor. "Tamam, Meclis teamüllerine uygun şekilde görüşelim" diyoruz; ancak bu bilgilendirmenin taslak bir metin üzerinden yapılmayacağında ısrar ediyorlar!
Kaldı ki ortada grubumuza dair bir ziyaret bile yok, aksine teamüllere aykırı biçimde “Gelin, Genel Sekreterlik odasında anlatalım, imza atın” deniliyor. Ortada bir tartışma ortamı dahi yaratılmadan, metni dahi paylaşmadan “Gelin dinleyin, imzalayın” denilen bir dayatma var.
Ortada bir metin yok! Kendi vekillerine bile boş kâğıtlara, "altını biz sonra doldururuz" diyerek körü körüne imza attırıyorlar. Şimdi de bize gelip, ortada tek bir satır yokken "genel prensipler" üzerinden soyut bir muhabbet dayatıyorlar.
Biz ilk günden beri durduğumuz yeri net ifade ettik. Silahların tamamen bırakılması, ülkemizde demokrasinin ve hukukun gelişmesi için atılacak her samimi adımın destekçisiyiz. Müzakereye asla kapalı değiliz. Meclis çatısı altında yapılacak şeffaf bir çalışma ziyaretinden de sadece memnuniyet duyarız.
Fakat bu ziyaretin; yalnızca edilgen bir şekilde "bilgilendirilmek" için değil, üzerine eleştiri ve katkılarımızı sunabileceğimiz somut bir taslak metin üzerinden yapılması şarttır. Metin görmeden neyin müzakeresini yapacağız?
Ortada okuyup değerlendireceğimiz bir yasa teklifi yokken, "Hadi gelin konuşalım" diyerek sahte bir çağrı yapmak ve sonrasında sanki biz bu yasaya peşinen "hayır" diyecekmişiz gibi algıya girişmek büyük bir siyasi kurnazlıktır.
Boş kâğıtlara attırılan imzalarla, şeffaflıktan uzak işlerle ve ucuz algı oyunlarıyla bu ülkenin en yakıcı sorunu çözülemez. Varsa somut bir metniniz, getirin şeffafça görelim; milletin meclisinde aklın, hukukun ve demokrasinin süzgecinden geçirerek konuşalım!