@NisanyanHimself bana pek has adamıymış gibi gelmedi sevan bey, ben yine de sizi fikirlerinizle baş başa bırakayım.
1926 (Falih Rıfkı Atay, Atatürk’ün BA., s. 9-10)
"Zalim ve mağrur düşman ordusunun asıl unsurları akıllara dehşet verecek şekilde imha edildi...
Batı fabrikalarının çelik zırhlarıyla donanam muazzam Yunan orduları, artık Anadolu dağlarında subayları tarafından terk edilmiş zavallı sürüler, cinayetlerinden dehşete düşerek kudurmuş kitleler ve ağaç diplerinde kalmış dermansız yaralılardan ibarettir."
Başkomutan Mustafa Kemal
AKP kulislerinde "parlamenter sistem" senaryosu: Erdoğan geçiş dönemi cumhurbaşkanı olmak ister ya da Mansur Yavaş ismine razı olur
https://t.co/qsjXeVEZub
toplum, çözüm süreci ve terörsüz türkiye gibi sahte gündemlerle uyuşturarak gerçek gündeminden uzaklaştırılıyor. biz bu oyuna gelmeyenler olarak halkın tek gerçek gündemi olan süper lige kavuşmanın heyecanı içerisinde olmayı sürdüreceğiz.
İBB'ye kayyum hazırmış!
Tutuklanan Cem Küçük'ün Watsapp mesajlaşmalarından birinde, eski Ulaştırma Bakanı ve halen Trabzon Milletvekili olan Adil Karaismailoğlu'nun, 19 Mart 2025 günü İBB için 'kayyum toplantısı' yaptığı iddia ediliyor.
@berkesen pardon da akpnin ne gibi bir kimliği var da 3 tane satılık adamı devşirince aşınacak? sanki bu adamların bir politika üretme becerisi var, akp de demokratik bir ideolojik kurum gibi bir önkabulle yapılmış çok talihsiz bir analiz olmuş. ortada bir adam ve bir tebaa var. bu kadar.
sen satılmış bir alçaksın. gariban insanları önüne kalkan etme. tasmanı da sıkı bağla. malum, yeni sahiplerin ite köpeğe pek değer vermiyor bir anda harcayabilirler. aşşağılık köpek. utanmaz herif.
Sevgili Tuzlalı Komşularım,
Öncelikle bugüne kadar bana verdiğiniz her türlü destek için sizlere gönülden teşekkür ederim.
Genç yaşta bana güvenerek, Tuzla gibi çok güzel ama aynı zamanda da büyük sorunları olan bir ilçenin yönetilmesi görevini emanet ettiniz. Ben de güveninize layık olabilmek için var gücümle çalıştım. Göreve geldiğim günden bu yana tek bir gayem oldu: Tuzla’nın kronikleşmiş sorunlarını çözmek ve siyasi parti ayrımı gözetmeksizin, her bir komşumun hakkını, hukukunu korumak.
Ne yazık ki bazen siyasi hesaplar, halkın ihtiyaçlarının, umutlarının ve haklarının önüne geçebiliyor.
Yaklaşık iki yıldır, önce yetkililere, sonra da sizlere anlatmaya çalıştığım gibi, ilçemiz tarihinin en büyük barınma ve mülkiyet kriziyle karşı karşıya.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Teftiş Kurulu tarafından gönderilen rapor doğrultusunda; yaklaşık 50 bin vatandaşımızın evlerinin yıkılması riski ortaya çıkmış, 16 bin dairenin elektrik, su ve doğal gazının kesilmesi talimatı verilmiştir.
Ortada geçmişten gelen hukuki bir problem olduğu doğrudur; ancak söz konusu olan sadece hukuki ve teknik bir imar meselesi değil, insani bir krizdir.
Üstelik, yıllar boyunca İmar Kanunu açısından sorunlu uygulamaların hayata geçirilmesini sadece seyretmekle yetinen ve meselenin içinden çıkılmaz hale gelmesine müdahale etmeyen İBB’nin de büyük sorumluluğu vardır.
İdarelerin yaptığı hataların bedelini 50 bin masum Tuzlalının, çocukların, ailelerin ödemesini kabul etmemiz hukuken de vicdanen de kabul edilemez.
Bu büyük felaketi önlemek, temel insan hakkı olan barınma ve mülkiyet sorunlarını çözerek, Tuzla’nın geleceğini kurtarmak için mevcut siyasi çatımız altında ve İBB nezdinde, konudan haberdar olduğumuz ilk günden itibaren her türlü girişimde bulunduk. Çözüm modelleri ürettik, rızaya dayalı alternatifler sunduk.
Maalesef, tüm çabalarımıza rağmen çözüm noktasında bir arpa boyu yol alamadık.
Bu düzeyde insani ve toplumsal bir meselede gösterilen duyarsızlığa şahit olmak büyük bir hayal kırıklığı yaşamama neden oldu. Eğer siyaset, halkın barınma hakkının önünde engelse, artık bir karar vermem gerekiyordu. Ben bugün o kararı veriyorum.
50 bin insanın evsiz kalma riskini, çocukların geleceğinin kararmasını sessizce izleyip "parti disiplini ve sadakati" kavramlarının arkasına sığınmayı reddediyorum.
Bugüne kadar mevcut siyasi zeminde çözüm üretmek için tüm girişimleri yaptım. Geldiğimiz noktada sorunun çözümü için karar verici iradeyle aynı zeminde çalışmak Tuzlalılar adına daha doğru bir karardır.
Çünkü benim asıl sorumluluğum, bana oy veren ya da vermeyen bütün Tuzlalılaradır.
Bu nedenle, benim için çok zor ama vicdanımın doğru olduğuna inandığı bir karar aldım. Bugünden itibaren yoluma Adalet ve Kalkınma Partisi çatısı altında devam edeceğim.
Bu kararın merkezinde siyasi ikbalim değil, Tuzla'nın geleceği var. Eğer mesele siyasi ikbal olsaydı, en kolay yol mevcut düzeni sürdürmekti. Kolay olanı değil, Tuzla için doğru olduğuna inandığım yolu seçiyorum.
Biliyorum, kararımı eleştirenler olacaktır. Farklı düşünen herkese saygı duyuyorum. Ancak inanıyorum ki zaman içerisinde bu kararın sebepleri ve Tuzla için doğuracağı sonuçlar daha iyi anlaşılacaktır.
Defalarca dile getirdiğim gibi, bedeli ne olursa olsun 50 bin insanı evsiz bırakmanın vebalini asla boynuma almayacağım.
Saygılarımla
Eren Ali Bingöl
Tuzla Belediye Başkanı
yok tehtid ettiler yok satın aldılar bilmem ne. eğer biz parayla satın alınamayacak, hapisle korkutulamayacak adam bulamıyoruz diyorlarsa seçime girmesinler.
saf değiştiren kürtlerin sayısı yıllarca süren savaş ve baskı ortamına rağmen 1 elin parmağını geçmiyorken; muhalif belediye başkanları sarayın köpeği olmak için sırada bekliyorsa, bu adamları seçen özel de imamoğlu da hesap vermelidir. kimse kusura bakmayacak.
ABD Başkanı Trump:
“İlk tanıştığımız günden bu yana çok iyi anlaştığımızı düşünüyorum. Rahip Brunson olayı çok büyük vakaydı. Ben aradığımda Sayın Cumhurbaşkanı onu hemen serbest bıraktı”