🏆Islam Makhachev, Jack Della Maddalena’yı mağlup ederek UFC'de üç farklı siklette aktif şampiyonları yenen tek dövüşçü olmayı başardı.
✅Volkanovski
✅Charles Oliveira
✅Jack Della Maddalena
Bir de gençler, büyük şehirlerde ısrarcı olmayın. İmkanınız varsa mutlaka ilçenizi veya daha küçük Anadolu şehirlerini düşünün. Bu devirde artık büyük şehirde yaşamadığınız için kaybedeceğiniz pek bir şey yok; alış-veriş, eğitim vb. bütün imkanlar cebinizde ama kaybedeceğiniz çok şey var.
Keklik için kafeste yaşamak ne ise insan için de apartmanda yaşamak odur. Elimizin ayağımızın toprağa değeceği, çocuklarımızın düşe kalka büyüyeceği bahçe içinde müstakil evlere dönüşümüz şarttır. Artık insanların huzur bulmak için ormanlara vurmaya başladığı şu günlerde biz de bunu sorgulamaya başlayalım.
Atanıp da gittiğiniz yerlere yahut doğup büyüdüğünüz memleketinize biraz da bu zaviyeden bakın. Şahsen ben küçük bir ilçede yaşayan kardeşiniz olarak büyük şehirde yaşamıyor oluşumun bir eksikliğini hissetmiyorum; internet sayesinde istediğim her şeyi kargo kapıma getiriyor, en kaliteli ilim ve fikir adamlarını dinleyip istifade edebiliyorum, kendi birikimi mi de insanlara aktarabiliyorum. Şuan kim bilir nereden bu satırları okuyorsunuz. Onun için bu husustaki düşüncelerinizi tekrar gözden geçirmenizi tavsiye ederim. Hayatı belli ezberlere göre değil, ihtiyaç odaklı yaşanmalıdır.
Erkan Baş, çoğu benzeri gibi, laiklik vurgusuyla Alevilik propagandası yapmış.
Laikliği olumlu bir şey olarak görmem, alevi arkadaşlarımın dostluğundan da çok memnunum. Çocukluğum Çankaya’da alevilerin yoğun olduğu bir muhitte geçti. Dostum çok olduğu için gözlem imkanım da oldu. Bu laiklik-alevilik parantezinin yanlış olduğunu söylemeliyim.
İyi bir şey olarak tekrar edilen “Türkiye’de laikliğin teminatı alevilik” ezberi yanlış. Tam tersi. Alevilerin çoğunluk olduğu bir ülkede yaşasaydık alevi inancı sosyal hayatın en önemli belirleyicisi olurdu.
Dedelerin kutsallığı söz konusudur alevilikte. Kutsallardır ve üstünlerdir. Sunnilikte imamlar üstün falan değildir. Dede ile imamı kendi inanç çevrelerindeki anlamları bakımından mukayese ederseniz dede imamdan fersah fersah daha baskındır. Cemevleri alevi toplumu için hayati öneme sahiptir. Cemevi ve dede hakimiyetindeki topluluktan dışlanmak, yani “düşkün” ilan edilmek bir nevi “medeni ölü” olmak demektir. Sunnilerde böyle bir şey olmaz. İmamın da cami cemaatinin de böyle bir hakkı ve haddi yoktur. Sunniler hristiyan veya yahudi bir zevce ile evlenebilir. Alevilerde tanışılan birisinden bahsedilirken ilk soru “bizden mi” sorusudur. “Bizden” demek alevi demek malum. Bazı alevi dostlarımız yeterince alevi değildir, büyüklerini dinlemez ve sunni biri ile evlenir, çok sert eleştirilir, “gittin yezid ile evlendin” denir. Kınanır, dışlanır.
En alevilik çağrıştıran isim, diyelim ki Haydar veya Cafer, sunni Türkler için sakıncasızdır. İsteyen istediği ismi verir. Alevilikte ise Ömer ismi, Ebubekir ismi yasaklıdır mesela. O kadar ki Ömer diye biriyle tanışsa bilinçli bir alevi, (bakınız Musa Eroğlu) öNer falan der Ömer dememek için. Aleviler ile çok yakın olan Zülfü Livaneli bile ön adı Ömer’i kullandığında alevilerin nasıl öfkelendiğini anlatır. Sunniler için “bizden olmak” çok mühim kriter değildir bir figürü sevip sevmemek için. Bir diktatör zalimse sunni de olsa sevilmez. Bakmayın öldükten sonraki romantizme, çoğunluk Saddam’ı da Kaddafi’yi de sevmezdi. Amerikalılara olan hınçtan Saddam ölümüyle meşrulaştı. Ama “şuurlu bir alevi” Esed’i sever, çünkü “bizden”dir. İnanç çok belirleyicidir.
Neden yakın tarihte onca sol örgüt tutunamamıştır, kaybolup gitmiştir de iki çizgi (pkk çizgisi ve dhkpc çizgisi) varlığını sürdürür? Çünkü birinde etnik motivasyon, diğerinde ise mezhepsel motivasyon vardır. “Şuurlu alevi” örgütsel olarak aleviyi takip etmek, onunla yoldaş olmak ister. Sunniler sunni olduğunun pek farkında değildir. Aleviler ise alevi olduklarının farkındadır.
Laikliği bir takım tutmak gibi değil de kavramsal olarak ele alırsanız, alevilik teoride ve pratikte laiklikle bağdaşmaz.
İlahî taksimatta, zalimlere tanınan mühletler vardır. Bu mühlet içinde hem zalim hem mazlum hem de mezalimi dışarıdan seyredenler kendi imtihanlarını verirler.
Taha Kılınç'ın bugünkü yazısı:
https://t.co/DYfqarNdDb
#SONDAKİKA | Milli Savunma Bakanlığı:
Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde 12 Ocak 2024 tarihinde bir üs bölgemize sızmaya çalışan teröristlerle çıkan çatışmada beş kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, üçü ağır sekiz kahraman silah arkadaşımız da yaralanmıştır. Yaralılarımız hastaneye sevk edilmiş ve tedavilerine başlanmıştır.
Temasta ilk belirlemelere göre 12 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Bölgede operasyonlar devam etmektedir.
Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır, yaralılarımıza da acil şifalar dileriz.
TAVSİYE KİTAP
ABD'li ünlü Yahudi akademisyen Prof. Dr. Norman Finkelstein'in başyapıtı Holokost Endüstrisi, uzun bir aradan sonra, Kutadgu Yayınları etiketiyle yeniden okurla buluştu.
Siyonizm'in Holokost üzerinden kurduğu sömürü çarkı, bütün çıplaklığıyla bu kitapta...